<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1406 E. , 2023/4308 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/1406<br>Karar No : 2023/4308<br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Başkanlığı - …/…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : <br> Davacının 18/10/2019 tarihli doçentlik başvurusunun, Doçentlik Bilgi Sistemi'nde yer alan "Taahhütname ve Açık Rıza Beyanı" nedeniyle sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlem ile Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan 17 sayılı kararın iptali ve 7085 sayılı Kanun'un 4. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.<br> <br>DAVACININ İDDİALARI : <br> Davacının 18/10/2019 tarihinde yaptığı doçentlik başvurusu doçentlik bilgi sisteminde yer alan "Taahhütname ve Açık Rıza Beyanı" nedeniyle sistem tarafından engellendiğinden başvurusunu tamamlayamadığı, dava konusu düzenlemede yer alan açık rıza beyanı şartının 2547 sayılı Kanun ile Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nde doçentlik sınavına başvuru şartları arasında yer almadığı, davacının ulusal ve uluslararası mevzuat ile korunan eğitim hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :<br> Doçentlik bilgi sistemi kayıtlarında yapılan sorgulama neticesinde davacının tamamlanmış bir doçentlik başvurusu bulunmadığından davacı hakkında kesin ve yürütülebilir bir işlemin söz konusu olmadığı, davacı hakkında tesis edilen bireysel işlem olmadığından Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun 23/01/2019 tarihli toplantısında alınan işbu karara karşı açılan davada süre aşımı bulunduğu, dava konusu edilen karar tüzük, yönetmelik gibi genel düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılan davacının bu durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının 18/10/2019 tarihinde yaptığı doçentlik başvurusunun doçentlik bilgi sisteminde yer alan "Taahhütname ve Açık Rıza Beyanı" nedeniyle sistem tarafından engellenmesine yönelik işlem ile işlemin dayanağı olarak gösterilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan ... sayılı kararın iptali ile 7085 sayılı Kanun'un "Doçentlik Başvuruları" başlıklı 4. maddesinin Anayasa aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.<br> Davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının usule yönelik itirazları ile davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek esasa geçilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı KHK ile ihraç edilen davacının 29/03/2019 tarihinde Doçentlik Bilgi Sistemi üzerinden doçentlik başvurusunda bulunmak istediği, ancak sistemde "Hakkımda 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediğini taahhüt ederim" şeklindeki taahhütnamenin yer aldığı, açık rıza beyanının ilk kez 2019 Mart dönemi ve sonrası dönemler için her türlü işlemin Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden yapıldığından bahisle yer aldığı, davacının da içinde bulunduğu hukuki durum sebebiyle söz konusu taahhütnamede bulunamayarak Doçentlik Bilgi Sistemi internet adresinde doçentlik başvurusunun engellenmesi işleminin iptali istemiyle açtığı davada; ... İdare Mahkemesince, … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davanın "reddedildiği", davacının istinaf başvurunun da … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara yapılan temyiz isteminin de Danıştay 5. Dairesinin 06/10/2020 tarih ve E:2020/6209 K:2020/4041 sayılı kararıyla reddedilerek, kararın onandığı; davacının bu defa 18/10/2019 tarihinde DBS üzerinden doçentlik başvurusunda bulunmak istediği, ancak sistemde yine "Hakkımda 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediğini taahhüt ederim" şeklindeki aynı taahhüdün yer alması ve davacı hakkında da 7085 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında işlem tesis edilmiş olması nedeniyle başvurusunu yapamaması sonrasında, doçentlik başvurunun sistem tarafından engellenmesine yönelik işlem ile işlemin dayanağı olarak gösterilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulunun 23/01/2019 tarihli kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> UYAP üzerinden yapılan incelemeden ise; Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bakanlık müşaviri olarak çalışmakta iken 01/09/2016 tarihli ve 29818 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı KHK ile başka bir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı "İncelenmeksizin Ret" kararının istinaf istemi sonucu kararın kaldırılması üzerine dosya esas kaydının kapatılarak dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderildiği, yine KHK ile meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle ... Mahkemesinde açılan davada … tarih ve E:… K:… sayılı KVYO kararı verilerek dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderildiği; sürecin devamında, OHAL İnceleme Komisyona yapılan başvurunun zmmen reddedildiğinden bahisle "zımmi ret" işleminin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:… K:… sayılı "İncelenmeksizin Ret" kararına yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği dosyanın halen Danıştay 5. Dairesinde (E:2019/2561) bulunduğu; bu kez "18/07/2018 tarihinde OHAL'in kalktığından bahisle görevine iade edilmesi yönündeki başvurusunun zımnen reddine" ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:… K:… sayılı "dava ret" kararına yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği ve kararın Danıştay 12. Dairesince (E:2020/3572) onandığı anlaşılmaktadır.