<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2177 E.  ,  2024/154 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2177<br>Karar No : 2024/154 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Sendikası <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): <br>1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Hazine Avukatı …<br><br>2- … Başkanlığı<br>VEKİLİ: Huk Müş. …, Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 28/12/2022 tarih ve E:2020/1713, K:2022/6920 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Bazı Kanunlar ile 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a dayanılarak çıkarılan "7176 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar"ın;<br>3. maddesinin 2. fıkrasında, 10. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, 11. maddesinin 1. fıkrasında, 13. maddesinin başlığı ile 1, 3 ve 4. fıkralarında ve 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibarelerinin, 10. maddesinde yer alan "en az 75 puan" ibaresinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 28/12/2022 tarih ve E:2020/1713, K:2022/6920 sayılı kararıyla;<br>7176 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesine yer verildikten sonra, Hazine ve Maliye Bakanlığının 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 241. maddesi ile; Gelir İdaresi Başkanlığının ise 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 153. maddesi ile uzman istihdamının yeniden düzenlendiği, bu düzenlemeler değerlendirildiğinde uzman istihdamı konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 41 ve Ek 44. maddelerinin üst hukuk normu niteliğinde olduğu, yazılı ve/veya sözlü sınavlara ilişkin hususların Ek 41. maddede yer aldığının anlaşıldığı,<br>Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 3. maddesinin 2. fıkrasında, 10. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, 11. maddesinin 1. fıkrasında, 13. maddesinin başlığı ile 1, 3 ve 4. fıkralarında ve 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibareleri yönünden;<br>Hukuk düzeninde, bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün olmadığı,<br>Bu çerçevede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 41. maddesinin üçüncü fıkrasındaki, uzman yardımcılarının mesleğe özel yarışma sınavı ile alınacağı ve uzman yardımcılığı giriş sınavının merkezi sınav sonuçlarına göre; yazılı ve sözlü sınav veya yalnızca sözlü sınavdan oluşacağı yönündeki hükme uygun olarak yapılan dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinde yer alan "en az 75 puan" ibaresi yönünden;<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 41. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...Yazılı sınav sonucunda yetmiş puandan az olmamak üzere..." ibaresiyle kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olan idarelere, memurların üst görevlere yükselmesini belirli koşullara bağlama konusunda, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmamak kaydıyla takdir yetkisi tanındığı, dava konusu edilen Usul ve Esaslar'ın da anılan Kanun maddesinde yer verilen yetki doğrultusunda liyakat ilkesi gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, "7176 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar"ın iptali istenen hükümlerinin eşitlik ilkesini ve adalet duygusunu yok saydığı ve yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, Kurum personelinin haklı beklentilerinin boşa çıkarıldığı, sözlü sınavın objektif olmadığı, liyakat ilkelerini hiçe saydığı ve Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 28/12/2022 tarih ve E:2020/1713, K:2022/6920 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 31/01/2024 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY X- 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7176 sayılı Bazı Kanunlar İle 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinde; "Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı kadrolarında bulunan ve sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapan, uyarma ve kınama hariç son üç yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan, Defterdarlık Uzmanı ve Gelir Uzmanı olabilmek için yaş ve öğrenim alanı şartları hariç mevzuatında öngörülen diğer şartları taşıyan personelden; usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenerek kadrolarında bulundukları Kurum tarafından bu maddenin yayımı tarihinden itibaren, beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanlar, kurumlarında Defterdarlık Uzmanı ve Gelir Uzmanı kadrolarına atanırlar." hükmüne yer verilmiş ve bu kanun hükmüne dayanılarak, dava konusu "7176 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar" Bakanlık Makamının 04/06/2020 tarih ve 294697 sayılı onayı ile yürürlüğe konulmamıştır. <br> Usul ve Esaslar ile buna benzer adsız düzenleyici işlemlerin, Anayasa, yasa, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, yönetmelik ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi halinde, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu Usul ve Esaslar'ın Resmi Gazete'de yayımlanmaksızın uygulanmaya başlandığı görüldüğünden; uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle söz konusu Usul ve Esaslar'ın konusunu teşkil eden sınavların Yönetmelik ile düzenlenmesi gereken konulardan olup olmadığının tespit edilmesi; devamında ise 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Yönetmelikler Hakkında Kanun'un yayımlanmasını zorunlu kıldığı Yönetmelikler kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.<br> Dava konusu Usul ve Esaslar'ın "Amaç, kapsam, dayanak" başlıklı 1. maddesinde, Usul ve Esaslar'ın amacının; Defterdarlık ve Gelir Uzmanlığı Özel Sınavına ilişkin başvuru, sınav ve atamaya ilişkin hususları düzenlemek olduğu ve davalı idareler bünyesinde görev yapan tüm personele ilişkin genel hükümlere yer verildiği; bunun yanında sınav kurulu, yazılı sınav puanı ve atama dahil olmak üzere Yönetmelik'te yer alması gereken hususlara yer verildiği; kaldı ki gerek Defterdarlık Uzmanlığına gerekse Gelir Uzmanlığına atama konusunu düzenleyen yönetmeliklerin halen yürürlükte olduğu, dava konusu Usul ve Esaslar'da anılan yönetmeliklerle uyumlu olmayan hükümlere yer verildiği ve Usul ve Esaslar'ın iç talimat mahiyetinde olmadığı görülmektedir.<br>Bunun yanında, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Yönetmelikler Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihteki haliyle gerekçesinde; Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerince düzenlenen bir idari tasarrufun yönetmelik olarak Resmi Gazete'de yayımlanabilmesi için, kendi ana görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulanmasını sağlaması, kanun ve tüzüklere aykırı olmaması, aynı zamanda genellik ifade etmesi, yalnız görevlilere hitap eden yönerge, iç talimat mahiyetinde olmaması gerektiği belirtilmiştir.<br>Dayanak kanun maddesinde sayılan hususlara ilişkin usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzenleneceği belirtilmiş ise de, dava konusu düzenlemenin, kamu görevlilerinin sınav sonucu uzman olarak atanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlediği, bu alanın Usul ve Esaslar adı altında değil, Yönetmelik ile düzenlenmesi ve bu Yönetmeliğin ise, "kamu personeline ait genel hükümleri kapsaması" nedeniyle, Resmi Gazete'de yayımlanmasının icap ettiği; dayanak Kanun'un süreli olmasının düzenlemenin niteliğini değiştirmeyeceği açıktır. <br>Kaldı ki; bakılan davaya konu Usul ve Esaslar'ın dayanağı 176 sayılı Bazı Kanunlar İle 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesine bakıldığında, belirli şartları taşıyan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı personelinin Defterdarlık Uzmanı ve Gelir Uzmanı olarak atanması yönünde 657 sayılı Kanunun Ek 41. ve Ek 44. maddelerinden bağımsız bir düzenleme getirildiği ve sınavın şekli ve ölçme ve değerlendirme kriterlerini belirlemede ilgili idarelere takdir yetkisi tanımış olduğu görülmekle birlikte, bu yetkinin hukukun genel ilkelerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda, dava konusu usul ve esaslarla getirilen düzenlemelerin içeriğine bakıldığında da sözlü sınavın tek başarı ölçütü olarak öngörülmesinin ölçme ve değerlendirme kriterileriyle bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.</font></p></body></html>

atama