<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3464 E. , 2023/6878 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3464<br>Karar No : 2023/6878 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi - …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi … Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak görev yapmaktayken, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden hizmet gerekleri gözetilerek Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulunun 25/12/20217 33/a maddesi kapsamına alınan davacının, Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu ve Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi … Bölümü Akademik Bölüm Kurulu'nun olumsuz görüşleri üzerine davacının ilişiğinin kesilmesine karar verildiği görülerek ve 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesine göre yapılacak atamalarda takdir yetkisi olan idarenin yargı kararıyla atama yapmaya zorlanmasına da olanak bulunmadığı değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 2009 yılından itibaren birçok bilimsel çalışmalar yaptığı, akademik başarısı sebebiyle kadrosunun 33/a maddesine aktarıldığı, davalı idarece herhangi bir somut gerekçe sunulmadan görev süresinin uzatılmadığı, dolayısıyla davalı idarenin takdir yetkisini hukuka uygun bir şekilde kullanmadığı belirtilerek istinaf kararını bozulması istenilmiştir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuk ve mevzuatlara uygun olarak tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi uyarınca Kimya Bölümü'nde görev yapmaktayken Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının kadrosunun 2547 sayılı Kanunun 33/a kapsamında … Anabilim Dalı'na aktarılmasına karar verildiği, Çukurova Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun … tarhi ve … sayılı kararı ile 02/01/2018 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle ataması yapıldıktan sonra, Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı ve Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi … Bölümü Akademik Bölüm Kurulu'nun … tarih ve …sayılı kararları ile davacının 02/01/2019 tarihi itibariyle dolan görev süresinin uzatılmaması yönünde karar alınarak davacının ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.<br>Bunun üzerine davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2547 sayılı Kanun'un ''Araştırma görevlileri, uzman, çevirici ve eğitim - öğretim planlamacıları'' başlığını taşıyan 33. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle (a) bendinde; araştırma görevlilerinin, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcıları olduğu; bunların ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanacakları; atanma süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sona ereceği; bunların aynı usulle yeniden atanabileceği hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdareye ataması uygun görülen ve görülmeyen akademik personelin belirlenmesi ve süresi dolan personelin görev sürelerinin uzatılıp uzatılmaması hususlarında takdir yetkisi tanındığı kuşkusuzdur.<br> Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan, idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği kuralı, takdir yetkisine dayanılarak yapılan işlemlerin yargı denetimi dışında kalacağı anlamına gelmemektedir. Bu sebeple, idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı, idari yargı mercilerince denetlenmektedir.<br> İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu açık ise de, idarenin bu takdir yetkisinin denetiminde; görevin niteliği, hizmet alanı, gizliliği, özel durumu gibi şartların kamu yararı da gözetilerek değerlendirileceği tartışmasızdır.<br> Üniversitelerde sözleşmeli olarak çalışan akademik personelin, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemlerin gerekçelerinin davalı idarece açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Sözleşme uzatım taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında, akademik personelin görev yaptığı dönemlerde göstermiş olduğu akademik başarısı ve mesleki yeterliliğinin yanında, daha önceden almış olduğu disiplin cezaları da göz önüne alınarak bir karar verilmesi kuşkusuzdur.<br> Dava dosyasında yer alan bilgi belgeler ile davalı idarece verilen savunma dilekçelerinin incelenmesinden, davacının çalışmaya başladığı 2009 yılından itibaren sorumluluklarını yerine getirmediği ve iş arkadaşları ile çalışma konusunda sorunlar yaşadığı, bu sebeple defalarca sözlü olarak uyarıldığı, üç sömestr süresince laboratuvar derslerine girmediği, ikişerli çalışmalara ve ofis paylaşımına hiçbir çalışma arkadaşının kendisi ile katılmak istememesi sebebiyle planlama yapılamadığı, sık sık rapor alarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmekten kaçındığı, davacının olumsuz tavırları sebebiyle sürekli olarak öğrenciler tarafından şikayet edildiği, sözlü olarak uyarılmasına rağmen olumsuz tavırlarına devam ettiğine dair Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca verilen olumsuz görüş doğrultusunda sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Üniversite görev yapan akademik personelin görev sürelerinin uzatılmamasına ilişkin işlemlerde, gerekçelerin somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Aksi durumda sadece davalı idarelerce belirtilen ve soyut iddiaların ötesine geçmeyen beyanlara göre tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi idari yargılamadaki yazılı yargılama usulü ilkesine de aykırı olacağı açıktır.<br>Bu durumda, davalı idarece belirtilen ve davacının sözleşmesinin uzatılmamasına gerekçe olarak gösterilen eylemlere karşı herhangi bir disiplin soruşturması açılıp açılmadığı, iş arkadaşları ile sorun yaşadığına dair yaşanan bu olaylara dair tutanaklar tutulup tutulmadığı, öğrenciler tarafından davacı hakkında yapıldığı iddia edilen şikayet dilekçelerinin bulunup bulunmadığı, davacının yerine getirmediği görev ve sorumluluklarına ilişkin davalı idarece herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı davalı idareye sorularak konu ile ilgili gönderilecek somut bilgi ve belgeler doğrultusunda karar verilmesi gerekirken bu hususlarda araştırma yapılmaksızın salt davalı idare beyanları esas alınarak verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte taraftan, davacının almış olduğu sağlık raporlarının hukuka aykırı olduğu yönünde davalı idarece herhangi bir inceleme yaptırılmadan hukuken geçerli olarak alınan sağlık raporlarının tek başına sözleşme uzatılmamasına gerekçe olamayacağı da açıktır.<br>Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br>KARŞI OY :<br>X- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.<br>Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. <br>Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.<br>Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır. <br><br><br></font></p></body></html>
atama