<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6039 E. , 2023/5794 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6039<br>Karar No : 2023/5794 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …<br> Hukuk Müşaviri Av. …<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : …<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 2017 yılında yapılan Tıpta Uzmanlık sınavı sonucunda yabancı kontenjanından yerleştiği Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan mezun olan davacı tarafından, uzmanlık tescilinin yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 28/03/2022 tarih ve E-21835301-421.01.04 sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:2022/1710 sayılı kararı ile; davacının 2017 yılında ÖSYM tarafından ilan edilen kılavuzdaki açıklama ve kurallar doğrultusunda hareket ettiği, kendisinin hatalı bir beyanı veya yanlış bilgilendirmesinin söz konusu olmadığı, söz konusu kılavuzun sınav takvimine ilişkin hususları haricinde içeriğinin daha çok davalı idarece belirlenmekte ve onaylanmakta olduğu, davalı idare ve ÖSYM Başkanlığı'ndan kaynaklanan bir uygulamadan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, ilgili kılavuzun ait olduğu dönem boyunca yürürlükte kaldığı ve hakkında açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, mevzuat hükümlerinin uzmanlık eğitimi sürecinde davalı idareye ve eğitim alınan üniversiteye önemli görevler yüklediği, davacının uzmanlık eğitimi süreci boyunca anılan kurumlarca kendisine ilişkin hiçbir olumsuz tespitin yapılmadığı, 2017 yılında yayımlanan kılavuz hükümlerinin mevzuata aykırılığı gerekçe gösterilerek uzun bir süre emek harcayarak uzmanlık eğitimini tamamlayan ve bitirme sınavında da başarılı olan davacının uzmanlık belgesinin onaylanmamasının hakkaniyet ve hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının uzmanlık kayıt işlemlerinin yapılmamasına (uzmanlık belgesinin onaylanmamasına) ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; davacının 2017-TUS İlkbahar Dönemi Yerleştirme sonuçlarına göre "Yabancı Uyruklu" yerleştirme türünde Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda uzmanlık eğitimine başladığı, 2017 TUS Başvuru Kılavuzunun yukarıda belirtilen 5.8. kısmının son paragrafında, uyruğundan biri TC olan çift uyruklu adayların ilerde hukuki sorun yaşamamak için diplomaları tescil edilirken esas alınan uyruklarına göre başvuruda bulunmak zorunda olduklarının belirtildiği, davacının da bu kapsamda yabancı uyruklu kontenjanını tercih ettiğinin anlaşıldığı, diğer taraftan uzmanlık eğitiminin sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin E…. sayılı dosyasında önce yürütmenin durdurulmasına, sonrasında ise … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, Mahkeme kararı uyarınca eğitimine devam ederek mezun olduğu göz önüne alındığında, eğitime devam etmesi herhangi bir açık hata veya hileli davranışa dayanmayan davacının uzmanlık belgesinin tescili gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.<br> 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. <br><br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. <br><br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 14/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY:<br>X- Dava, 2017 yılında yapılan Tıpta Uzmanlık sınavı sonucunda çift uyruklu olup yabancı kontenjanından Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na yerleşerek eğitimini tamamlayan davacı tarafından, uzmanlık tescilinin yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E-… sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabati San'atlarının Tarzi İcrasına Dair Kanun'un 1.maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.<br>" hükmü, 8.maddesinde; "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtisas vesikasını haiz olmalıdır." hükmü yer almaktadır.