<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7502 E.  ,  2023/7259 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7502<br>Karar No : 2023/7259 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalı'nda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a maddesi kapsamında Araştırma Görevlisi olarak çalışmakta iken, doktora eğitimini Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen sürede bitiremediğinden bahisle 06/01/2020 tarihi itibariyle bulunduğu kadro ile ilişiğinin kesilmesine dair ... tarih ve E.... sayılı ... Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahrum kaldığı parasal hak olan 1.000,00 TL'nin (40.858,28 TL olarak ıslah edilmiştir.) ödenmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağının hüküm altına alındığı, bu tarihte araştırma görevlisi olan ya da olmayan öğrenciler arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği gibi söz konusu hükmün araştırma görevlilerine uygulanmamasına yönelik bir istisnanın da Kanunda yer almadığı, diğer bir deyişle, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesi uyarınca davacının önceki öğrenim süresinin dikkate alınmaması gerektiği anlaşıldığından, 12/09/2013 tarihinde doktora eğitimine başlayan, 22/08/2011 tarihinde 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca ... Üniversitesi'nde araştırma görevlisi kadrosuna atanan ve halen öğrencilik statüsü devam eden davacının doktora eğitimini Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen sürede bitiremediğinden bahisle 06/01/2020 tarihi itibariyle Enstitüyle ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin, halen ÖYP, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin YÖK Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 tarihli kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/04/2017 tarih ve YD İtiraz No: 2017/231 sayılı kararının da aynı yönde olduğu, Anayasa'nın 125/5. maddesi uyarınca idarelerin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduklarından, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının kadro ile ilişiğinin kesildiği 06/01/2020 tarihi ile göreve başladığı tarih arasında mahrum kaldığı 40.858,28 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kalınan 40.858,28 TL'nin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; mevzuat hükümlerinin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 8. Daire ile YÖK Yürütme Kurulu kararlarının değerlendirilmesinden; öğretim elemanlarının her türlü özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, araştırma görevlilerinin öğretim elemanı oldukları, lisans üstü öğrencilerinin her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilecekleri, doktora eğitiminin azami oniki yarı yılda tamamlanması gerektiği, doktora eğitiminin bu sürede tamamlanmaması halinde ilgilinin araştırma görevlisi kadrosuyla ilişiğinin kesileceğinin anlaşıldığı, davalı idarenin davacıyı araştırma görevlisi kadrosuna atama hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, bu takdir yetkisinin Kanun'da belirtilen doktora eğitimini tamamlama azami süresi ile objektif olarak sınırlandırdığı, davalı idare nezdindeki doktora eğitimine 2013-2014 Eğitim-Öğretim Güz Yarıyılında başlayan davacının, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca zorunlu olduğu halde bu sürenin (oniki yarı yıl/altı yıl) bittiği tarih itibariyle doktora eğitimini tamamlamadığı, araştırma görevlisi kadrosundan ilişiğinin de bu nedenle kesildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 19/11/2014 tarihi itibariyle sürelerin sıfırlandığı, buna göre azami sürenin sona ermediği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

atama