<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/1531 E.  ,  2023/3891 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1531<br>Karar No : 2023/3891<br><br>DAVACILAR : 1. … 2. … <br> 3. … 4. … <br> 5. … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1. …<br>VEKİLİ : …Genel Müdürü …<br><br> 2. …Kurulu Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>DAVANIN KONUSU :<br> Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 30.12.2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29.12.2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> 2809 sayılı Kanun'un ek 30 maddesinin Anayasa'ya ve 2547 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, kanunla kurulması gereken yeni enstitünün Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulmasının yetki gasbı olduğu, işlemin hizmet gereklerinden uzak olduğu, objektif ölçütlere göre alınmış usulüne uygun bir kurul kararı bulunmadığı, Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun 07.07.2021 tarihli toplantı tutanağı ve eki muhalefet şerhi bulunduğu, konuya ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünün görüşü dikkate alındığında, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulması ihtiyacının bulunmadığı, plansız bir şekilde hizmet gerekleri gözetilmeden, takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığı, yürütülen projelerin paydaşlarıyla görüşülmeden başlatılan enstitü kurma çabasının üniversitedeki araştırmalara geri dönülmez zararlar vereceği; kamu yararından ziyade şahsi tercihlerle oluşturulacak yeni kadroların tesisine zemin oluşturma amacının taşındığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu öne sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI :<br>Usul bakımından; davanın süre aşımı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas bakımından; Üniversite Senatosunun 07.07.2021 tarihli toplantısında enstitünün kurulmasının müzakere edildiği, Rektörlükçe Yükseköğretim Kuruluna sunulan teklifin, Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi uyarınca uygun bularak, Cumhurbaşkanlığı Makamına arz edildiği, veri alanında katkı sağlanması amacının bulunduğu, 2547 sayılı Kanun'un 5/f maddesindeki kanun ile kurulma usulünün üniversitelerin tüzel kişilik kazanması ile ilgili olduğu, dava konusu işlemin 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesine dayandığı ve sonradan ortaya çıkan ihtiyacın karşılanmasına yönelik olduğu; kadrolaşma, mevcut yapıyı bozma iddialarının ortak akla aykırı olduğu savulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulması yönündeki teklifin, üniversitenin yetkili akademik karar organı olan üniversite senatosu tarafından, değerlendirmeler yapılması için akademik birimlerden görüş alınmasına karar verilmesine karşın, akademik birimlerden bu yönde görüş alınmadan, bu yöndeki Senato kararından vazgeçilmesine dayanak teşkil edecek bilgi ve belgeler ortaya konulmadan, Senato tarafından konunun akademik ve teknik anlamda değerlendirilmesi beklenilmeden, yürütülen projeler hakkında karar verilmeden Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu bakımdan; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilmesini sağlayacak süreç tamamlanmadan, tesis edilen dava konusu kararın, Anayasa'nın 130. maddesinde amir olarak kurala bağlanan bilimsel özerklik ilkesine, 2547 sayılı Kanun'un 7/d, 13, 14 maddelerine, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; Boğaziçi Üniversitesinde görev yapan beş öğretim üyesi tarafından, 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 29/12/2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle Cumhurbaşkanlığı ve YÖK Başkanlığına karşı açılmıştır.<br>I- Davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığı yönündeki iddialar incelendiğinde;<br>İptal davalarındaki sübjektif ehliyet koşulu; doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir husustur. Dolayısıyla, kişisel menfaat ihlali kavramının, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.<br>Bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının menfaat ilgisini kurdukları idari tasarrufları, iptal davası yoluyla idari yargı önüne getirmelerinin, idarenin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin sağlanmasıyla "Hukuk Devleti"nin gerçekleştirilmesine hizmet edeceği; soruna bu açıdan bakıldığında, idari yargıya özgü bir dava türü olan "iptal davası"nı açan gerçek veya tüzel kişilerin, dava açmakla ulaşmak istediği amaç bakımından klasik anlamda "davacı"dan farklı olduğu tartışmasızdır.