<br> 06/02/2018 tarih ve 7085 sayılı Yasa ile Kanunlaşan 683 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.<br>" hükmüne yer verilmiştir.<br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinde; "Yükseköğretim planlaması çerçevesinde, üniversitelerin eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak; üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim - öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek; doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış; 24. maddesinde doçentlik başvuru ve atanma usulü düzenlenmiştir.<br> Anılan maddeler uyarınca hazırlanan ve 15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmî Gazete'de yürürlüğe giren Doçentlik Yönetmeliğinin 4. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 3. fıkrasında, "Doçentlik başvuruları, eserlerle birlikte elektronik ortamda Üniversitelerarası Kurula yapılır..." hükmü getirilmiştir.<br> Dava konusu Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 17 sayılı kararında ise; "Doçentlik süreci ile ilgili olmak kaydıyla gerekli hallerde kullanılmak üzere adaylardan DBS üzerinden açık rıza beyanı alınmasına ve ilgili düzenlemenin DBS'de yapılmasına karar verildiği" belirtilmiştir.<br> Doçentlik başvurusunun elektronik ortamda yapılması yukarıda yazılı yönetmelik gereği olup 15 Temmuz ve sonrasında yaşanılan olağanüstü süreçte, ihraç edilen çok sayıda kamu görevlisi olması ve farklı KHK eki listelerinde yer almaları ve Doçentlik başvurularında bu durumun gözden kaçırılmaması amacıyla dava konusu kararın alındığı anlaşılmakta olup; üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.<br> Bu durumda; yukarıda incelenen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu kararı uyarınca sistem tarafından başvurunun engellenmesine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Kaldı ki; DBS'de böyle bir taahhüt alınmamış ve bu başvuru yapılmış olsa dahi; bu durumun tespiti halinde, 06/02/2018 tarih ve 7085 sayılı Yasa'nın 4. maddesi gereği haklarında kamu görevinden çıkarılma kararı verilenlerin doçentlik başvurularının iptal edileceği de şüphesizdir.<br> Diğer taraftan; davacı tarafından, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğu iddiasıyla hakkında başlatılan adli soruşturmada; … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen … tarihli ve Soruşturma No: …, K:… sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair kararın dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de; davacının "ihraç" edilmesi işleminin iptaline dair yeni bir idari işlem ya da mahkeme kararı bulunmadığı anlaşılmakta olup; bu aşamada değerlendirilmesi hukuken mümkün olmamaktadır. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Davalı idarenin usule yönelik itirazları kabul edilmeyerek işin esasına geçildi.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>Maddi Olay ve Hukuki Süreç:<br>Davacı, 01/09/2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır.<br>23/01/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 683 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.<br>" hükmüne yer verilmiştir.<br>08/03/2018 tarihli ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un (dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan) 4. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.<br>" hükmüne yer verilmiştir.<br>Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun … tarihli ve … toplantı sayılı kararı ile "Doçentlik süreci ile ilgili olmak kaydıyla gerekli hallerde kullanılmak üzere adaylardan DBS üzerinden açık rıza beyanı alınmasına ve ilgili düzenlemenin DBS'de yapılmasına" karar verilmiştir.<br> Davacının 2019 Mart döneminde Doçentlik Bilgi Sistemi internet adresinde doçentlik başvurusunun engellenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada; ... İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki … tarihli ve K:… sayılı karara yönelik istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli ve K:… sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Danıştay Beşinci Dairesinin 06/10/2020 tarihli ve K:2020/4041 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.