<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2994 E. , 2023/1536 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2022/2994<br>Karar No : 2023/1536 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Odası<br>VEKİLİ : Av. …<br><br> 2- (DAVALI) : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2017/7296, K:2022/3691 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı alt bendinin, 14. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına İlişkin belge" ibaresinin, 84. maddesinin 2. fıkrasının, 94. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "rödövans" ibaresinin, 17. maddesinin 5. fıkrasının, 18. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "ve arama ruhsat süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresinin, 5. fıkrasında yer alan "arama süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresinin, 6. fıkrasının, 19. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "arama ruhsat süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresi ile 5. fıkrasının, 24. maddesinin 2. fıkrası ile 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Genel Müdürlük; madenin cinsi, rezerv miktarı, tenörü/kalitesi, üretimin yapıldığı bölge, işletme izin alanı gibi kıstasları dikkate alarak minimum yıllık üretim miktarlarını belirleyebilir." ibaresinin, 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendi ile 10. fıkrasının, 55. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının, "EK-22 Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi"nin, 124. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Genel Müdürlük ya da" ibaresi ile 126. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Genel Müdürlük veya" ibaresinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2017/7296, K:2022/3691 sayılı kararıyla;<br>Anayasa'nın 124. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 10. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı alt bendi yönünden;<br>Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasında; ilk müracaat yoluyla hak sağlayan müracaatların ruhsatlandırılması veya ihale yoluyla arama ruhsatı/sertifikası almaya hak sağlayan müracaatların ihale bedelinin yatırılmasına müteakip arama ruhsatının düzenlenebilmesi için müracaat gününden itibaren iki ay içinde talep sahibince tamamlanarak Genel Müdürlüğe verilmesi zorunlu olan belgelerin sayma suretiyle belirtildiği, bu fıkranın (a) bendinde de; gerçek kişilerce tamamlanması ve Genel Müdürlüğe verilmesi zorunlu olan belgelerin sayıldığı, söz konusu bendin dava konusu (7) numaralı alt bendinde ise, gerçek kişiler tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi gereken zorunlu belgeler arasında KEP adresine yer verildiği,<br>25/08/2011 tarih ve 28036 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in, kayıtlı elektronik posta sisteminin hukukî ve teknik yönleri ile işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1525. maddesine dayanılarak hazırlandığı,<br>Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresinin, elektronik iletilerin, gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere kullanımına ilişkin olarak hukukî delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şekli olarak tanımlandığı,<br>15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 53. bölümünün "Elektronik ortamda yürütülecek görevler" başlıklı 781. maddesinin 1. fıkrasında, Genel Müdürlüğün e-imza kullanılması şartıyla görev alanına giren konulara ilişkin talep ve başvuruların kabulünü elektronik ortamda yapabileceği ve hizmetlerini elektronik ortamda sunabileceği, talep ve başvuruları elektronik ortamda sonuçlandırabileceği ve cevaplayabileceği düzenlemesine yer verildiği,<br>4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 781. maddesinin 1. fıkrası hükmü ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne, e-imza kullanılması şartıyla görev alanına giren konulara ilişkin talep ve başvuruların kabulünü elektronik ortamda yapma, hizmetlerini elektronik ortamda sunma, talep ve başvuruları elektronik ortamda sonuçlandırma ve cevaplama yetkisi verildiğinden, gerçek kişiler tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi zorunlu belgeler arasında KEP adresinin de sayılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 14. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına İlişkin belge" ibaresi, 84. maddesinin 2. fıkrası ve 94. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "rödövans" ibaresi yönünden;<br>3213 sayılı Kanun'un 13. maddenin 4. fıkrasında; ruhsat birleştirme, izin alanı değişikliği, ihale, küçük alanların ihalesi, devir talepleri, işletme ruhsatı ve süre uzatımı taleplerinde işletme ruhsat taban bedelinin genel bütçeye yatırıldığına dair belge ve 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge ile müracaat edileceği, I. Grup (a) bendi madenlerde ise büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına gelir kaydedilmek üzere yatırıldığına dair belge ve 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge ile müracaat edileceğinin düzenlendiği,<br>Anılan Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasında, I. Grup (b) bendi ve II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesinin ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verileceği, proje ile birlikte projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine ilişkin belgeler ve genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına işletme ruhsat taban bedelinin yatırıldığına dair belgenin Genel Müdürlüğe verilmesinin zorunlu olduğu, aksi hâlde talebin reddedileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, projedeki teknik eksikliklerin, 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin ve işletme ruhsat bedelinin yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanacağı, eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanlara 20.000-TL idari para cezası uygulanarak sürenin üç ay daha uzatılacağı, bu süre sonunda eksikliklerini tamamlamayanların taleplerinin kabul edilmeyeceği ve yatırılan işletme ruhsat bedelinin iade edileceği, taleplerin uygun görülmesi hâlinde bir ay içinde işletme ruhsatı düzenleneceği hükümlerine yer verildiği,<br>İdarelerin yönetmelik düzenleme yetkisinin yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği,<br>3213 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 4. fıkrası ile 24. maddesinin 2. fıkrasında, 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belgenin hangi durumlarda isteneceği hususunun tek tek sayılmak suretiyle belirtildiği, Kanun'da yer almayan durumların Yönetmelik'te düzenlenmek suretiyle anılan belgenin isteneceği durumların genişletilmesine olanak bulunmadığı,<br>Bu durumda, dava konusu Yönetmelik'in 14. maddesinin 4. fıkrası ile arama ruhsatı başvurusunda bulunanlardan, 84. maddesinin 2. fıkrası ile icra ve iflas yoluyla yapılacak satışlara katılacak gerçek ve tüzel kişilerden, 94. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "rödövans" ibaresi ile rödövansçıdan, 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge istenilmesinin, Kanun'da sayma yoluyla belirlenen durumların genişletilmesi anlamına geldiği, Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler ile Kanun hükümlerinin hedeflediği amacın dışına çıkıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde dayanağı Kanun'a uyarlık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin 5. fıkrası, 18. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "ve arama ruhsat süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresi, 5. fıkrasında yer alan "arama süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresi, 6. fıkrası, 19. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "arama ruhsat süresi sona ermiş ise ruhsat iptal edilir." ibaresi ile 5. fıkrası yönünden;<br>3213 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, madenlerin gruplara göre ruhsatlandırılacağı hüküm altına alınmış olup, arama faaliyetlerine ilişkin kuralların yer aldığı "Arama faaliyeti" başlıklı 17. maddesinde, "Arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yıl ön arama dönemidir. Ön arama süresi sonuna kadar, asgari faaliyetlerin tamamlandığını ve bu faaliyetlere ilişkin yatırım harcamalarını gösteren ön arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur. Bu süre içinde raporun verilmemesi hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir. Genel Müdürlüğe verilen raporların veya yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde eksikliklerin bir ay içinde giderilmesi ruhsat sahibine yazılı olarak bildirilir. Tebliğ tarihinden itibaren eksikliklerin bu sürede tamamlanmaması veya verilen raporların ya da yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde de 20.000 TL idari para cezası verilir. Arama ruhsatı, IV. Grup madenlerde iki yıl, diğer gruplarda bir yıl olmak üzere genel arama dönemine hak sağlar.