<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6085 E. , 2024/476 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6085<br>Karar No : 2024/476 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Dava, davacı tarafından; … Kişisel Gelişim Kursu'nda çalışmakta iken 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca çalışma izninin iptaline dair … Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son cümlesi uyarınca personelin, terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara “üyeliği”, “mensubiyeti” veya “iltisakı” yahut bunlarla “irtibatı” olmaması gerektiği, burada mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve bu arada darbe teşebbüsüyle personel arasında bağ kurulması şartı aranmadığı, söz konusu bağın yapıya, oluşuma veya gruba "üyelik" veya "mensubiyet" şeklinde olmasa bile "iltisak" ya da "irtibat" şeklinde olmasının da yeterli görüldüğü, uyuşmazlığın esasını, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespitinin oluşturduğu, Uyap kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:… - K:… sayılı kararı ile CMK'nun 231. maddesi uyarınca, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verildiği ve verilen kararın 27/04/2021 tarihinde kesinleştiği; ancak; davacının yargılanmış olduğu Ceza Mahkemesi kararında: "...2002-2006 yılları arasında …'da bulunan Sema Koleji'nde daha sonrasında …'da Özgören Koleji'nde 2012 yılına kadar çalıştığını, yine buradan sonra da 2016 yılına kadar …'da Murat Koleji'nde çalıştığını, her 3 kurumun da bu yapıya ait kurumlar olduğunu, Kakaotalk programını yurt dışında ikamet eden akrabaları ile görüşmek için kullandığını, Pak Eğitim İş sendikasına kendi iradesi ile üye olmadığını, Kozaklı Termal Otel'deki kayıtların da kurumda çalışanların aileleri ile birlikte dinlenmesi amacıyla yapılan bir gezi olduğu için katıldığını, Mevlana Baba'nın beyanlarının gerçek olmadığını, sadece ekmeğinin derdinde olduğunu ve çalıştığı kurumlardaki şahıslarla ilgili bildiklerini de anlattığını pişman olduğunu savunduğu, sanığın beyanlarında adı geçen şahıslarla alakalı ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına bilgi verildiği ve şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturmaların yapıldığı, sanığın teşhis etmiş olduğu 7 kişi hakkında dağıtım tutanağı düzenlendiği, yine sanığın Bank Asya hesabı ile ilgili rapor aldırıldığı ve 09.01.2014 tarihinde 85.000,00-TL'lik katılım hesabını vadesinden önce kapattığı, 03.04.2015 tarihinde 5.923,98-TL'lik katılım hesabı açtığı, açık kaynak araştırma raporunda da özellikle örgüte ait dershanelerin kapatılması ile alakalı dershaneler lehinde paylaşımlarda bulunduğu, ''Kapatmaya çalıştığınız dershaneler Allah'ın sürekli zikredildiği kurumlardır, Allah bu kurumları koruyacaktır, dershane bahane karalama hizmeti bitirme ve halkın nazarında suçlu gösterme birinci vazife ama halk yemez, dershaneler kapanmasın diye ah edenlere karşılık makul cevabı olmayanların üzerinde rabbimin bir hesabı olacak.'' şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, yine örgütün yayın organı olan Samanyolu Tv ile alakalı haberler ile ilgili paylaşımlarda bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere örgütle iltisaklı kurumlarda atama usulü 2002 yılından 2016 tarihine kadar 3 farklı çalıştığı, örgütle iltisaklı sendikaya üye olduğu, çalıştığı dönem içerisinde sohbet adı altında toplantılara katıldığı, bu toplantılarda örgüt elebaşının CD'lerinin izlendiği, örgüt üyelerince daha önceki soruşturmalardan ve kovuşturmalardan anlaşıldığı üzere yoğun olarak kullanılan Kakaotalk isimli programı kullandığı, örgüt elemanları ile birlikte Kozaklı'da Termal Kaplıca Gezisi'ne katıldığı, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yapmış olduğu paylaşım içerikleri ile de örgüt ve kurumları lehine destekler nitelikteki paylaşımlar yaptığı anlaşılan sanığın örgütle bu şekilde organik bağ kurup örgüt hiyerarşisi içerisine girip örgütsel faaliyetler yürüttüğü anlaşılmakla örgüt üyeliği için aranmakta olan faaliyetlerinin yoğunluluğu, sürekliliği ve çeşitliliği unsurlarının sanık açısından oluştuğu yönünde mahkememize tam ve kesin bir vicdani kanaat