<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/854 E.  ,  2023/3005 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/854<br>Karar No : 2023/3005 <br><br>TEMYİZ EDENLER: <br>I.(DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>II. (DAVALILAR):<br>1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …<br> <br>2- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DİĞER DAVALILAR: <br>1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …<br> <br>2- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2018/1819, K:2022/1594 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: İstanbul Anadolu Adalet Sarayında alt işverene bağlı şekilde teknik servis elemanı olarak görev yapan ve daimi işçi kadrosuna atanmak üzere başvuruda bulunan davacının, sözlü sınavı geçemediğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin olarak tesis edilen ve … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen işlemin, davacının atanmasına esas olmak üzere katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu sınavın dayanağı olan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve Geçici 24. maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar" ın 13., 14., 15. maddelerinin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların ve uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2018/1819, K:2022/1594 sayılı kararıyla;<br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin kamu kurum ve kuruluşlarında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olan işçilerin sürekli işçi kadrolarına veya mahalli idare şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin Geçici 23. ve Geçici 25. maddelerine, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözlemeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve Geçici 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 13. , 14. ve 15. maddelerine yer verildikten sonra,<br>01/01/2018 tarih ve 30288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esasların 13.,14. ve 15. maddeleri yönünden;<br> Dava konusu ilgili maddeler incelendiğinde sınav kurulunun teşkili, sınavın gerçekleştirilmesi ve ilanı, sınav sonuçlarına itiraz usullerinin ayrıntılı bir biçimde düzenlendiğinin görüldüğü, <br>Sözlü sınavın, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın kadroya uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı,<br>Bu itibarla, sözlü sınav yapılmasında ve bu hususa ilişkin düzenlemeler getirilmesinde, yürütülen hizmetin niteliği göz önünde bulundurulduğunda; dava konusu düzenleyici işlemin üst normlara, kamu yararına ve hukuka uygun olarak tesis edilmiş olduğu sonucuna varıldığı,<br> Davacının 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile sözlü sınavı geçemediğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin olarak tesis edilen ve … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen işlem yönünden;<br> Dairelerince yürütmenin durdurulması talebinin 26/11/2018 tarih ve E:2018/1819 sayılı karar ile reddi üzerine davacı tarafından yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/04/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/152 sayılı kararı ile, anılan Tebliğin 14. maddesi uyarınca; sözlü sınavda, adayların iştigal ettiği konulardan ve yürütmekle yükümlü oldukları vazifedeki yetkinliğini ölçmeye yönelik ve eğitim düzeyinin değerlendirilmesi amacıyla sorulan soruların önceden hazırlanıp hazırlanmadığı; hazırlandıysa tutanağa bağlanıp bağlanmadığı; adaylara sorulan soruların kayda geçirilip geçirilmediği ve komisyon üyeleri tarafından her bir cevap için ayrı ayrı not takdir edilip edilmediği hususları dosya kapsamından anlaşılamadığından, dava konusu sözlü sınavın, idari işlemin taşıması gereken tüm unsurlar yönünden yargısal denetiminin yapılabilmesi için belirtilen hususların araştırılması ve sonucuna göre hukuka uygunluğun denetlenmesi gerekirken, bu hususlar yönünden herhangi bir araştırma yapılmaksızın salt sözlü sınav tutanağında "başarısız" sayılması bilgisi yeterli kabul edilerek yargısal denetim yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile sözlü sınavı geçemediğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin olarak tesis edilen ve 03/04/2018 tarih ve 2018/2471 sayılı yazı ile bildirilen işlem açısından itiraz kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verildiği,<br>Dairelerince 31/03/2021 tarih ve E:2018/1819 sayılı ara karar ile sözlü sınavda, adayların iştigal ettiği konular ve yürütmekle yükümlü oldukları vazifedeki yetkinliğini ölçmeye yönelik ve eğitim düzeyinin değerlendirilmesi amacıyla sorulan soruların önceden hazırlanıp hazırlanmadığı, hazırlandıysa tutanağa bağlanıp bağlanmadığı, adaylara sorulan soruların kayda geçirilip geçirilmediği ve komisyon üyeleri tarafından her bir cevap için ayrı ayrı not takdir edilip edilmediği hususlarının sorularak, bu hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgeler istenilmiş olup, davalı idarece gönderilen belgeler incelendiğinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yürütmenin durdurulması kararından sonra davacının 20/09/2019 tarihinde tekrar sözlü sınava alındığı belirtilerek bu sınava ilişkin hazırlanmış soruların, davacıya