<br>Genel arama dönemi süresi sonuna kadar maden arama projesinde belirtilen maden kaynağına ilişkin bilgilerin ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını da gösteren genel arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur. Genel arama dönemi sonuna kadar ön arama ve genel arama faaliyet raporları ile yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin Genel Müdürlüğe verilmemesi halinde arama ruhsatı iptal edilir. Genel Müdürlüğe verilen ön arama ve genel arama raporlarının veya yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve eksikliklerin bir ay içinde giderilmesi ruhsat sahibine yazılı olarak bildirilir. Tebliğ tarihinden itibaren eksikliklerin verilen sürede tamamlanmaması veya verilen ön arama ve genel arama faaliyet raporları ile yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması halinde arama ruhsatı iptal edilir. İlgili mevzuat kapsamında diğer kurumların, ruhsat sahibinin gerekli izinlere ilişkin başvurusunu olumsuz sonuçlandırması veya bu izinlerin ruhsat sahibinden kaynaklanan nedenlerle alınamaması halinde arama ruhsatı iptal edilir. Bu fıkradaki yükümlülükleri yerine getirilen arama ruhsatı, IV. Grup madenlerde dört yıl detay arama dönemine hak sağlar. II. Grup (b) bendi, III. ve V. Grup ruhsatlarda ise genel arama dönemi sonuna kadar işletme ruhsat talebinde bulunulmaması halinde ruhsat iptal edilir.<br>Arama dönemlerinin süresinden önce tamamlanması hâlinde dönem sonu beklenmeden sonraki aşamalara geçilebilir.<br>Arama dönemleri ile ilgili proje, arama faaliyet raporları ve diğer belgeler yetkilendirilmiş tüzel kişilerce hazırlanır.<br>Detay arama dönemi sonuna kadar görünür maden kaynağına ilişkin bilgilerin ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını gösteren detay arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur.<br> IV. Grup maden ruhsatlarında detay arama dönemi sonuna kadar Genel Müdürlüğe verilen raporların ve yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması halinde eksikliklerin bir ay içinde giderilmesi ruhsat sahibine yazılı olarak bildirilir. Tebliğ tarihinden itibaren eksikliklerin verilen sürede tamamlanmaması veya verilen raporların ve yatırım harcama kalemlerine ait belgelerin uygun bulunmaması hâlinde ya da arama ruhsat süresi sonuna kadar işletme ruhsat talebinde bulunulmaması durumunda ruhsat iptal edilir." hükmünün yer aldığı,<br>3213 sayılı Kanun'un 17. maddesinin değerlendirilmesinden; II. Grup (b) bendi, III. Grup, IV. Grup madenler ile V. Grup madenlerin arama ruhsatı ile aranacağı, arama ruhsatının düzenlenmesinden sonra ilk bir yılın ön arama dönemi olduğu, arama ruhsatının ön arama döneminden sonra IV. Grup madenlerde iki yıl genel arama dönemine, diğer madenlerde ise bir yıl genel arama dönemine hak sağladığı, genel arama dönemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği IV. Grup arama ruhsatının dört yıl detay arama dönemine hak sağladığı, diğer gruplar yönünden ise de genel arama dönemi sonuna kadar işletme projesi ile işletme ruhsat talebinde bulunulmaması halinde ruhsat süresi dolmuş olan arama ruhsatının iptal edileceğinin anlaşıldığı,<br>Başka bir deyişle; arama ruhsatının II. Grup (b) bendi, III. Grup, V. Grup madenler için bir yıl ön arama dönemine ve ardından bir yıl genel arama dönemine hak sağladığı, IV. Grup madenler için ise, bir yıl ön arama dönemine, iki yıl genel arama dönemine ve dört yıl detay arama dönemine hak sağladığı,<br>Dava konusu düzenlemelerde, anılan dönemler arasında geçiş yapmaya hak sağlayan ruhsat sahalarının Genel Müdürlük internet sayfasında ilan edileceği düzenlenmiş olup, söz konusu geçişler doğrudan Kanun'un açık hükmü gereği kendiliğinden gerçekleşeceğinden, hak sahiplerine ayrıca bir tebligat yapılmasına gerek bulunmadığı,<br>Ayrıca, madenin cinsi dikkate alınarak süresi içinde verilen genel arama faaliyet raporunun veya detay arama faaliyet raporunun davalı idarece uygun bulunmaması halinde ilgilisine verilen süre içinde yine eksikliklerin tamamlanmaması veya arama dönemleri sonuna kadar genel arama faaliyet raporunun veya detay arama faaliyet raporunun Genel Müdürlüğe verilmemesi hallerinde arama ruhsatının iptal edileceğine ilişkin 3213 sayılı Kanun'un 17. maddesi hükmü karşısında, arama ruhsatının hangi koşullarda iptal edileceğini düzenleyen ve dayanak Kanun'a aykırı düzenlemeler içermeyen dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 24. maddesinin 2. fıkrası ile 