<br>Davaya konu düzenlemenin; Boğaziçi Üniversitesinde Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına kurulmasına ilişkin olduğu ve davacıların Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri olduğu hususu ile iptal davalarında ön koşul olan menfaat ilişkisinin, iptal davasının içtihat ve doktrinde kabul gören hukukun üstünlüğünün sağlanması yoluyla idarenin hukuka bağlılığının ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesi amacına hizmet edecek şekilde yorumlanması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacıların; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada, kişisel ve güncel menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Sonuç itibariyle; davalı idarelerin, davacıların dava açma ehliyeti olmadığı ve 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kararın iptali için 25.02.2022 tarihinde açılan işbu dava yasal süresinde olduğu halde süresinde açılmadığı yolundaki iddialarına itibar edilmeyerek işin esasına geçilmiştir. <br>II- Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanağı olan 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun Ek 30. maddesinin Anayasa'ya uygunluk yönünden değerlendirilmesi:<br> 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddesinin 1. Fıkrasında, "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa;<br>a) İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslını, ... dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine gönderir..." hükmü getirilmiştir.<br>2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun Ek 30. maddesinde, "Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya, bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir..." hükmüne yer verilmiştir.<br>1- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesinin (d) bendinde "Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur." şeklinde tanımlanmış; 2809 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde de "Üniversite; fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve benzeri birimlerden oluşur." hükmü getirilmiştir.<br>Anayasa'nın yükseköğretim kurumlarını düzenleyen 130. maddesinde, "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. <br>...<br>Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.<br>...<br>Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne surette olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.<br>...<br>Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, ... kanunla düzenlenir.<br>..." hükmü yer almaktadır.<br> Yukarıda yer verilen hükümlerde ve Anayasa Mahkemesinin 29/06/1992 tarih ve E:1991/21, K:1992/42 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; üniversitelerin yasayla kurulması herhangi bir ayrıksılığa yer vermeyen kesin ve buyurucu nitelikte bir Anayasa kuralıdır. Üniversiteler fakülte, yüksekokul, enstitü ve buna benzer birimleriyle bir bütün oluşturduklarına göre "kanunla kurulma" ilkesinin bahsi geçen birimleri de kapsadığı kuşkusuzdur. Anılan birimlerden bir veya birkaçının ortaya çıkan gereksinimlere göre sonradan kurulmalarının 130. maddenin 1., 2. ve 3. fıkralarında ifadesini bulan ilkeye ayrıklık oluşturması mümkün olmayacaktır. O halde; "yasayla kurulma" ilkesi bütün durumlar için öngörülmüştür.<br>Nitekim;<br>a- 2547 sayılı Kanun'un, "Ana ilkeler” başlıklı 5. maddesinin (f) bendinde "Üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokullar, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde kanunla kurulur." hükmüyle, bu hususta herhangi bir şüpheye yer bırakılmamıştır.<br>b- 2547 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (d) bendinin (2). fıkrasıyla "Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak" Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.<br>Üniversiteler, fakülteler, enstitüler ve yüksekokulların ancak bir yasa ile kurulabileceği; kuruluşla ilgili idari makamın Yükseköğretim Kurulu, bu konudaki kararının sunulacağı makamın ise Milli Eğitim Bakanlığı olduğu, adı geçen Bakanlığın TBMM ile Yükseköğretim Kurulu arasında bir köprü işlevi gördüğü ve sonuçta da yasal düzenlemeye gidileceği açık olup; 7. maddedeki "Milli Eğitim Bakanlığına sunmak” ifadesini bu çerçevede değerlendirmek gerektiği, 2880 sayılı Kanun'un T.B.M.M.deki müzakarelerinde dönemin Milli Eğitim Bakanınca açıkça ifade edilmiştir.