<br>2019 Ekim döneminde Doçentlik Bilgi Sistemi üzerinden yeniden doçentlik başvurusunda bulunmak isteyen davacının, sistemde "Hakkımda 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediğini taahhüt ederim" şeklindeki ifadeye istinaden içinde bulunduğu hukuki durum sebebiyle söz konusu taahhütte bulunamayarak Doçentlik Bilgi Sistemi internet adresinde doçentlik başvurusunu tamamlayamadığı, bunun üzerine doçentlik başvurusunun engellenmesine yönelik işlemin ve dayanağı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun … tarihli ve … kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İlgili Mevzuat:<br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (dava konusu düzenleme tarihindeki haliyle) "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde, "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneği, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderilir. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmü yer almaktadır.<br> 15/04/2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin "Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde, "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmü; "Başvuru zamanı, şartları ve usulleri" başlıklı 4. maddesinde (dava konusu işlem tarihindeki haliyle), "Üniversitelerarası Kurul başka bir tarih belirlemedikçe doçentlik başvurusu, yılda iki kez olmak üzere Mart ve Ekim aylarının on beşinci günü başlayıp, en geç ilgili ayın son çalışma günü mesai saati bitimine kadar devam eder. Doçentlik başvurusu için; Türkiye’de doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak veya yurt dışında yapılmış ise denkliğinin kabul edilmiş olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak, doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak, şarttır. Doçentlik başvuruları, eserlerle birlikte elektronik ortamda Üniversitelerarası Kurula yapılır. Belgelerin aslının veya onaylı suretinin ibrazının gerekli olduğu hallerde, bu belgeler posta ile gönderilir. Doçentlik başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından ilgili bilim/sanat alanlarından görevlendirilen en az iki profesör tarafından yapılan inceleme ile belirlenir. Ancak adayın doçentlik başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin ileri sürülen iddialar, Doçentlik Komisyonunca incelenir. Doçentlik Komisyonu tarafından başvuru şartlarını sağlamadığına karar verilen adayın doçentlik başvurusu iptal edilir." hükmü yer almaktadır.<br> Hukuki Değerlendirme:<br> Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” hükmü yer almakta olup madde gerekçesinde de belirtildiği üzere özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı bir yönüyle özel hayatın gizliliğinin korunmasını, başkalarının gözleri önüne serilmemesini, bir başka ifadeyle kişinin özel hayatında yaşananların yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini isteme hakkını korurken diğer yönüyle resmî makamların özel hayata müdahale edememesi yani kişinin ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi hakkını güvence altına almaktadır (AYM, E.2018/81, K.2021/45, 24/6/2021, § 69).<br> Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar." hükmü ile de anılan hakka çeşitli sebeplere bağlı kalınarak sınırlamalar getirilebileceği belirtilmiş ve bu hakkın mutlak olmadığı kabul edilmiştir. Maddede bu sınırlama sebepleri arasında millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi sebepleri de sayılmış, böylece bunlara dayalı olarak söz konusu hakkın sınırlandırılabilmesine izin verilmiştir. Ancak anılan fıkrada söz konusu sınırlanmanın arama ve el koyma tedbirlerine özgü olarak yapılabileceği belirtildiğinden bu sebepler 20. madde bağlamında dava konusu yönünden meşru bir sınırlama nedeni olarak kabul edilemez. Bununla birlikte özel hayatın düzenlendiği maddede kural yönünden özel sınırlama sebeplerine yer verilmediğinin kabulü hâlinde dahi bu hakkın Anayasa’da güvence altına alınan diğer temel hak ve özgürlüklerin korunması veya Anayasa’nın diğer maddelerinde devlete bir görev olarak yüklenen ödevler nedeniyle sınırlandırılması mümkündür (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014).<br> Bununla birlikte Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü uyarınca özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamaların kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebeplerine, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir.<br> 2547 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Üniversitelerarası Kurul'a doçentlik unvanı için başvuru ile devlet veya vakıf üniversitelerinde doçent kadrosuna atanma için üniversitelere başvuru arasında ayrım yapıldığı, doçentlik unvanına haiz olunmasının doçentlik kadrosuna başvurunun ön şartı olarak düzenlendiği görülmektedir. Doçentlik unvanının ise Kurul'un belirlediği jüri tarafından yapılan yeterlik tespiti üzerine Kurul tarafından yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaylara verilen akademik bir unvan olduğu anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlık konusu olayda, Doçentlik Bilgi Sistemi'nde yer alan "Hakkımda 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediğini taahhüt ederim" şeklindeki ifade nedeniyle davacının doçentlik başvurusunda bulunamadığı, başvuruya engel teşkil eden sistem içeriğinin dayanağının ise dava konusu Üniversitelerarası Kurul kararı olduğu görülmektedir.