<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1182 E. , 2023/2759 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1182<br>Karar No : 2023/2759 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Karabük İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2017 tarih ve E:2016/30253, K:2017/9748 sayılı bozma kararına uyularak, … tarih ve … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 190 personelin 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55.maddesinin 19. fıkrası kapsamında emekliye sevk edildiği, davacının Emniyet Amirliği rütbesine 30/12/2012 tarihinde terfi ettiği, terfi tarihinden sonra yargı kararlarının uygulanması amacı ile bulunduğu rütbedeki kıdeminin düzeltilerek 30/12/2008 tarihinden geçerli olmak üzere belirlendiği, ardından 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda, davacının terfi durumu görüşülerek terfi etmez kararı verildiği, 2015 yılında ise, davacının girdiği terfi sınavında başarısız olarak bir üst rütbeye terfi edemediği, emniyet amirliği rütbesinde zorunlu bekleme süresi olan dört yıl sonrasında davacının bir üst rütbeye terfisinin yapılmadığı ve bulunduğu rütbeye terfi ettiği 30/12/2008 tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca rütbe tenzili veya disiplin cezası niteliğinde olmayan emekliye sevk işleminin, kariyer ve liyakat ilkeleri dikkate alınarak rütbe terfisi yapılan eşitler arasından, Kanun'da yapılan değişiklik sonucu azami rütbeli personel sayısının üstünde yer alan personelin belirlenmesine yönelik olduğu, işlem bu yönüyle dikkate alındığında, eşitler arasında yapılacak seçimde personelin geçmiş başarıları, sicili, performans değerlendirme notları, başarı belgeleri, görevini yerine getiremediği veya yetersizliği gibi kriterlerin herhangi bir anlam ifade etmediğinin görüldüğü, davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri ve Kanunun öngördüğü hükümler doğrultusunda, personelin bir kısmının emekliye sevkedilmesi konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2014 yılı terfi etmez işlemlerinin dayanağını oluşturan kadro iptallerine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Danıştay tarafından iptal edildiği, 2015 yılı terfi kuruluna girebilmek için yapılan sınavlara ilişkin yönetmeliğin de yürütmesinin durdurulduğu, dolayısıyla 2015 yılı itibariyle geriye dönük beş yıl içinde terfi etmeme durumunun ortadan kalktığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Karabük İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, (A) grubu polis amiri sayılmak istemiyle açtığı davada verilen iptal kararının kesinleşmesi neticesinde, 30/12/2008 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirildiği tarihin geriye çekilmesi sonucunda bir üst rütbe olan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde kıdemine esas tarihin 30/12/2012 olarak belirlendiği, durumunun 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşüldüğü, 2012, 2013 ve 2014 yılları için değerlendirilmeye alınan davacı hakkında yeniden "terfi etmez" kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları için her yıla ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesi hususunda yeniden karar verilmesi gerektiği belirtilerek, dava konusu işlemin iptaline, parasal ve özlük haklarına ilişkin istem bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile, davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış; ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.<br>Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. <br>Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. <br>3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.<br>Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; Yasa'nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. <br>Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.<br>Anılan düzenlemede yer alan "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir. <br> 2014 Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından yargı kararı gereği değerlendirilmeye alınan davacı hakkında 2012, 2013 ve 2014 yılları için ayrı ayrı "terfi etmez" kararı verildiği, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin ele alınarak 2012, 2013 ve 2014 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği görüldüğünden, davalı idare tarafından yargı kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak davacının yeniden değerlendirilip değerlendirilmediği, terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.<br> Ayrıca 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, aynı gerekçelerle anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalkmış olduğundan, davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının araştırılması gerekmekte olup bu hususlar araştırılmadan verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br>Bu durumda; davacının re'sen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediği hususunun değerlendirilebilmesi için, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin hukuki durumlar yönünden araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddine ilişkin verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
atama