<br> c- Ek 30. maddesini incelediğimiz 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun "Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, bir üniversitede bulunabilecek; fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, meslek yüksekokulları, araştırma ve uygulama merkezleri sayılmış; ikinci fıkrasında, "Bu maddede belirtilen fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezlerinin alt birimlerinin, anabilim dalı, anasanat dalı ve diğer ünitelerin teşkili, birleştirilmesi, kaldırılması ve işleyişi 2547 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir."; üçüncü fıkrasında, "Bilim dalı ve sanat dalı kurulması ve kaldırılmasıyla ilgili düzenlemeler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun esaslarına uygun olarak ve Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak, üniversitelerin senatoları tarafından yapılır." hükmü getirilmiş olup; bu hükümler, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde;<br>~Üniversiteler ve bünyesinde yer alan; fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, meslek yüksekokulları, araştırma ve uygulama merkezlerinin kurulması, birleştirilmesi yada kapatılması durumlarında; önce Yükseköğretim Kurulunca karar alınarak, MEB'e sunulacak ve MEB girişimiyle bu konuda Yasama Yerince çıkarılacak Yasa ile işlem tamamlanmış olacaktır,<br> ~Yukarıda belirtildiği gibi Yasa ile kurulmuş, birleştirilmiş yada kaldırılmış; üniversiteler, fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, meslek yüksekokulları, araştırma ve uygulama merkezlerinin alt birimlerinin, anabilim dalı, anasanat dalı ve diğer ünitelerin kuruluş, <br>birleştirme ve kapatılmaları için bir Yasa'ya gerek olmayıp; doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine Yükseköğretim Kurulunca karar verilmesi yeterli olacaktır.<br>~Bilim dalı ve sanat dalı kurulması ve kaldırılmasıyla ilgili düzenlemeler ise; Yükseköğretim Kurulunun kararına gerek olmadan olumlu görüşü yeterli görülerek üniversitelerin senatolarına bırakılmıştır.<br> Bu düzenlemeler çerçevesinde; gerek 28/03/1983 tarih ve 2809 sayılı Kanunla, gerekse sonrasında çıkarılan ve bu Kanun'un kimi maddelerinde değişiklikler yapan (18/06/1987 tarih ve 3389 sayılı ve 03/07/1992 tarih ve 3837 sayılı Kanunlar gibi) Kanunlarla yeni fakülte, yüksekokullar veya enstitüler kurulması, adlarının değiştirilmesi veya birbirleriyle birleştirilmesi ya da bağlantılarının değiştirilmesi yoluna gidilmiştir.<br>Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; fakülte, enstitü ve yüksekokullar; üniversitelerin temel ögeleri olduklarına ve üniversiteler bu birimlerle bir bütün oluşturduklarına göre bu birimlerin de, üniversiteler gibi yasayla kurulmaları, bu birimlerle ilgili birleştirmelerin, kapatmaların, bağlantı ve isim değişikliklerinin yasayla yapılması gereği; Anayasanın 130. maddesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğundan, 2809 sayılı Kanun'un Ek 30. maddesindeki düzenlemenin Anayasa'nın 130. maddesine uygun düşmediği sonucuna varılmıştır.<br>2- Anayasa'nın 7. maddesinde "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez." kuralı getirilmiştir.<br>Anayasa'nın yasama yerine bıraktığı alanların yasayla düzenlenmesi, söz konusu kuralın zorunlu sonucudur. Anayasa Mahkemesinin 06/07/1993 tarih ve E:1993/5, K:1993/25 sayılı kararında şu değerlendirmelere yer verilmiştir: <br>"...Anayasa'nın 7. maddesi karşısında, Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez."<br>Anayasa'nın 130. maddesi, üniversiteleri ve buna bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul gibi birimleri kurmak yetkisini, herhangi bir ayrıksı durum gözetmeden yasama organına vermiş olduğuna göre; bu yetkinin Cumhurbaşkanına devrini öngören düzenleme, Anayasa'nın 7. maddesi ile Anayasa hükümlerinin bağlayıcılığına işaret eden ve yasaların Anayasa'ya aykırı olamayacağı kuralını getiren 11. maddesine açık aykırılık oluşturmaktadır.<br>3- Üniversiteler, Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasına göre "kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe" sahiptirler, <br>Anayasa Mahkemesinin 25/01/1994 tarih ve E:1993/25, K:1994/2 sayılı kararında da belirtildiği gibi "...Anayasa, bilimsel özerklik ilkesiyle üniversiteleri 2. maddesinde yer alan ana niteliklere sahip bir hukuk devletinin üniversitesine yaraşır biçimde öğretim, araştırma ve yayın konularını belirlemek ve yürütmek ve ilgilerini bu doğrultuda çalışmaya yöneltmek serbestliğine sahip kılmış bulunmaktadır.