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Genel Müdürlük; madenin cinsi, rezerv miktarı, tenörü/kalitesi, üretimin yapıldığı bölge, işletme izin alanı gibi kıstasları dikkate alarak minimum yıllık üretim miktarlarını belirleyebilir." ibaresi yönünden;<br>Yönetmelik'in 24. maddesinin 2. fıkrası ile 28. maddesinin 4. fıkrasında, Genel Müdürlüğün; madenin cinsi, rezerv miktarı, tenörü/kalitesi, üretimin yapıldığı bölge, işletme izin alanı gibi kıstasları dikkate alarak minimum yıllık üretim miktarlarını belirleyebileceğinin düzenlendiği,<br>4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini belirleyen 768. maddesinde, "(1) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: <br>a) Tabii kaynaklar ile ilgili araştırma izni, arama ve işletme ruhsatı, işletme izni vermek ve bunlarla ilgili diğer işlemleri yapmak,<br>b) Tabii kaynakların değerlendirilmesine yönelik arama, tesis kurma, işletme ve faydalanma haklarını vermek, gerektiğinde bu hakların devir, intikal, taksir, terk, iptal işlemlerini yapmak, ipotek, istimlak ve diğer takyit edici hakları tesis etmek, bunların sicillerini tutmak ve muhafaza etmek,<br>c) İzin ve ruhsat sahalarındaki faaliyetleri takip etmek, faaliyetleri işletme güvenliği ve işletme projesine uygunluk açısından denetlemek, kaynak ve rezervlerin uluslararası standartlarda raporlanmasını, güvenilir ve etkin proje kabul, takip ve yönetimini sağlamak,<br>..." hükmünün yer aldığı,<br>4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 768. maddesinde, izin ve ruhsat sahalarındaki faaliyetleri takip etmek, faaliyetleri işletme güvenliği ve işletme projesine uygunluk açısından denetlemek, kaynak ve rezervlerin uluslararası standartlarda raporlanmasını, güvenilir ve etkin proje kabul, takip ve yönetimini sağlamak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayıldığından, Genel Müdürlüğün madenin cinsi, rezerv miktarı, tenörü/kalitesi, üretimin yapıldığı bölge, işletme izin alanı gibi kıstasları dikkate alarak minimum yıllık üretim miktarlarını belirleyebileceğine yönelik dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendi yönünden;<br>3213 sayılı Kanun'un "İşletme Faaliyeti" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında, işletme faaliyetinin, projesine ve bu Kanun'un ilgili hükümlerine göre yürütüleceği, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verileceği, bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000-TL idari para cezası verilerek üretim faaliyetinin durdurulacağı, ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulacağı hükümlerinin yer aldığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in "Projeye Uygun Faaliyette Bulunulması" başlıklı 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendinde, açık işletmelerde, ocağın genelinde heyelan tehdidinin olması, ters şev oluşması veya askıda malzeme olması gibi tehlikeli hallerde bu alandaki/ocaktaki projeye aykırı tehlikeli durum giderilinceye kadar hazırlık faaliyetleri dışındaki üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulacağı, faaliyetlerin projeye uygun hale getirilmesi yönündeki hazırlık çalışmaları ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınması esnasında zorunlu olarak üretilen madenin sevkiyatına izin verilmeyeceği, ancak, madenin özelliği, sahanın topografik, coğrafik konumu ve benzeri hususlar dikkate alınarak sevkiyata hangi şartlarda izin verilebileceğine Genel Müdürlükçe karar verileceği hükümlerine yer verildiği,<br>3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinin değerlendirilmesinden, işletme faaliyetlerinin, projesine ve bu Kanun'a göre yürütülmesinin zorunlu olduğu, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi durumunda, doğrudan üretim faaliyetinin durdurulması söz konusu değil iken, projeye aykırı faaliyetin aynı zamanda işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi halinde, madencilik faaliyetini yürüten maden işçilerinin can güvenliği ve maden işletmesinin çevre açısından arzettiği önem dikkate alınarak, tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulması gerektiğinin anlaşıldığı,<br>3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinde, projeye aykırı faaliyetin aynı zamanda işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi durumunda, doğrudan faaliyetin durdurulması konusunda bir istisna bulunmamaktayken, Kanun maddesinin amaç ve kapsamına aykırı olarak dava konusu Yönetmelik'in 