sınavda sorulan soruların ve cevapların yer aldığı tutanağın, komisyon üyelerince verilen puanlara ilişkin tutanakların gönderildiği, dava konusu 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınav ile ilgili olarak ise sadece dosya içerisinde var olan davacının başarısız olduğunu gösteren sözlü sınava ilişkin tutanağın gönderildiğinin görüldüğü,<br> Bu durumda, 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda, adayların iştigal ettiği konulardan ve yürütmekle yükümlü oldukları vazifedeki yetkinliğini ölçmeye yönelik ve eğitim düzeyinin değerlendirilmesi amacıyla sorulan soruların önceden hazırlanmadığı; tutanağa bağlanmadığı; davacıya sorulan soruların kayda geçirilmediği ve komisyon üyeleri tarafından her bir cevap için ayrı ayrı not takdir edilmediği anlaşıldığından, davacının 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile sözlü sınavı geçemediğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin olarak tesis edilen ve 03/04/2018 tarih ve 2018/2471 sayılı yazı ile bildirilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Yoksun kalınan parasal hakların ve uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemi yönünden;<br> Davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ve iş akdinin feshedilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunmasının doğrudan göreve başlama sonucunu doğurmayacak olup, kaldı ki; Danıştay İdari Dava Daireler Kurulunun 17/04/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/152 sayılı yürütmenin durdurulması kararından sonra davacının tekrar sözlü sınava alınarak başarısız sayıldığı da görüldüğünden, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın parasal hak talebine ve maddi zararın tazminine ilişkin kısmı bakımından karar verilmesine yer bulunmadığı,<br>Manevi zararın, kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama gücünü azaltan olaylar nedeniyle duyulan acıyı, ıstırabı veya kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle şeref ve haysiyetin rencide edilmesini ifade ettiği gibi, günlük yaşamı zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı da kapsadığı ancak, her elem ve ızdırabın manevi tazminat ödenmesini gerektirmediği; manevi tazminatın ödenebilmesi için ağır hizmet kusuru sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ve şeref ve haysiyetin rencide edilmiş bulunmasının gerektiği, idarenin tesis ettiği anlaşılan işlemi nedeniyle davacının hukuken korunması gerekli ölçüde şeref ve haysiyetinin ihlale uğradığından veya manevi tazminat yoluyla tatmin olması gerekli acı ve üzüntüye düştüğünden, bir başka ifade ile idareyi tazminle yükümlü kılacak ağırlıkta bir kusurun varlığından söz etmeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle,<br>Dava konusu 01/01/2018 tarih ve 30288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esasların 13.,14. ve 15. maddelerinin iptali istemi ve manevi zararın tazmini talebi yönünden davanın reddine; 14/03/2018 tarihli sözlü sınavda başarısız sayılma işlemi ile bu işleme bağlı olarak tesis edilen 03/04/2018 tarihli sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline; yoksun kalınan parasal hakların ve maddi zararın tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; 4.500,00-TL vekalet ücretinin Adalet Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine 4.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, sınava ilişkin detaylı ve ayrı bir düzenleme yapılmadığı, sadece yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması ifadesi ile sınav meselesine değinildiği; sınava dair detaylı düzenlemelerin dava konusu düzenlemeler olduğu ve anılan Tebliğde, hangi tür soruların sorulacağı, sınavların hangi konulardan oluşacağı, sınavlara ilişkin tutanak video ve ses kaydı vs. hususlar düzenlenmediği; KHK ile yetki verilmediği halde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca anılan tebliğin çıkarıldığı; yaşadığı haksızlıkların ve hukuksuz sürecin kendisinde manevi ızdırap yarattığı; yaşadığı manevi ızdırabın bir nebze olsun telafisi için, zenginleşmeye sebep olmayacak oranda, sembolik tutarlarda talep edilen manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu; hakkında tesis edilmiş olan hukuka aykırı idari işlem ve işsiz kalması sebebiyle yoksun kaldığı zararlarının olduğu, bu zararların hesap ve tespit edilebilir zararlar olduğu; hakkında tesis edilen hukuka aykırı idari işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların ve maddi zararın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idarelerden Adalet Bakanlığı tarafından, davacının, 02/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilmek üzere İstanbul Anadolu Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca 14/03/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle başarısız sayıldığı; adliyede görev yapacak personelin belirli niteliklere sahip bulunmasının ve bu kapsamda geçmiş yaşantısının da özenli olmasının zorunlu ve gerekli olduğu, davacının atanmak istediği kurumun özelliği ve görevin önemi de dikkate alınarak tesis edilen başarısız sayılma işleminde hukuk ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, temyize konu kararın davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına dair kısımları yönünden kendi lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: <br>Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davalı Adalet Bakanlığının vekalet ücreti yönünden temyiz istemi;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedileceği, "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarife'de yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği kurala bağlanmış, Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümde, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda avukatlık ücreti 4.500,00 TL olarak belirlenmiştir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; davanın, İstanbul Anadolu Adalet Sarayında alt işverene bağlı şekilde teknik servis elemanı olarak görev yapan ve daimi işçi kadrosuna atanmak üzere başvuruda bulunan davacı tarafından, sözlü sınavı geçemediğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin olarak tesis edilen ve … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen işlemin, davacının atanmasına esas olmak üzere katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu sınavın dayanağı olan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözlemeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve Geçici 24. maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar" ın 13., 14., 15. maddelerinin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların ve uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açıldığı, Dairenin temyize konu kararıyla düzenleyici işlemlerin iptali ve manevi zararın tazmini talebi yönünden davanın reddine; yoksun kalınan parasal hakların ve maddi zararın tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 14/03/2018 tarihli sözlü sınavda başarısız sayılma işlemi ile bu işleme bağlı olarak tesis edilen 03/04/2018 tarihli sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği; dava konusu düzenleyici işlemin reddine ilişkin kısım yönünden davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedildiği ancak manevi tazminat isteminin reddi açısından vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir. <br> Bu durumda, davalı idarelerden Adalet Bakanlığı lehine manevi tazminat isteminin reddi açısından vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmış olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasının, 5. numaralı kısmının "5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 4.500,00- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesi ile reddedilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen 4.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Adalet Bakanlığı'na verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Diğer temyiz istemleri bakımından;<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, her ne kadar Adalet Bakanlığı tarafından dava konusu bireysel işlem ile ilgili yerindelik denetimi yapılarak karar verildiği ileri sürülmüşse de dava konusu edilen sözlü sınavda başarısız sayılma işlemi ile ilgili olarak sözlü sınavın ve davacıyla ilgili yapılan değerlendirmenin nesnel ve objektif ölçütlerle yapılıp yapılmadığı konusunda yargısal denetim gerçekleştirilmiş olup; dava konusu bireysel işlemin iptali davacının doğrudan atamasının yapılması sonucunu doğurmayacağı gibi davacı hakkında, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin "Özel Şartlar" başlıklı 6. maddesinin 19. fıkrasında yer alan "Adli ve idari yargıda görev yapmak üzere atanacak tüm personel hakkında yapılacak arşiv araştırması olumlu olmak" hükmü uyarınca güvenlik soruşturulması yapılmasına da engel değildir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 31/03/2022 tarih ve E:2018/1819, K:2022/1594 sayılı kararının esas yönünden ONANMASINA, <br>3. Anılan kararın hüküm fıkrasının 5. numaralı kısmının "5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesi ile reddedilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen …-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Adalet Bakanlığı'na verilmesine" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,<br>4. Kesin olarak, 07/12/2023 tarihinde iptale ve vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu diğer kısımları yönünden oybirliği ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY X-Kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarelerce; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, "Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilecek" personelle ilgili olarak usul ve kriterler belirlenerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak çıkarılan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözlemeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve Geçici 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar'ın dava konusu hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br><br>KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, manevi tazminat istemi reddedilen davada davalı idarelerden Adalet Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Onikinci Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenle, davalı idarelerden Adalet Bakanlığının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.</font></p></body></html>

atama