<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/3865 E.  ,  2023/5081 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/3865<br>Karar No : 2023/5081 <br><br>DAVACI : ... <br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ... <br><br>İSTEMİN_ÖZETİ : Davacı tarafından; Türk soylu belgesi verilmesi işlemlerinin Göç İdaresi Başkanlığınca yerine getirileceğine dair İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yürütmelerinin durdurulması istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.<br>Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Dosyanın incelenmesinden; İran uyruklu davacı tarafından Sağlık Bakanlığınca düzenlenen 2022 yılı 4. Dönem İlk Defa ve Yeniden Uzman Hekim Atama Kurası için yapılan başvurunun reddedildiği, ret gerekçesinin öğrenilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Personel Bilgi Sistemi (SABİM) ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılan başvurulara Sağlık Bakanlığınca verilen cevap yazılarında, "2527 sayılı Kanun kapsamında bulunan Türk soylu yabancıların İçişleri Bakanlığınca tutulan nüfus kütüğüne kayıtlı olduklarına dair belge olmadığından" başvurunun reddedildiğinin belirtildiği, CİMER başvurusuna Göç İdaresi Başkanlığınca verilen 20/12/2023 tarihli cevapta ise, ilgili Kanun kapsamında kayıttan önceki (Türk soyluluğuna yönelik) tespit işleminin ne şekilde yapılacağı hususunda teknik ve hukuki bir sorun bulunduğu, bahse konu durumun çözümlenmesi akabinde ilgili kurum tarafından nüfus kayıt işlemlerinin yapılabileceğinin belirtildiği, bunun üzerine davacı tarafından, adına Türk soylu belgesi düzenlenmesi için 03/01/2023 tarihinde İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne yapılan başvurunun, ... tarih ve ... sayılı işlem ile İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında 2527 sayılı Kanun çerçevesindeki iş ve işlemlerin Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı yazısı gereği Göç İdaresi Başkanlığınca yerine getirileceği bildirilmek suretiyle reddedildiği, bakılmakta olan davanın İçişleri Bakanlığının 2527 sayılı Kanun çerçevesindeki iş ve işlemlerin Göç İdaresi Başkanlığınca yerine getirileceğine dair ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, konuya ilişkin diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01/12/2006 tarihli, 2006/19 sayılı, "Türk Soylu Yabancılara Kimlik Verilmesi" konulu Genelgesinde, Türk soylu yabancılara, "Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesi" verilebilmesi için istenilen belgeler arasında "Vatandaşı olduğu Devletin Konsolosluğundan, Türk soylu olduğuna dair aldığı belgenin aslı veya noterden tasdikli olması"nın da sayıldığı, bu düzenlemenin iptali istemiyle Dairemizin E:2019/347 sayılı esasına kayden açılan davada, "2527 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerinde, Türk soylu ifadesinden neyin anlaşılması gerektiği konusunda bir tanıma yer verilmediği gibi Türk soyluluğun tespitine ve belgelendirilmesine ilişkin de herhangi bir düzenleme sevk edilmediği görülmektedir. Bu haliyle, 2527 sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelikte Türk soyluluğun tespiti hususuna yönelik olarak herhangi bir sınırlamaya yer verilmemesine rağmen, davaya konu Genelge hükmü ile Türk soylu yabancılara 'Yabancılara Mahsus Kimlik Belgesi' verilebilmesi için, vatandaşları oldukları Devletin Konsolosluğundan, Türk soylu olduklarına dair belge almaları şartı getirilmek suretiyle Türk soylu olduklarını başka surette ispat edebilme imkanı verilmeden kısıtlayıcı nitelikte kural sevk eden dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle düzenlemenin iptaline karar verildiği, bu karar üzerine İçişleri Bakanlığı Makamının dava konusu ... tarih ve ... sayılı oluru ile yargı yerince verilen iptal kararı sonucu Türk soyluluğun hangi esaslara göre tespit edileceği hususunda bir açıklık bulunmaması nedeniyle işlemlerin yürütülemez hale geldiği belirtilerek Türk soylu belgesinin Göç İdaresi Başkanlığınca verilmesinin uygun görüldüğü; yine İçişleri Bakanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemi ile de Makam oluruna atıfta bulunulmak suretiyle 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye'de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun çerçevesindeki iş ve işlemlerin Göç İdaresi Başkanlığınca yerine getirileceğinin tüm teşkilata duyurulduğu görülmektedir.<br>Bilindiği üzere, yargı kararları gerekçesi ile bir bütündür ve bu nedenle kararların uygulanması aşamasında gerekçesinin de dikkate alınması zorunludur. Bu çerçevede, yukarıda özetlenen Dairemiz kararından da anlaşılacağı üzere, iptal kararıyla, Türk soyluluğun ispatının, yalnızca ilgilinin vatandaşı olduğu Devletin Konsolosluğundan alacağı belge aracılığıyla mümkün bulunduğu yönünde sınırlayıcı düzenleme getirilmesinin hukuka ve normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı olduğu belirtilmiş, bir başka ifadeyle halihazırda belirtilen nitelik ve kapsamda (ilgilinin vatandaşı olduğu Devletin Konsolosluğundan) alınan belgelerin geçersiz bulunduğu yolunda herhangi bir tespit ya da karara yer verilmemiştir. Dolayısıyla, davacının vatandaşı olduğu İran İslam Cumhuriyetinin İstanbul Başkonsolosluğundan, Dairemizin iptal kararından önce aldığı ve dava dilekçesine eklediği ... tarihli ve ... sayılı, Türk soylu olduğu tespitini içeren belgenin, yargı kararıyla hukuka aykırılığının saptanmaması karşısında hukuken geçerli olduğunda kuşku bulunmamaktadır. <br>Uyuşmazlık bu hukuki çerçevede incelendiğinde; uyuşmazlığın temelinin, davacının Türk soylu olduğu tespitini içeren ve hukuken geçerli bulunan İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğunun ... tarihli ve ... sayılı belgesi ile birlikte İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne yaptığı başvurunun, 01/12/2006 tarihli, 2006/19 sayılı, "Türk Soylu Yabancılara Kimlik Verilmesi" konulu Genelgenin iptal edilen (ancak davacı tarafından daha önce yerine getirilmiş bulunan) 1. maddesi dışında kalan ve halen yürürlükte bulunan diğer maddeleri yönünden değerlendirme yapılarak bir işlem tesis edilmesi yerine, 2527 sayılı Kanun çerçevesindeki iş ve işlemlerin Göç İdaresi Başkanlığınca yürütüleceğinden bahisle reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı, bununla birlikte davacı tarafından iptali istenilen işlemlerin idarenin iç işleyişine (başvuruların İçişleri Bakanlığının hangi birim/birimlerince incelenip sonuçlandırılacağına) ilişkin bulunduğu, bu haliyle anılan işlemlerin iptal davasına konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte işlemler olmadığı gibi, iptalinin istenilmesinin uyuşmazlığın giderilmesine de katkı sağlamayacağı, dolayısıyla bakılan uyuşmazlıkta davacının menfaatini ihlal eden ve idari davaya konu edilebilecek olan işlemin, İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemi olduğu anlaşılmasına karşın, davacı tarafından anılan işlemin iptalinin istenilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, davacının menfaatini ihlal eden bireysel işlemin dava konusu edilmesi, bireysel işlemle beraber varsa dayanağı olan düzenleyici işlemin de dava konusu edilmek istenmesi halinde düzenleyici işlemin adı, tarihi ve sayısı ile birlikte hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek ve menfaat bağı kurularak istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1) 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,<br>2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, <br>3) Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 04/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

atama