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendinde, projeye aykırı tehlikeli durum giderilinceye kadar hazırlık faaliyetleri dışındaki üretim faaliyetlerinin durdurulacağı belirtilmek suretiyle Kanun hükmünün kapsamının daraltıldığı,<br>Nitekim, dava konusu Yönetmelik'in "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (jj) alt bendinde yer alan "Maden işletme faaliyetleri: Üretime yönelik hazırlık çalışmaları ve üretim yapılması için gerekli faaliyetleri," tanımı ile (mm) alt bendinde yer alan "Madencilik faaliyetleri: Madenlerin aranması, üretime yönelik hazırlık çalışmaları, üretilmesi, sevkiyatı, cevher hazırlama ve zenginleştirme, atıkların bertarafı, ruhsat sahasındaki stoklama/depolama işlemleri, maden işletmelerinin kapatılması ve çevre ile uyumlu hale getirilmesi ile ilgili tüm faaliyetler ve bu faaliyetlere yönelik tesislerin yapılmasını," tanımı dikkate alındığında, davalı idarenin, faaliyetlerin işletme güvenliğinin sağlamasına yönelik olduğu savunmasına itibar edilmediği,<br>Öte yandan, faaliyetlerin projeye uygun hale getirilmesi yönündeki hazırlık çalışmaları ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınması esnasında zorunlu olarak üretilen madenin sevkiyatına izin verilmeyeceği, ancak, madenin özelliği, sahanın topografik, coğrafik konumu ve benzeri hususlar dikkate alınarak sevkiyata hangi şartlarda izin verilebileceğine Genel Müdürlükçe karar verileceği kuralı yönünden de, sevkiyata ancak işletme güvenliğinin sağlanması kapsamında, tehlikeli durumun giderilmesine yönelik çalışmalar kapsamında izin verilebileceği, bu tedbirler kapsamında olmayan sevkiyatın ise hiçbir durumda mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,<br>Bu durumda, dava konusu Yönetmelik'in 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendi ile projeye aykırı tehlikeli durum giderilinceye kadar hazırlık faaliyetleri dışındaki üretim faaliyetlerinin durdurulacağı belirtilmek suretiyle Kanun'un aşan bir hüküm getirildiği; Kanun'da doğrudan faaliyetin durdurulması konusunda bir istisna bulunmamaktayken, Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler ile Kanun hükmünün hedeflediği amacın dışına çıkıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede dayanağı Kanun'a uyarlık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 35. maddesinin 10. fıkrası yönünden;<br>Yönetmelik'in "Projeye Uygun Faaliyette Bulunulması" başlıklı 35. maddesinin 10. fıkrasında, "İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun ve bu faaliyetlere bağlı olarak oluşan tehlikeli durumun, çevredeki yerleşim yerleri açısından da tehlike oluşturması halinde, söz konusu tehlikeli durumun giderilmesi için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir. Verilen süre içerisinde gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince idari para cezası uygulanır. Tehlikeli durumun devam ettiği ve ruhsat sahibi tarafından da gerekli tedbirlerin alınamayacağının beyan edilmesi ve/veya bu durumun Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde valilik tarafından gerekli tedbirler alınıncaya kadar ruhsat sahibinin sorumluluğu devam eder ve masraflar 6183 sayılı Kanuna göre ruhsat sahibinden tahsil edilir." hükmünün yer aldığı,<br>3213 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, işletme faaliyetlerinin, projesine ve bu Kanun'a göre yürütülmesinin zorunlu olduğu, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun ve projeye aykırı faaliyetin aynı zamanda işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi halinde, madencilik faaliyetini yürüten maden işçilerinin can güvenliği ve maden işletmesinin çevre açısından arzettiği önem dikkate alınarak, tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulması gerektiği,<br>Dava konusu düzenleme ile 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca faaliyetin durdurulmasından sonra tehlikeli durumun giderilmesi için alınması gerekli tedbirler yönünden ruhsat sahibine sorumluluk yüklenmekte olup, dava konusu düzenlemede dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 55. maddesinin 5. ve 6. fıkraları yönünden;<br>3213 sayılı Kanun'un "Madenler" başlıklı 2. maddesinde, yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü maddenin bu Kanun'a göre maden olduğunun belirtildiği,<br>Yönetmelik'in 55. maddesinin 5. fıkrasında, "Madencilik faaliyetine yönelik olmayan yol, demiryolu, hava limanı, liman, tünel, toplu konut yapılacak alanlar, kanal, baraj, gölet gibi