<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/5579 E.  ,  2023/5421 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/5579<br>Karar No : 2023/5421 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Şanlıurfa 20. Zırhlı Tugay Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının; 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığında görev yaptığı dönemde, 23/08/2014 tarihinde saat yaklaşık 01:20 sularında lojman komşusu olan astsubay ....'nun eşi ...'ya evde tek başına ikamet ettiği sırada taciz içerikli mesajlar gönderdiği, ...'nun şikayet başvurusunda bulunması üzerine hakkında soruşturma başlatıldığı; Birlik Komutanlığı tarafından davacının telefonunu başkasına kullandırmak suretiyle disiplin suçu işlediğinden bahisle "uygunsuz davranışlarda bulunmak" disiplinsizliğinden dolayı 22/09/2014 tarhinde "2 gün hizmet yerini terketmeme" disiplin cezasının verildiği; öte yandan, 10/04/2015 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca "cinsel taciz" suçundan kamu davasının açıldığı; bunun üzerine, disiplin amirleri tarafından "ahlaki zayıflık" nedeniyle davacının Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırıldığı; uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarenin, davacının şahsına ait telefonu başkasına kullandırmasına dair birinci fiilinden ... tarafından şikayette bulunulmasının akabinde haberdar olduğu ve süresi içerisinde disiplin cezasını verdiği, davacının şahsına ait telefondan taciz içerikli mesajlar gönderilmesine dair ikinci fiilinin ise söz konusu mesajların silinmiş olması nedeniyle tespit edilemediği, bu durumun gerek davacının gerekse de müştekinin ifadesinde açıkça görüldüğü, davalı idare tarafından silinen mesajların geri dönüşümün yapılmasının beklenemeyeceği, nitekim bu tespitin ancak adli makamların görev ve yetkisi dahilinde gerçekleşebileceği; bununla birlikte söz konusu tespitin yapılamadığının 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı tarafından yazılan 05/09/2014 tarihli atama teklifi yazısında da açıkça vurgulandığı; bu halde dava konusu işleme dayanak fiilin 1 yıllık zamanaşımına uğradığı iddiasına itibar edilemeyeceği, öte yandan "cinsel amaçlı taciz suçunu" işlediğinden bahisle ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, davacının "cinsel taciz suçunu" işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle hakkında hüküm verildiği dikkate alındığında; davacının dava konusu Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasına konu fiili işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 7. maddesinde, maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirlerinin, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapmasının kurala bağlandığı; bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında ceza verilmesine neden olan "ahlaki zayıflık" fiili için davacının yalnızca savunması alınarak ceza verildiği, usulüne uygun soruşturma açılmadığı, bağımsız ve tarafsız bir soruşturmacı tayin edilmeden yalnızca davacının savunması alınarak, objektiflik ve tarafsızlık ilkesine aykırı işlem tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, idarece bu gerekçeler göz önünde tutularak eksiklikler giderildikten sonra davacı hakkında disiplin cezası verilmesi veya verilmemesi yönünde yeni bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin 6413 sayılı Kanun'da öngörülen usule uygun olarak tesis edildiği, davacının sübut bulan eylemleri için verilen disiplin cezasının mevzuata ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde usul kurallarına, mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ: 6413 sayılı Kanun'un 39. maddesinin üçüncü fıkrasında "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek durumun oluştuğunun disiplin amirleri tarafından tespit edilmesinden itibaren bir yıl ... geçtikten sonra aynı sebeple yüksek disiplin kurulu tarafından ceza verilemez." hükmüne yer verildiği; davacının disiplin cezasına konu eylemlerinin, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek nitelikte olduğunun 5. Zırhlı Tugay Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla tespit edildiği; en geç bu tarih itibarıyla disiplin amirinin söz konusu fiilin mahiyetinden haberdar olduğu, dava konusu disiplin cezasının ise 27/11/2015 tarihinde verildiği dikkate alındığında; disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.<br>Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. <br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "... davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın "...davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihine kadar olan kısmının, dava açma (18/01/2016) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

atama