<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1250 E.  ,  2023/5813 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1250<br>Karar No : 2023/5813 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında hava piyade uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 20/06/2019 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olarak, daha önceden Emniyet Genel Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının babası M.Ö.'nün "701 sayılı KHK ile rütbesi ve unvanları geri alınan personelden olması ve FETÖ/PDY terör örgütü faaliyetleri kapsamında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen … sayılı soruşturma dosyasında alınan ifadelerde adının geçtiği" hususlarına yer verilmesi üzerine oluşan tereddütleri gidermek adına 24/10/2019 tarihli ara kararıyla Ankara, Kızılcahamam ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğünden bilgi belge talep edildiği, ara karara verilen cevabi yazılarda, sırasıyla, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında ifadesine başvurulan S.B.'nin "2005 yılı atama döneminde M.S.'nin tayininin İstanbul iline çıktığı ve ayrılıp gittiği, yerine M.M.B.'un sohbet sorumlusu olduğu, aynı atama döneminde Erzincan'a -davacının babası- M.Ö. (Ankara/Altındağ'da görevli) polis memurunun geldiği, onun da Fetullah Gülen cemaatinden olduğu, sohbet ve toplantılara katılmaya başladığı, yine devam eden yıllardaki atama dönemlerinde cemaatten olarak M.G., A.Ç., A.R.K., N.Ç. ve M.K isimli polis memurlarının geldiği, bunlarında sohbetlere katılmaya başladıkları" yönünde beyanlarda bulunulduğu, Emniyet Genel Müdürlüğünün 12/11/2019 tarih ve 184369 sayılı cevabi yazılarında; "M.Ö.'nün polis memuru olarak görev yapmakta iken OHAL kapsamında çıkartılan 701 sayılı KHK ile rütbesi ve unvanları alınan personel arasında yer aldığı ve 08/07/2018 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı" bilgisine yer verildiği, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin gerek ceza hukuku anlamında ve gerekse idare hukuku anlamında suç isnadına bağlı bir ceza mahiyetinde olmadığı, bu nedenle masumiyet karinesinin zedelendiğinden bahsedilemeyeceği, bu işlemin milli güvenliğin sağlanması görevini yerine getirmeyi amaçlayan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde bir takım özel koşulların aranmasının gerekmesiyle ortaya çıktığı, bu kapsamda davacının aile bireylerinin eylemlerinin davacının kamu hizmetinde kalmaya devam etmesi durumunu etkileyecek şekilde değerlendirmeye alınmasının davacının ifa ettiği kamu hizmetinin niteliği de dikkate alındığında hakkaniyete aykırı sayılamayacağı, ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri nazara alındığında idarenin sözleşmenin feshi konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, davalı idarenin de davacı hakkında mevzuata uygun şekilde yaptırdığı güvenlik soruşturması sonucunda davacının babasına yönelik bilgiler doğrultusunda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması sebebiyle sözleşmesinin feshine yönelik dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2020/3716, K:2021/3320 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinden bahisle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurularak, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de, davacının, davayı vekil aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br> Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, hüküm fıkrasındaki "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin "davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

atama