yapıların gerçekleştirilmesi ile yapı ve inşaat alanı için kazı faaliyetlerinin yapılması esnasında zorunlu olarak çıkarılan hafriyat malzemesi, mülk sahibi veya mülk sahibinden izin alınarak faaliyet sahibi tarafından 18/3/2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilebilir." hükmünün yer aldığı,<br>Yönetmelik'in 55. maddesinin 6. fıkrasında ise, "Yol, demiryolu, hava limanı, liman, kanal, tünel, toplu konut ve benzeri inşaat çalışmaları ile baraj ve göletlerin su rezervuar alanlarından zorunlu olarak çıkarılan yapı ve inşaat malzemesi veya hafriyat malzemesinin, bu projeler kapsamında değerlendirilmesi ve ticarete konu edilmemesi kaydıyla ruhsat veya hammadde üretim izni alınması gerekmeksizin kullanılabilir. Ancak, söz konusu yapı ve inşaat çalışmalarından arta kalan yapı ve inşaat malzemesi veya hafriyat malzemesinin ticarete konu edilmek istenmesi halinde ise bu malzeme proje sahibi tarafından büyükşehir olan illerde valiliğe, diğer illerde il özel idaresine devredilir. Üretilen malzemenin izin alınmadan ticarete konu edilmesi halinde Kanunun 12 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. Bu fıkra kapsamında çıkarılan malzemenin kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan başka bir proje kapsamında değerlendirilmesinin istenilmesi durumunda valilik tarafından izin verilebilir." hükmüne yer verildiği,<br>18/03/2014 tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin, hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atıklarının çevreye zarar vermeyecek şekilde öncelikle kaynakta azaltılması, toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik ve idari hususlar ile uyulması gereken genel kuralları düzenlemek amacıyla hazırlandığı; kaynakları ve bileşenleri Yönetmelik'in 1 numaralı ekinde detaylı olarak belirtilen beşeri faaliyetler ve doğal afetler sonrasında meydana gelen hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atıklarının, üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici olarak biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesine ilişkin esasları kapsadığı,<br>Dava konusu düzenlemeler ile madencilik faaliyetlerine yönelik olmayan inşaat öncesinde arazinin hazırlanması aşamasında yapılan kazı ve benzeri faaliyetler sonucunda oluşan hafriyat toprağı ile konut, bina, köprü, yol ve benzeri alt ve üst yapıların yapımı esnasında ortaya çıkan inşaat atıklarının 3213 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen ekonomik ve ticari değeri bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapılarak bunların nasıl ve kimler tarafından hangi koşullarda değerlendirileceğine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup, dava konusu düzenlemelerde dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in ekinde yer alan "EK-22 Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi" yönünden;<br>Yönetmelik'in 124. maddesinde, maden mühendisinin daimi nezaretçi olarak atanabilmesi için Genel Müdürlüğe yapılacak başvuru yönünden gerekli belgeler sayılmış olup, maddenin 1. fıkrasının (f) bendinde, oda sicil belgesi veya oda üye kimlik kartının bu belgeler arasında gösterildiği,<br>3213 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, oda sicil belgesinin, mühendislerin odaya üyeliklerinin devam ettiğine dair yılda bir kez alınan belgeyi ifade ettiğinin düzenlendiği,<br>02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Ana Yönetmelik; kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odalarının işlev, işleyiş ve amaçlarını, üyelerinin, organlarının görev ve yetkilerini kapsar."; "Üyelik ile İlgili Temel Hükümler" başlıklı 109. maddesinde, "Üyelik için aşağıdaki hükümler geçerlidir:<br>a) Türkiye'deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar..." hükümlerinin yer aldığı,<br>TMMOB Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, Türkiye’de maden mühendisliği mesleğinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, maden mühendisleri veya maden yüksek mühendislerinin, Odaya üye olmak ve Oda kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorunda olduklarının belirtildiği,<br>Bu durumda, oda sicil belgesinin mühendislerin odaya üyeliklerinin devam ettiğine dair yılda bir kez alınan belge olması ve oda kimlik belgesini de her yıl onaylatma yükümlülüğünün bulunması karşısında, dava konusu "EK-22 Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi"nde Maden Mühendisleri Odası vizesine yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenlemeden bahsedilmesine olanak bulunmadığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 124. