<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5802 E. , 2023/7738 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/5802<br>Karar No : 2023/7738 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'ü temsilen ...Sendikası<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ODTÜ Rektörlüğü Karadeniz ve Orta Asya Ülkeleri Araştırma Merkezinde 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, azami süreyi doldurduğundan bahisle görev süresinin 04/06/2021 tarihinde sonlandırılmasına ilişkin Orta Doğu Teknik Üniversitesinin ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararda; davacının Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki doktora asıl programına 24/10/2013 tarihinde, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna ise 03/12/2013 tarihinde atandığı, davacının görev süresinin müteaddit defalar uzatıldığı, doktora öğrenimindeki azami süreyi doldurduğu gerekçesi ile 15/09/2019 tarihi itibariyle görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin ...tarihli ve ... sayılı işlemin tesisi üzerine açılan davada, ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; "davacının 6569 sayılı Kanun'la 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 67. maddenin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinde doktora öğrenimine devam ettiği, 03/12/2013 tarihinde davalı idare bünyesinde 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak atanmış olduğu, kanuni düzenleme ve 10.10.2017 tarihli Yükseköğretim Yürütüme Kurulu kararı uyarınca doktora programındaki azami öğrencilik süresinin kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinden itibaren on iki yarıyıl olarak hesaplanması gerektiği, davacı açısından bu tarihe göre doktora programında azami sürenin dolmamış olduğunun açık olduğu, doktora programında azami süreyi doldurmamış olan birisinin de bu durum gerekçe gösterilerek araştırma görevliliğinin sonlandırılamayacağı hususları dikkate alındığında; davacının doktora programında azami süreyi doldurduğu gerekçesi ile 15.09.2019 tarihi itibariyle görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, anılan karar uyarınca davacının doktora programı için tanınan azami öğrenim süresinin hesaplanmasında 26.11.2014 tarihinin esas alındığı ve 04.06.2021 tarihi itibariyle görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesisi üzerine bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, davacının doktora programında azami süreyi doldurduğu gerekçesi ile 15.09.2019 tarihi itibariyle görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen ve yukarıda bahsi geçen karara istinaden davacının doktora programı için tanınan azami öğrenim süresinin hesaplanmasında 26.11.2014 tarihinin esas alındığı, ancak 20.04.2016 gün ve 28551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin geçici 1.maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Yönetmelikle getirilmiş hükümlerin uygulaması ve belirlenmiş süreler yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren başlar." hükmü uyarınca, YÖK Yürütme Kurulunun 09.06.2016 tarihli kararında, lisansüstü eğitim programına kayıtlı öğrencilerin azami öğretim süreleri dikkate alınmaksızın, 2016/2017 güz döneminden itibaren azami öğretim sürelerinin yeniden başlaması uygun bulunduğundan, anılan kararın alındığı tarihte doktora öğrencisi olduğu tartışmasız olan davacının, söz konusu düzenleme uyarınca doktora eğitimine ilişkin azami süresinin hesaplanmasında, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki eğitim sürelerinin değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, bu durumda, 2016/2017 güz döneminden itibaren azami öğretim sürelerinin hesaplanması gerektiği, davacı açısından bu tarihe göre azami sürenin dolmamış olduğundan, davacının azami süreyi doldurduğu gerekçesi ile 04.06.2021 tarihi itibariyle görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında; olayda, davalı idarenin davacıyı araştırma görevlisi kadrosuna atama hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, bu takdir yetkisinin Kanun'da belirtilen doktora eğitimini tamamlama azami süresi ile objektif olarak sınırlandırdığı, davalı idare nezdindeki doktora eğitimine 24/10/2013 tarihinde başlayan davacının, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca zorunlu olduğu halde bu sürenin (12 yarıyıl/6 yıl) bittiği tarih (24.10.2019) itibariyle doktora eğitimini tamamlamadığı, araştırma görevlisi kadrosundan ilişiğinin de bu nedenle kesildiği, öğrencilik hakkının ise devam ettirildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı doğrultusunda ve yetkili birimlerce işlem tesis edildiği gibi Ankara 16. İdare Mahkemesi kararının gerekçesine de uygun hareket edildiği anlaşıldığından, davacının araştırma görevlisi kadrosundaki görev süresinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde değerlendirme ile işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, azami süre hesabında daha önceki öğrenim sürelerinin hesaba alınamayacağı, kararın YÖK'ün anayasal amaçlarına ve üniversitelerin öğretim üyesi yetiştirme amacına aykırı olduğu, araştırma görevlisi kadrosuna atanması için gerekli şartları taşıdığı ve yasada düzenlenmeyen konunun aleyhe yorumla atanmasını kısıtlayamayacağı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu, davacı talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 22/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
atama