<br>Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasında, üniversitelerin bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzelkişileri olarak tanımlanması ve bunların ancak Devlet tarafından yasayla kurulabileceklerinin saptanması ile güdülen ereğin, siyasal çevrelerin, özellikle iktidarların ve ayrıca dağişik baskı gruplarının, üniversite çalışmalarıyla öğretim ve eğitimini etki altında tutabilme yolunu kapatmak ve bu çalışmaların bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka, herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak olduğunda kuşku bulunmamaktadır... "<br> Cumhurbaşkanına, üniversitelerin birimlerini oluşturan fakülte, enstitü ve yüksekokulları kurma ve kapatma yetkisi veren düzenleme bilimsel özerklik açısından ciddi sakıncalar yaratabileceği gibi usulde paralellik ilkesine de açıkça aykırıdır.<br>Diğer taraftan; Anayasa'nın 130. maddesinin yedinci fıkrasında "Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar." hükmü yer almıştır.. Anayasa Mahkemesinin 30/05/1990 tarih ve E:1990/2, K:1990/10 sayılı kararında ayrıca vurgulandığı gibi "...Anayasanın 130. maddesi üniversite, çalışmalarını, eğitim ve öğretimin her türlü dış etkiden uzak, bilimin gerektirdiği yansız ve baskısız bir ortam içinde yapılmasını sağlayacak biçimde düzenlemiştir. Anayasa'da üniversiteler konusunda yasama organını bağlayan ilkeler ve hükümler 130. maddede de özel olarak belirtilmiştir. Bu ilkelere dayanılarak kurulan ve Devlet yapısıyla bilim kuruluşları içinde yer alan üniversiteye, Devletin herhangi bir yönetim kademesinin, bu kurumlarla bağdaşamayacak müdahaleler yapmasına ve böyle bir karışmaya olanak verecek yasal düzenlemelerde bulunulmasına yer yoktur..."<br> Yüksek Mahkemenin yukarıda alıntısı yapılan kararındaki gerekçeler Cumhurbaşkanına üniversitelerin belli birim ve/veya birimlerini kurmak ve yine bu birimleri kapatma yetkisi verilmesinin "bilimsel özerklik" ve "üniversitelerin kendi organları eliyle yönetilmesi" ilkelerine aykırılık oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim, 130. maddenin gerekçesinde; "Üniversitelerin, Devletin gözetimi ve denetimi altında, kendi organları eliyle yönetilmesi, öğretim üye ve yardımcılarının göreve alınmaları, yükseltilmeleri ve göreve son verilmesinin kendi organları tarafından yürütülmesi de bilimsel özerkliğin bir gereği olarak belirtilmiştir." denilmektedir.<br>Üniversitelerin, Anayasa'nın 123. maddesinde öngörülen ve bir bütün olduğu belirtilen "idare” içinde yer almış olması yukarıda varılan sonucu değiştirmemektedir. Üniversiteler; idare kapsamında yer almakla birlikte özel bir konumdadırlar ve diğer kamu tüzel kişilerine göre özelliği olan kuruluşlardır. Üniversitelerin kuruluş ve işleyişlerinde, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde tabi olacakları yöntem ve ilkeler Anayasa kurallarıyla belirlenmiştir. Üniversiteler ve onları oluşturan birimler yasayla kurulup açıldıklarına göre kapatılmalarının da yine bir yasa ile yapılması Anayasal bir zorunluluktur. Belirtilen Anayasa'ya aykırılık durumunun yanı sıra, kurma ve kapatma yetkisinin Yükseköğretim Kurulu'nun önerisi olsa bile, Cumhurbaşkanınca kullanılmasının, siyasi takdir ve tercihlere çok açık bir yön taşıması nedeniyle "bilimsel özerkliği" tehdit edici, eğitim ve öğretimi siyasallaştırıcı sonuç doğurabileceği gözardı edilemeyecek derecede hassas bir konudur. <br><br>Bu nedenle; 2809 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin dayanağı olan Ek 30. maddesinin birinci cümlesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerekmektedir.<br>III- Anayasaya aykırılık görüşünün heyetçe yerinde görülmeyerek, işin esasına geçilmesi halinde;<br>Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasının ilk cümlesinde ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; idari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemleri yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural, aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da belirlemiş olmaktadır.<br>İdari faaliyetlerin temel ve ortak amacı, kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarenin bu amacı sağlamak için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun temel ilkelerindendir.<br><br> Başka bir deyişle; idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.<br>Ancak; idarelere, yaptıkları düzenlemelerde takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımı da söz konusu değildir. İdareler; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdürler.<br>Kamu yararı kavramı; tüm Devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. <br>Bu bağlamda; dava konusu işlemin sebep ve amaç yönünden incelenmesi gerekmektedir<br> Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasında; "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur." hükmü yer almıştır. <br> Anayasa Mahkemesinin 04/12/2010 tarih ve 27775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararında; "Anayasa'nın 130. maddesinde çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile kurulan üniversitelerin kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olduğu, öğretim üyeleri ve yardımcılarının serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilecekleri belirtilmiş, madde gerekçesinde de, yasaya bırakılan konuların 'bilimsel özerklik' ilkesi göz önünde bulundurularak düzenlenmesi gerektiği" vurgulanmış; "Anayasa'da üniversitenin, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve bilimin öğretildiği kurum olarak nitelendirilip bilimsel ve idari özerkliğe sahip kılınarak diğer kamu kurumlarından farklı değerlendirildiği" tespitine yer verilmiştir. <br>İdareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması zorunludur. Bu hususun, idarenin takdir yetkisi alanı içinde yaptığı işlemlerde hukuken geçerli nedenlere dayanılması ile sağlanacağı, idarenin gösterdiği sebeplerin yargı organınca uygun görülmemesi halinde maksat unsuru yönünden ya da maksat ve sebep unsuru yönünden aykırılık gerekçesiyle iptal edileceği, bir başka anlatımla; idarece işlem tesis gerekçesinin hukuken geçerli bir nedene dayandırılmaması halinde, işlemin tesisinde kamu yararı dışında başkaca bir amaçla hareket edildiği sonucuna ulaşılacağı ve dolayısıyla, buradaki sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık durumunun, işlemi maksat unsuru yönünden sakatlayacağı açıktır. (Nuri Alan, Türk İdari Yargısında Yerindelik ve Takdir Yetkisinin Değerlendirilmesi, İdari Yargıda Son Gelişmeler Sempozyumu, (10-11-12 Haziran), Ankara, Danıştay Yayınları,1982, Sf.54-55-56)<br>2547 sayılı Kanun'un, "Ana İlkeler" başlıklı 5. maddesinin (h) bendine göre; yükseköğretim kurumlarının geliştirilmesi, verimlerinin artırılması, genişletilmesi ve bütün yurda yaygınlaştırılması amacına yönelik olarak yenilerinin açılması, öğretim elemanlarının yurt içinde ve dışında yetiştirilmeleri ve görevlendirilmeleri, üretim-insangücü-eğitim unsurları arasında dengenin sağlanması, yükseköğretime ayrılan kaynakların ve ihtisas gücünün dağılımı, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ülke, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim-öğretimi de kapsayacak şekilde planlanır ve gerçekleştirilir.<br>Dava dilekçesi ekinde mevcut ve davalılar tarafından da itiraz edilmeyen, 7.7.2021 tarihli Senato toplantı tutanağı ve eki muhalefet şerhinde;<br>"Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği Bölümlerinde Yapay Zeka ve Veri Bilimi alanında ülkemizdeki en ileri birikim mevcuttur. Tübitak'ın hazırladığı Üniversitelerin Yetkinlik analizi kitapçığında Büyük Veri ve Yapay Zeka alanlarında en yetkin üniversitenin Boğaziçi Üniversitesi olduğu görülmektedir. Sayılan üç mühendislik bölümünde, bu alanlarda 100'den çok ders açıldığı; yine enstitüde verilecek eğitim-öğretim konularında zaten çalışmalar yürütmekte olan Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bu konuda itirazını;<br>"Boğaziçi Üniversitesi, Veri bilimi alanını-2017 yılında hazırlayıp Tübitak’a sunduğu Enformatik alanında stratejik belgesi’nde ana alanlardan birisi seçmiştir. Bu alanın üniversitenin ana kuvvetlerinden birisi olduğu, ve 72 öğretim üyesinin bu alanlara katkıda bulunduğunu ifade etmiştir. Bu alana katkı yapan öğretim üyeleri ve birimleri aşağıdaki şekilde öğretim üyesi sayıları ile verilmiştir: Bu alanda çalışan 72 öğretim üyesinin,<br>Tamamlanmış 545, sürmekte olan 48 ulusal ve uluslararası araştırma projesi, <br>Bu projelerle üniversiteye getirdiği 81,2 milyon TL. Proje bütçesi,<br>1000’e yakın makale; 1000’den çok bildiri, 10.000’e yakın atıf,<br>Tamamlanan ve sürmekte olan 1000’den çok tez,<br>Kitap, patent, şirket gibi pek çok araştırma çıktısı,<br>Uluslararası kuruluşlarda yöneticilik, üyelik, ortak yayın ve görünürlük,<br>ile, bu alanda ülkemizde önde gelen araştırma üniversitesi olduğu, dünyada da yayınları ve yayınların etki faktörü ile ilk 100 üniversite arasında olduğu tespiti yapılmıştır. Nitekim, TÜBİTAK tarafından yapılan yayın etkisi değerlendirmelerinde, Boğaziçi Üniversitesi “Veri İşleme” alanında en önde gelen üniversite olduğu tescil edilmiştir. <br>...