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Genel Müdürlük ya da" ibaresi ile 126. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Genel Müdürlük veya" ibaresi yönünden;<br>3213 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesine 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile daimi nezaretçi tanımının eklendiği ve daimi nezaretçinin; işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisi olarak tanımlandığı,<br>3213 sayılı Kanun'un "Daimi nezaret ve teknik eleman" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, "Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur. Daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmünün yer aldığı,<br>Yönetmelik'in 124. maddesinin 1. fıkrasında, maden mühendisinin daimi nezaretçi olarak atanabilmesi için Genel Müdürlüğe verilmesi gerekli belgelerin sayıldığı, söz konusu fıkranın (e) bendinde ise, Genel Müdürlük ya da Genel Müdürlük tarafından yetki verilen kamu kurumu, üniversiteler, meslek odası, dernek veya vakıflar tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında alınan daimi nezaretçi sertifikasına yer verildiği,<br> Yönetmelik'in 126. maddesinin 1. fıkrasında, Genel Müdürlük veya Genel Müdürlük tarafından yetki verilen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, meslek odası, dernek veya vakıflar tarafından daimi nezaretçi eğitim programı hazırlanacağı ve yürütüleceği kuralının yer aldığı,<br>3213 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca, daimi nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği açık olup, dava konusu düzenlemeler ile daimi nezaretçinin eğitimi ile ilgili usul ve esasların düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle,<br>21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına İlişkin belge" ibaresinin, 84. maddesinin 2. fıkrasının, 94. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "rödövans" ibaresinin ve 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendinin iptaline, dava konusu diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, gerek Tebligat Kanunu'nda gerekse Maden Kanunu'nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yapılacak tebligatların veya Bakanlığa yapılacak bildirimlerin kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden yapılacağına ilişkin bir zorunluluk bulunmadığı, bir sonraki arama dönemine geçmeye hak kazananlara yazılı bildirim yapılması gerektiği, bunların Genel Müdürlük internet sayfasında ilan edileceği kuralının Anayasa'nın 40. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun 1. maddesine aykırı olduğu, faaliyet raporundaki eksikliklerin verilen süre içinde giderilmemesi halinde, ruhsat süresi sona ermişse ruhsatın iptal edileceğine ilişkin düzenlemelerin 3213 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, Kanun'a göre arama ruhsat süresi sonuna kadar işletme ruhsatı talebinde bulunulmuş olması halinde ruhsatın iptal edilmemesi gerektiği, Anayasa'nın 168. maddesinde, madenlerde Devletçe yapılacak gözetim, denetim ve müeyyidelere ilişkin usul ve esasların kanun ile düzenleneceğinin belirtildiği, bu nedenle, Genel Müdürlüğün işletme projesindeki minimum yıllık üretim miktarını belirleyebileceğine ilişkin kuralın kanun ile düzenlenmesi gerektiği, 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinde, işletme projesine aykırı faaliyette bulunma nedeniyle oluşacak tehlikeli durumlarda, ruhsat sahibine süre verileceği, süre sonunda tehlikenin giderilmemesi durumunda ise, ruhsat sahibine idari para cezası uygulanacağı ve faaliyetin durdurulacağının öngörüldüğü, dava konusu Yönetmelik'te ise faaliyetin durdurulacağına ilişkin bir kurala yer verilmediği, bu nedenle düzenlemenin Kanun'a aykırı olduğu, 3213 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, madenlerin ne şekilde aranıp üretileceği hususunun bu Kanun'a tabi olduğunun belirtildiği, aynı Kanun'un 5. maddesinde de, madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun belirtildiği, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, bazı madenlerin 3213 sayılı Kanun'un kapsamı dışına çıkarıldığı ve özel mülkiyete konu edildiği, mülga Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin ekinde yer alan belgede Oda vizesinin de arandığı, bu sayede Odalarınca daimi nezaretçi olarak atanacak olan maden mühendisinin