<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2980 E. , 2023/4943 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/2980<br>Karar No : 2023/4943 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Üniversitesi <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi … Fakültesinde doktor öğretim üyesi kadrosunda görev yapan davacının, 07.05.2018 tarihinden itibaren işe gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin Rektörlüğün … olur tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, aile birliği mazeretini belirterek, noterce düzenlenen 02.05.2018 tarihli istifaname ile 07.05.2018 tarihi itibarıyla görevinden ayrıldığını davalı idareye bildirdiği, isteminin Dekanlık tarafından uygun görülmediği, davacının göreve gelmediğinden bahisle tutanak düzenlendiği; kamu görevlilerinin olağanüstü hal dönemlerinde çekilme istekleri kabul edilmedikçe görevlerini bırakamayacaklarının açık olduğu; davacının olağanüstü hal dönemi içerisinde (16.07.2016- 18.07.2018) istifa bildiriminde bulunduğu, bu isteminin davalı idarece reddedildiği, buna karşın, davacının 7-8-9-10-11-14-15-16-17-18 Mayıs 2018 tarihlerinde görevine gitmediği ve bu hususun tutanaklar ile sabit olduğu; davacının belirtilen tarihlerde görev yerinde bulunmadığının düzenlenen tutanaklarla sabit olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Öğretim üyelerinin, özel kanun niteliğinde olan 2547 sayılı Kanun'a tabi olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uygulanamayacağından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Hukuka aykırı olduğu anlaşılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Dava; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi … Fakültesinde doktor öğretim üyesi kadrosunda görev yapan davacının, 07.05.2018 tarihinden itibaren işe gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin Rektörlüğün … olur tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın ''Yükseköğretim kurumları'' başlığını taşıyan 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anayasa'nın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.<br>Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.<br>Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.<br>İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.<br>İptal kararları geriye yürümez.<br>Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.<br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 01.03.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinde; ''Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." kuralı yer almıştır.<br>Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramıştır. 2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinde; Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezalarının uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olduğu belirtilerek, maddede disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. <br>2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2019 tarih ve 30834 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 10.04.2019 tarih ve E:2017/33, K:2019/20 sayılı kararıyla iptal edilerek, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentleri, 17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7243 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişikliğe uğrayarak, “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davacının görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlem, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tesis edilmiş olması nedeniyle bu kuralın, doktor öğretim üyesi olan davacıya uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesi uyuşmazlığın çözümü için gereklidir.<br>Öğretim elemanlarının atanma usulleri ve süreleri ile yürütecekleri görevlerin nitelikleri 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda, aylık ve özlük hakları 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda düzenlenirken, görevinden çekilme isteğinde bulunma ya da bulunmuş sayılma yönünde açık bir düzenleme yer almamıştır. Öğretim elemanları bakımından, belirli bir süre izinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın devamsızlık gösterme hali disiplin hukuku kapsamında yaptırıma bağlanmıştır.<br>Diğer bir anlatımla; yükseköğretim mevzuatında, öğretim elemanlarının göreve devamsızlık hali için görevden çekilmiş sayılma yönünde bir idari tasarruf öngörmemiştir. Nitekim, disiplin hukuku kapsamında tesis edilen disiplin yaptırımı ile idari bir tasarruf olarak tesis edilen görevden çekilmiş sayılma işleminin tesis edilme süreci ve ilgili açısından yaratacağı hukuki sonuçlar yönünden farklılık arzettiği tartışmasızdır.<br>Yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin suç ve cezaları ve disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı sonrası, 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinde, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6764 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle düzenlenmiştir.<br>Devam eden süreçte; 2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2019 tarih ve 30834 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 10.04.2019 tarih ve E:2017/33, K:2019/20 sayılı kararıyla iptal edilerek, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu kararda; "...öğretim elemanı, memur ve diğer personelden oluşan yükseköğretim kurumları kamu personeline ilişkin disiplin kuralları öngörülürken kanun koyucu tarafından bunlar arasında görevin niteliğinden kaynaklanan ve Anayasa tarafından öngörülen ayrım ve farklılıkların dikkate alınmayarak öğretim elemanları ile memur ve diğer personelin tümüyle aynı kurallara tabi kılınması ve dava konusu ibareler yoluyla öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu kapsamına 657 sayılı Kanun’da sayılan fiillerin tamamının dâhil edilmesi, Anayasa’da bu kişiler için öngörülen güvencelerle örtüşmediği gibi gerek uygulayıcılar gerekse disiplin kurallarının muhatapları yönünden birtakım belirsizliklere de yol açtığından dava konusu kuralların Anayasa’nın 2., 27. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesi yer almıştır. Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sonrası 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentleri, 17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7243 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişikliğe uğrayarak, “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır. <br> Bununla birlikte; Anayasa Mahkemesi'nin 22.01.1990 tarih ve 20410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12.12.1989 tarih ve E:1989/11, K:1989/48 sayılı kararında; ''Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.'' ifadeleri yer almıştır.<br>Olayda; davacının, 07.05.2018 tarihinden itibaren izinsiz olarak 10 iş günü göreve gelmeme fiilinin, Anayasa Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ve E:2017/33, K:2019/20 sayılı kararının, 17.07.2019 tarih ve 30834 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce, işlendiği anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar, 2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş ise de; davacının, davaya konu 07.05.2018 tarihinden itibaren izinsiz olarak 10 iş günü göreve gelmeme fiilinin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği, davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gerektiği açıktır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller'' başlığını taşıyan 125. maddesinde; özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemenin aylıktan kesme cezasını; özürsüz ve kesintisiz 3- 9 gün göreve gelmemenin, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını; özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemenin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında olduğu düzenlenmiştir. 2547 sayılı Kanun'un 17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7243 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinin 3/m bendinde, özürsüz ve kesintisiz 3- 9 gün göreve gelmemek, aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller arasında yer verilmiştir.<br>Bu durumda, 2547 sayılı Kanun'a tabi doktor öğretim üyesi olan davacının, davaya konu 07.05.2018 tarihinden itibaren izinsiz olarak 10 iş günü göreve gelmeme fiilinin, 2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53. maddesinin (b) fıkrasının (1), (2), (3), (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” ibareleri Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmeden işlendiği dikkate alınarak, disiplin hukuku kapsamında fiilin değerlendirilmesi suretiyle, yürütülecek disiplin soruşturması sonucu 2547 sayılı Kanun'un, 6764 sayılı Kanun ile değişik 53. maddesinin, 657 sayılı Kanun'a yaptığı atıf doğrultusunda fiilin sübut bulması durumunda, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde ve Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Öte yandan; işbu yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla işlem tesis edilirken, 2547 sayılı Kanun'un disipline ilişkin varsa lehe hükümlerinin göz önüne alınması suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 19/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>
atama