<br> 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin "Uzmanlık eğitimine giriş sınavlarının sonuçları, yerleştirme ve uzmanlık eğitimine başlama" başlıklı 13.maddesinin 1.fıkrasında; "Tıpta uzmanlık eğitimi yapabilmek için tabip ya da tıp dışı meslek mensubu olarak eczacı, kimyager veya veteriner olmak; diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapabilmek için diş tabibi olmak; yan dal uzmanlık eğitimi yapabilmek için yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman olmak şarttır. Uzmanlık öğrencisi adayı çizelgelerde belirtilen uzmanlık dallarında eğitim veren programlara ÖSYM tarafından yerleştirilir." hükmü, aynı maddenin 8.fıkrasında; "ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılır." hükmü, aynı maddenin 9.fıkrasında; "Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir." hükmü, "Yabancı uyrukluların uzmanlık eğitimi" başlıklı 14.maddesinde; "(1) Yabancı uyruklular; a) Kurumlarda yabancı uyruklulara ayrılan kontenjan bulunması, b) Ana dal uzmanlık eğitimi yapmak için Türkiye’deki tıp veya diş hekimliği fakültelerinin birinden mezun olunması veya yabancı ülkelerdeki bu fakültelerin birinden mezun olup YÖK’ten denklik belgesi alınmış olması; yan dal uzmanlık eğitimi yapmak için Türkiye’deki uzmanlık eğitimi veren kurumlardan uzmanlık belgesi alınmış olunması veya 23, 24 ve 25 inci maddeler çerçevesinde Bakanlıkça verilmiş bir denklik belgesine sahip olunması, c) Türkiye’de uzmanlık eğitimi yapmalarına engel hallerinin bulunmaması, ç) Türkiye’de ikametlerine izin verilmiş olması, d) Uzmanlık eğitimi süresince kendilerine burs verileceğini veya Türkiye’deki giderlerinin karşılanacağını belirten bir belgenin sunulması, e) Uzmanlık eğitimine giriş sınavlarında ilgili programa yerleştirilmiş olunması, kaydıyla uzmanlık eğitimine kabul edilir. (2) Yabancı uyruklular ayrıca mesleki konuları izleyebilecek derecede Türkçe bildiklerini ölçmek amacıyla Kurulun belirleyeceği bir kuruluş tarafından yapılan Türkçe dil bilgisi sınavında başarılı olduklarına dair belgeleri, uzmanlık eğitimine başladıkları tarihten itibaren en geç bir yıl içerisinde sunmak zorundadır. Aksi takdirde bu kişilerin uzmanlık öğrenciliği ile ilişikleri kesilir. Türkiye’deki tıp ve diş hekimliği fakültelerinin Türkçe bölümlerinden mezun olanlarda, Türkçe dil bilgisi başarı belgesi aranmaz. (3) Usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası antlaşmalarla yabancı ülkelere ayrılan kontenjanlar hariç olmak üzere, uzmanlık eğitimi yapmak isteyen yabancı uyruklulara, uzmanlık öğrenciliği kontenjanlarının %10’una kadar ilave kontenjan ayrılabilir. (4) Türkiye’de yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimi görmekte iken Türk uyruğuna geçenlerin uzmanlık eğitimi, eğitime başladıkları statüde devam eder." hükmü, "Uzmanlık eğitiminin takibi ve değerlendirilmesi" başlıklı 17.maddesinde; "(1) Eğitim kurumları, program yöneticisi koordinasyonunda yeni başlayan uzmanlık öğrencisine, kuruma adaptasyon için kurumu tanıtıcı bilgiler verir, kanuni sorumlulukları, mesleki gelişimi, iletişim ve deontoloji ile ilgili uyum programları düzenler. (2) Uzmanlık eğitiminin takibi ve değerlendirilmesi Bakanlık tarafından elektronik ağ ortamı kullanılarak kurulan UETS çerçevesinde yapılır..." hükmü yer almaktadır.<br>Yine anılan Yönetmeliğin "Uzmanlık belgelerinin düzenlenmesi ve tescili" başlıklı 22.maddesinde; uzmanlık eğitimini bitirme sınavı sonuçlarının, uzmanlığın tescili için gerekli olan belgelerle birlikte en geç onbeş gün içinde, programın bağlı olduğu kurum yöneticisi tarafından Bakanlığa gönderileceği, uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanların uzmanlık belgelerinin Bakanlıkça düzenlenerek tescil edileceği uzmanlık eğitiminin bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılmadığının tespiti halinde Bakanlıkça tescil işleminin yapılamayacağı, yapılmış ise iptal edileceği; "Uzmanlık yetkisinin kullanılması" başlıklı 27. maddesinde ise; bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanların hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamayacağı belirtilmiştir. <br> Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; tıp veya diş hekimliğinde uzman olabilmek için gereken eğitim ve öğretimini tamamlayarak, tıp bilimi dallarından birinde sanatını uygulama hakkı ve uzmanlık unvanını kullanma yetkisi kazanmış olanların, bu unvan ve yetkisinin kullanılabilmesi için zorunlu olan uzmanlık tescil belgesinin verilmemesi yolunda tesis edilen işlemlerin, ilgililerin uzmanlaştıkları dalda çalışmalarını engelleyeceği görülmektedir.<br> Bu durumda; ilgililerin aldıkları uzmanlık eğitimi uyarınca "uzman unvan ve yetkisini" süresiz olarak kullanması/ kullanamaması sonucunu doğuracak tescil işleminin, bu unvan ve yetkiyle mesleğini icra etmesine/ edememesine neden olacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında olduğu kabulü ile davalı idarenin temyiz isteminin esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
atama