<br> Dava konusu Üniversitelerarası Kurul kararına dayanak teşkil eden 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, terör örgütlerine veya MGK’ca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle yürütme organınca tesis edilen görevden uzaklaştırma ya da kamu kamu görevinden çıkarma şeklindeki idari işlemlere bağlı olarak ya da yargı organınca yürütülen adli soruşturma veya kovuşturma ya da mahkemece verilen mahkûmiyet kararına bağlı olarak idari işlemle tesis edilecek olan doçentlik başvurusunun durdurulmasına ve iptaline ilişkin tedbirlerin düzenlendiği, üniversite kadrolarında istihdama ilişkin hüküm içermediği görülmektedir.<br> Bu kapsamda, dava konusu Kurul kararı sonucu doçentlik başvuruları yönünden doğan kısıtlamanın temel sebebinin başvuran kişiler hakkında terör örgütlerine veya MGK’ca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle 7085 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında işlem tesis edilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.<br> Dolayısıyla dava konusu Kurul Kararı'nın özel hayata ilişkin herhangi bir sebebe dayanmadığı açık olmakla birlikte bu kapsamdaki kişilerin doçentlik başvurusuna bağlı doçentlik unvanı hakkından yararlandırılmamasının terör örgütlerine üyelik, mensubiyet veya irtibat ya da iltisaklarının bulunduğu gerekçesine dayanmış olmasının bunların sosyal statüsünü ve itibarını etkilediği tartışmasız olup kişilerin bu durumdan duyacağı üzüntü ve ızdırabın özel hayata ilişkin değerlere temas ettiğini kabul etmek gerekmektedir (AYM, E.2018/80, K.2022/136, 09/11/2022, § 123).<br> Bu çerçevede kişilerin doçentlik başvurularına bağlı olarak doçentlik unvanını iktisap etme hakkından yararlandırılmamasına sebep olan dava konusu kararın, Anayasa’nın 20. maddesi kapsamındaki özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Bununla birlikte, 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesinin olağanüstü dönemde değil olağan dönemde de uygulanacak nitelikte olması nedeniyle Anayasa’nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre inceleme yapılması gerekmekte olup Anayasa’nın 13. maddesi uygulandığında, dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden Kanun hükmünde doçentlik başvurusunun durdurulmasına ve/veya iptaline yol açan sebepler herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiğinden davalı idarece özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte Kanun hükmüne dayandığı anlaşılmaktadır.<br> Akademik unvan olarak doçentlik unvanı verilecek kişilerin terör örgütlerine veya MGK’ca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmamalarının sağlanmasının OHAL’in ilanına sebep olan tehdit veya tehlikelerin bertaraf edilmesi, akademik faaliyet alanında güvenilirliğin temini, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması hususlarına yönelik meşru bir amaca hizmet ettiği de açıktır.<br> Diğer yandan temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması, başka bir ifadeyle demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekmektedir.<br> Doçentlik unvanının iktisabı, kişiye doğrudan kamu hizmetinde çalışma imkânı sağlamamaktadır. Bununla birlikte kamu hizmetine giriş şartlarını sağlayamayan kişilerin özel sektörde çalışmalarına bir engel bulunmamaktadır. Bu kapsamda dava konusu düzenlemenin doçentlik unvanının kamu görevi dışında başka alanlarda kullanılmasına da engel teşkil ettiği görülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta; doçentlik unvanının bilimsel yeterliliğe bağlı olarak iktisap edilebilecek bir unvan olduğu dikkate alındığında bu unvanın iktisabının dolayısıyla kamu görevi dışında kalan faaliyet alanlarında kullanımının engellenmesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca cevap vermediği sonucuna ulaşılmaktadır. <br> Bu itibarla dava konusu ÜAK kararı ile özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı ve bu haliyle yukarıda belirtilen temel haklar ve Anayasal ilkelerle bağdaşmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunamadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bununla birlikte; dava konusu Kurul kararının bir sonucu ve uygulaması olarak davacının doçentlik başvurusunun engellenmesine yönelik işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Nitekim; Anayasa Mahkemesi'nce de 09/11/2022 tarihli ve E:2018/80,K: 2022/136 sayılı kararla dava konusu Yönetim Kurulu kararına dayanak teşkil eden 7085 sayılı Kanun'un 4. maddesi de özel hayata saygı hakkının ihlali gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının doçentlik başvurusunun, Doçentlik Bilgi Sistemi'nde yer alan "Taahhütname ve Açık Rıza Beyanı" nedeniyle engellenmesine ilişkin işlem ile Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan 17 sayılı kararın İPTALİNE,<br>2. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınmasını temin amacıyla kararın bir örneğinin kesinleşmeden sonra Ankara Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne tebliğine ve müzekkere yazılmasına, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, <br>03/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
atama