<br>Üniversitemizde pek çok programda, veri bilimi dersleri vardır. Bu derslerin kısmi bir listesi aşağıda verilmektedir. Bu derslerin bir kombinasyonu ile Fen Bilimleri Enstitüsü altında, rahatlıkla bir disiplinlerarası ikinci öğretim yüksek lisans programı kurulabilir. Keza, veri bilimi alanında araştırmalar değişik birimler yanı sıra, TETAM bünyesinde de yapılmaktadır. TETAM, bu amaçla kurulmuş ve gelişmesini tamamlamış bir araştırma merkezidir. Bu nedenle, yeni bir veri bilimi enstitüsüne ihtiyaç yoktur. TETAM ile çakışacak şekilde bir veri bilimleri enstitüsü kurulması, TETAM’ı 2007’den beri mali olarak destekleyen Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın (eskiden DPT) 14 yıldır verdiği desteğin boşa gittiğini düşünmesine neden olacaktır. Kısacası, paydaşlarla görüşülmeden başlatılan bu enstitü kurma çabası Boğaziçi Üniversitesi’ndeki araştırmaya geri dönülmez zararlar verecektir."<br> şeklinde ortaya konulduğu halde davalı idareler tarafından; bu hususların aksini ortaya çıkaracak herhangi bir araştırma yapılmadığı, bu konuda uzman olanların bilimsel görüşlerine başvurulmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; 2547 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 5. maddesi uyarınca, konuyla ilgili olarak herhangi bir akademik ve bilimsel değerlendirme ve planlama oluşturulmadığı acık olup; dava konusu işlemde amaçlanan kamu yararı ve gözetilen hizmet gereklerinin davalı idarelerce ortaya konulamadığı, bu haliyle işlemin sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Olayda; yeni enstitü kurulması ile ilgili olarak üniversitenin akademik organlarının görüşlerinin dikkate alınmadığı, gerçekte sadece Rektörün görüşü doğrultusunda işlemlerin yürütüldüğü ve dolayısıyla; bilimsel ve akademik gerekliliklere uyulmadan işlem tesis edildiği anlaşılmakta olup; hizmetin gereklerine uymayan bu durum; Anayasa'nın 130. maddesinde yer verilen bilimsel özerklikle de bağdaşmamaktadır.<br>Ayrıca; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin yukarıda yazılı (h) bendinde yer alan kurala da aykırı olduğu kanaatine ulaşılmaktadır..<br>Açıklanan nedenlerle; 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dava konusu işlemin dayanağı 2809 sayılı Kanun'un Ek 30. maddesinin birinci cümlesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; bu görüşün yerinde görülmemesi halinde uyuşmazlık yürürlükte bulunan hükümlere göre sonuçlandırılacağından, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda, Boğaziçi Üniversitesinde Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 29/12/2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ SÜREÇ :<br>Dava; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 30.12.2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29.12.2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> Davalı İdarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> Anayasa'nın ''Görev ve Yetkileri'' başlığını taşıyan 104. maddenin 17. fıkrasında; ''Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.'' kuralı; ''Yükseköğretim kurumları'' başlığını taşıyan 130. maddesinin 1. fıkrasında; ''Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.'' aynı maddenin 9. fıkrasında; ''Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.'' kuralı; ''Yükseköğretim üst kuruluşları'' başlığını taşıyan 131. maddesinde; ''Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.'' kuralı yer almıştır. <br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Ana ilkeler'' başlığını taşıyan 5. maddesinin (f) bendinde; ''(Değişik: 3/4/1991 - 3708/2 md.) Üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokullar, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde (…) kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un ''Yükseköğretim Kurulunun görevleri'' başlığını taşıyan 7. maddesinde Yükseköğretim Kurulunun görevleri düzenlenmiş olup; (d) bendinin 2. fıkrasında, ''Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak,'' bu görevler arasında yer almıştır.<br>2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ''Esaslar'' başlığını taşıyan 3. maddesinde; ''Üniversite; fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve benzeri birimlerden oluşur. Bir üniversitede;<br>a) (Mülga: 30/1/2008-5733/1 md.)