<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1800 E. , 2023/3689 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1800<br>Karar No : 2023/3689 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:... sayılı kararla; davacının, re'sen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediğinin değerlendirilebilmesi için, bulunduğu rütbede kıdeme esas tarihinin geriye çekilmesi sonrasında, emniyet amiri rütbesindeki bekleme süresini 30/12/2012 tarihinde doldurduğu, her ne kadar 2014 yılına ilişkin olarak davacı hakkında verilen "Terfi Etmez" kararının Mahkeme tarafndan iptaline karar verilmiş ise de, bu kararın davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı ve davalı idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılarak bu yönde yeniden işlemin tesis edileceği gibi, davacının 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavından başarısız sayılmasına dair işleme karşı da herhangi bir dava açmadığı, ayrıca FETÖ ile mücadelede olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile davacının rütbesi ve buna bağlı haklarının geri alındığı, buna karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurusunun reddine dair işleme ilişkin ... İdare Mahkemesi'nde açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, tüm bu hususlarla birlikte asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak emniyet hizmetlerinin kendine özgü özellikleri de gözetildiğinde, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesini teminen, halihazırda yürürlükte bulunan Kanunun amir hükmünün verdiği yetkiye istinaden, idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece verilen iptal kararı sonucunda 2014 yılı terfisi hakkında yeni bir karar alınması ve bu yeni kararla ilgili olası dava süreci beklenmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 2018 yılında rütbesinin geri alınmasının 2015 tarihli dava konusu işleme gerekçe olamayacağı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 2013 yılında Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/12/2008 tarihinden geçerli olmak üzere 28/06/2013 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, bir üst rütbeye terfii kapsamında ilk olarak 2014 yılında değerlendirmeye alındığı ve Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından "Terfi Etmez" kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açtığı davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı Danıştay'a yapılan temyiz başvurusu neticesinde Danıştay 5.Dairesi'nin 03/01/2019 tarih ve E:2016/20227, K:2019/46 sayılı kararıyla mahkeme kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal kararı verildiği, davacının 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında ise ''Başarısız" sayıldığı ve bu işlemin iptali istemiyle herhangi bir dava açmadığı ve … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden re'sen emekliye sevkedildiği, bunun üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.<br>Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. <br>Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. <br>3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.<br>Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa'nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. <br> Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.<br> Ayrıca anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir. <br> Olayda da; davacının 2013 yılında Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/06/2008 tarihinden geçerli olmak üzere 28/06/2013 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, bir üst rütbeye terfii kapsamında ilk olarak 2014 yılında değerlendirmeye alındığı ve Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından "Terfi Etmez" kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açtığı davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı Danıştay'a yapılan temyiz başvurusu neticesinde verilecek kararın Mahkemece bekletici mesele yapıldığı, Danıştay 5. Dairesi'nin 03/01/2019 tarih ve E:2016/20227, K:2019/46 sayılı kararıyla mahkeme kararının bozulduğu, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla "...davalı idarece, mevzuat hükümleri uyarınca davacının liyakat yönünden terfiye layık olup olmadığı hususunun değerlendirilerek davacı hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının doğrudan 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece mevzuat hükümleri uyarınca davacının durumunun liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilerek bu konuda ayrıca bir işlem tesis edileceği, bu aşamada davacının parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın bu talebe ilişkin kısmının reddi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hak kaybının ödenmesi talebinin reddine karar verildiği ve anılan kararın Danıştay İkinci Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/16383, K:2022/851 sayılı kararı ile onandığı, yine aynı Dairenin 02/06/2022 tarih ve E:2022/1790, K:2022/3250 sayılı karar düzeltme isteminin reddi kararı ile kesinleştiği, davacının 2015 yılında katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında ise ''Başarısız" sayıldığı ve bu işlemin iptali istemiyle herhangi bir dava açmadığı ve 12/08/2015 tarih ve 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden re'sen emekliye sevkedildiği anlaşılmıştır. <br> Bu durumda, 2014 yılına ilişkin olarak mahkeme kararı gereği davacı hakkında davalı idare tarafından yeniden değerlendirme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hakkında açılan bir davasının bulunup bulunmadığı, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız olmasına ilişkin işlem aleyhine açılmış bir dava bulunmasa bile davalı idare tarafından başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümleri hakkında yapılacak yeni düzenlemeler ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilip edilmediği hususlarının araştırılması gerekirken, bu hususlar araştırılmadan verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
atama