kısıtlılığının bulunup bulunmadığının araştırıldığı ve kısıtlılığı bulunanlara vize verilmediği, dava konusu Yönetmelik'in ekinde yer alan atama talep belgesinde ise Oda vizesine yer verilmediği, bu düzenleme ile kısıtlılığı bulunan maden mühendislerinin daimi nezaretçi olarak atanmasının önünün açıldığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerinin 3154 sayılı Kanun'da sayıldığı, Kanun'da daimi nezaretçi eğitimlerinin verilmesi konusunda Genel Müdürlüğe verilen bir yetkinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>Davalı idare tarafından, 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge ifadesinin 3213 sayılı Kanun'da düzenlendiği, ayrıntılarına da dava konusu Yönetmelik'te yer verildiği, 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinde, işletme projesine aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulacağının belirtildiği, dava konusu Yönetmelik'in 35. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendinde de, Kanun hükmüne uygun olarak hazırlık faaliyetleri dışındaki üretim faaliyetlerinin durdurulacağının düzenlendiği, üretim faaliyetleri ile üretime yönelik hazırlık faaliyetlerinin aynı anlama gelmediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br>Üye Ali Ürker'in, dava konusu Yönetmelik'in ekinde yer alan "EK-22 Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi", 124. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Genel Müdürlük ya da" ibaresi ve 126. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Genel Müdürlük veya" ibaresi dışındaki dava konusu düzenlemelerin davacı Odanın menfaatini etkilemediği, bu nedenle söz konusu düzenlemeler yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Odanın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu düzenlemelerin iptali, kısmen davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 02/06/2022 tarih ve E:2017/7296, K:2022/3691 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 04/07/2023 tarihinde, Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı alt bendi yönünden oyçokluğu, dava konusu diğer kısımları yönünden oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY<br>X- Dava konusu Yönetmelik'in 11. maddesinde, "(1) İlk müracaat yoluyla hak sağlayan müracaatların ruhsatlandırılması veya ihale yoluyla arama ruhsatı/sertifikası almaya hak sağlayan müracaatların ihale bedelinin yatırılmasına müteakip arama ruhsatının düzenlenebilmesi için müracaat gününden itibaren iki ay içinde talep sahibinin aşağıdaki belgeleri tamamlayarak Genel Müdürlüğe vermesi zorunludur.<br>a) Gerçek kişiler;<br>1) T.C. kimlik numarası beyanı,<br>2) Onaylı imza beyanı,<br>3) Ruhsat bedelinin yatırıldığına dair belge,<br>4) Ek-7’de yer alan ön inceleme raporu,<br>5) Ek-8’de yer alan maden arama projesi,<br>6) Mali yeterlilik belgeleri,<br>7) KEP adresi.<br>..." hükmüne yer verilmiştir.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise, "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur." hükmü yer almıştır.<br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı altı bendi ile arama ruhsatı başvurusunda bulunan gerçek kişiler tarafından KEP (kayıtlı elektronik posta) adresinin de Genel Müdürlüğe bildirilmesi istenilmiştir.<br>İşlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri incelendiğinde, tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye elektronik yolla tebligat yapılabileceği; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>Görüldüğü üzere, elektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğu getirilen gerçek ve tüzel kişiler sayma yoluyla belirtilmiş ve bunlar dışındaki kişilere kayıtlı elektronik posta adresi edinme zorunluluğu getirilmemiştir.<br>Bu durumda, 3213 sayılı Kanun ile 7201 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılacak tebligatların ve Bakanlığa yapılacak bildirimlerin kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden iletilmesini arama ruhsatı başvurusunda bulunan gerçek kişiler açısından zorunlu kılan hüküm bulunmadığı halde, dava konusu Yönetmelik hükmü ile tebligatların kayıtlı elektronik posta yoluyla yapılmasının zorunlu hale getirildiği görüldüğünden, Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı altı bendinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının dava konusu Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (7) numaralı altı bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.</font></p></body></html>
atama