oluşmuş, sanığın bu şekilde üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Silahlı terör örgütüne üye olan ya da yönetici olan kişilerle ilgili etkin pişmanlığa ilişkin düzenlemelerin TCK'nın 221. maddesinde düzenlendiği, maddenin 4. fıkrasına göre yakalandıktan sonra sanığın bizzat pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyetleri kapsamında ve örgüt mensuplarının yakalanması açısından elverişli bilgiler verdiği takdirde cezada indirime gidilebileceğinin öngörüldüğü, bu kapsamda sanığın vermiş olduğu beyanlarında yapı içinde yer aldığını kabul ettiği ve pişman olduğunu beyan ederek etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu, her şahsın örgüt içinde bulunduğu konuma göre örgüte dair bildiklerinin de bu konum itibariyle sınırlı olduğu dikkate alındığında sanığın ismini vermiş olduğu şahıslardan kimi hakkında halen soruşturmanın devam ettiği, kimi hakkında da kovuşturmaların devam ettiği, dosyada mevcut tutanaklardan bu hususların da anlaşılması karşısında pişmanlığını dile getirip bu şekilde örgüt üyelerinin deşifresine yönelik beyanlarda bulunduğu anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, yine aynı yasanın 221/5 fıkrası uyarınca sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirleri hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapılarak davacı hakkında, üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (FETÖ/PDY) eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereği hapis cezası ile cezalandırıldığı, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan davacının cezasında indirime gidilerek 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve neticede CMK' nun 231/5-6.maddesi gereğince, davacı hakkında kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, mevzuatta özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartların sayıldığı, bu şartlar terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmadığı, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı halinin de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayıldığı, bu nedenle, ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yerinin irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğu, Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler ve uyap kayıtlarının incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, Bank Asya hesabı ile ilgili raporda davacının 09/01/2014 tarihinde 85.000,00-TL'lik katılım hesabını vadesinden önce kapattığı, 03/04/2015 tarihinde 5.923,98-TL'lik katılım hesabı açtığı, örgütle iltisaklı 3 farklı kurumda atama usulü ile 2002 yılından 2016 tarihine kadar çalıştığı, çalıştığı dönem içerisinde sohbet adı altında toplantılara katıldığı, bu toplantılarda örgüt elebaşının CD'lerinin izlendiği, ceza soruşturma ve kovuşturmalarından anlaşıldığı üzere örgüt tarafından yoğun olarak kullanılan Kakaotalk isimli programı davacının da kullandığı, davacı adına kayıtlı cep telefonu hatlarının HTS kayıtları incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda davacının bir çok kez, kamu görevinden çıkarılan askeri personel ve emniyet personelleri ile telefon görüşmelerine rastlandığı, yine söz konusu hatlardan birinden örgütün finans, eğitim, yayın, iletişim kaynakları ile 1603 adet SMS kaydına rastlandığı, açık kaynak araştırma raporunda da özellikle örgüte ait dershanelerin kapatılması ile alakalı dershaneler lehinde paylaşımlarda bulunduğu, yine örgütün yayın organı olan Samanyolu Tv ile alakalı haberler ile ilgili paylaşımlarda bulunduğu, etkin pişmanlıktan faydalanarak bazı kişiler hakkında bilgi verdiği, davacının kesinleşen ceza dava dosyasındaki ikrar içeren beyanları, iltisaklı kurumlarda 17/25 Aralık döneminden sonra da devam eden çalışma kayıtları, Bank Asya'daki hesap hareketleri, örgüte müzahir Pak Eğitim İş Sendikasında üye kaydı olması, açık kaynak araştırması sonucunda örgüte ait dersaneler ve yayın organları lehine paylaşımlarda bulunması, HTS raporlarına göre bir çok kez kamu görevinden çıkarılan askeri ve emniyet personelleri ile telefon görüşmeleri yapmış olması gibi yukarıda sayılan iş ve eylemlerinin yoğunluğu dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
atama