<br>b) Fen, edebiyat, eğitim, eğitim bilimleri, iktisadi ve idari bilimler, hukuk, tıp, diş hekimliği, eczacılık, veteriner, mühendislik, mimarlık, ziraat, orman, ilahiyat ve güzel sanatlar fakülteleri veya bunların iki ya da daha fazlasının birlikte teşkil edeceği fakülteler ile ihtiyaca göre kurulacak diğer fakülteler;<br>c) Rektörlüğe bağlı; fen ve teknik alanlarla ilgili fen bilimleri; edebiyat, sanat, sosyal ve iktisadi bilim alanlarıyla ilgili sosyal bilimler; temel tıp, diş hekimliği, eczacılık, veteriner ve diğer sağlık alanlarıyla ilgili sağlık bilimleri enstitüleri ile bu Kanunda belirlenen rektörlüğe veya fakültelere bağlı diğer enstitüler;<br>d) Belirli bir meslek alanında, ön lisans veya lisans düzeyinde eleman yetiştiren yüksekokullar;<br>e) Bir yüksekokul olan ve buna bağlı hazırlayıcı birimlerden oluşan konservatuvarlar;<br>f) Ön lisans düzeyinde ara insangücü yetiştiren meslek yüksekokulları;<br>g) Belirli bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve uygulama yapmakla yükümlü araştırma, uygulama merkezleri;<br>bulunabilir. Ancak bir üniversitede en az üç fakültenin bulunması zorunludur.<br>Bu maddede belirtilen fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezlerinin alt birimlerinin, anabilim dalı, anasanat dalı ve diğer ünitelerin teşkili, birleştirilmesi, kaldırılması ve işleyişi 2547 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.<br>Bilim dalı ve sanat dalı kurulması ve kadırılmasıyla ilgili düzenlemeler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun esaslarına uygun olarak ve Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak, üniversitelerin senatoları tarafından yapılır.'' kuralı; ''Boğaziçi Üniversitesi''(1) başlığını taşıyan 13. maddesinde; ''Boğaziçi Üniversitesi;<br>a) Rektörlüğe bağlı Mühendislik Fakültesinden;<br>b) Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Eğitim Fakültesinden;<br>c) Temel Bilimler Fakültesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan Fen – Edebiyat Fakültesi, İdari Bilimler Fakültesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi‘nden;<br>d) Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Biyo – Medikal Mühendisliği Enstitüsü ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kandilli Rasathanesinin adının değiştirilmesiyle oluşturulan ve rektörlüğe bağlanan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü‘nden;<br>e) Rektörlüğe bağlı Önlisans Yüksekokulunun adının değiştirilmesiyle oluşturulan Meslek Yüksekokulu ile Yabancı Diller Yüksekokulu‘ndan;<br>oluşur. <br>–––––––––––<br>(1) a) 14/11/1995 tarihli ve 95/7515 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversiteye bağlı olarak Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kurulmuştur.<br> b) 23/9/1999 tarihli ve 99/13406 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversiteye bağlı olarak Aydın Doğan İletişim Enstitüsü kurulmuştur.<br> c) 27/8/2010 tarihli ve 2010/891 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Rektörlük bünyesinde yer alan Biyo-Medikal Mühendisliği Enstitüsünün adı Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü olarak değiştirilmiştir.<br>ç) 6/2/2021 tarihli ve 31387 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3519 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Rektörlüğe bağlı olarak İletişim Fakültesi ve Hukuk Fakültesi kurulmuştur.<br>d) 30/12/2021 tarihli ve 31705 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Rektörlüğe bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmuştur.'' kuralı; ek 30. maddesinde, ''(Ek: 3/7/1992-3837/25 md.; Değişik: 29/3/2001-4633/3 md.) Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir. Bağlantı değişikliği yapılan birimlere ait kadrolar, taşınmazlar ve demirbaşlar, bir başka işleme gerek kalmadan bağlanılan üniversiteye aktarılmış sayılır. '' kuralı yer almıştır.<br><br>Hukuki Değerlendirme:<br>İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına göre işlem tesis etmeleri kamu hizmetinin gereğidir. Genel olarak kamu hizmetinin ve özelinde yükseköğretim hizmetinin nitelikli şekilde yürütülmesinde büyük bir öneme sahip olan üniversiteler, bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yükseköğretim kurumlarıdır. Fakülte, enstitü gibi akademik birimlerden oluşan üniversitelerde, yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmesi asıl amaçtır. Bununla birlikte, mevcut üniversitelerde yükseköğretim sistemimizin amaç ve hedefleri doğrultusunda, ihtiyaca göre yeni enstitü kurulması mümkün kılınmıştır. <br> Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün 24.09.2021 tarih ve 31149 sayılı işlemi ile Üniversite Senatosunun 07.07.2021 tarih ve 2021/6 sayılı toplantısında, üniversiteleri bünyesinde, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasının müzakere edildiği belirtilerek, Enstitünün açılması teklifinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulduğu anlaşılmıştır. Yükseköğretim Genel Kurulunun 27.10.2021 tarih ve 527 sayılı toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca teklif incelenerek, uygun bulunmuş ve 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arzedilmiştir. Cumhurbaşkanı tarafından, 30.12.2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29.12.2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi uyarınca Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmuştur.<br>Davacılar tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5/f maddesinde, enstitülerin kanunla kurulmasının emredici olarak kurala bağlandığı, Cumhurbaşkanı Kararı ile enstitü kurulamayacağı, Cumhurbaşkanı Kararı ile enstitü kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı ileri sürmüştür. Buna karşın, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na 03.07.1992 tarih ve 3837 sayılı Kanun ile eklenen ek 30. madde uyarınca Bakanlar Kuruluna tanınan, üniversitelere bağlı olarak enstitü kurma yetkisinin, Anayasa değişikliğine uyum sürecinde 700 sayılı KHK ile yapılan değişikliklikle Cumhurbaşkanına tanındığı, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesinin Cumhurbaşkanı Kararı ile üniversitelere bağlı olarak enstitü kurulmasının yasal dayanağını teşkil ettiği anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir. <br> Ayrıca, davacılar tarafından, işlemin hizmet gereklerinden uzak olduğu, objektif ölçütlere göre alınmış usulüne uygun bir kurul kararı bulunmadığı, Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun 07.07.2021 tarihli toplantı tutanağı ve eki muhalefet şerhi bulunduğu öne sürülmüştür. Buna karşın; Anayasanın 130. maddesine dayanılarak ihdas edilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'un 7/d maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunun, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılması, birleştirilmesi veya kapatılması yönünde doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar alma yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan; Yükseköğretim Genel Kurulunun 27.10.2021 tarihli toplantısında, kanun ile tanınan bu yetkinin kullanılması suretiyle, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulması teklifi incelenmiş ve uygun bulunmuştur. Teklifin, 2547 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi ve 2809 sayılı Kanun'un ek 30. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Makamına arz edilmesine karar verilmesi suretiyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulması için yasal düzenlemeler ile öngörülen hukuki süreç yerine getirilmiş ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmuş olduğundan, bu iddialar yerinde görülmemiştir.<br> Bununla birlikte; yükseköğretim kurumlarının amacı, yüksek düzeyde bilimsel çalışma ve araştırma yapmak suretiyle, bilgi ve teknoloji üreterek, bilim verilerini yaymak, ulusal alanda gelişme ve kalkınmaya destek olmak, evrensel ve çağdaş gelişmeye katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede, dava dosyasının bir bütün olarak incelenmesinden, dava konusu kararın gerekçesi olarak, Enstitünün ulusal menfaatlere katkı sağlayacağı, ekonomik ve teknolojik kalkınmanın merkezinde olacağı, kişisel verilerin muhafazasında kritik rol üstleneceği ve ulusal güvenlik noktasında hayati öneme sahip olacağının ifade edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, Türkiye'nin bu noktada kararlı adımlar atmasının zorunlu olduğu belirtilerek, ülkenin uluslararası alandaki prestijine ciddi katkıda bulunacağı ortaya konulmuştur. Bu bakımdan, dava konusu işlemin tesisinde, hali hazırda tecrübe edilen teknolojik ilerleme ve ekonomik atılıma kısa ve uzun vadede ciddi katkıda bulunma amacı taşındığı anlaşıldığından, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır.<br>Bu bağlamda; 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi ile tanınan yetkinin kullanılması suretiyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, veri bilimi ve yapay zeka alanında ulusal fayda ve uluslararası rekabetin sağlanması noktasında nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması amacı taşıdığı, Anayasa'nın 130. maddesine ve yükseköğretim mevzuatımızın temel ilke ve gerekleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 30.12.2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29.12.2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE<br>2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, <br>3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,<br>15/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY : <br> (X)- Dava; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin 30.12.2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29.12.2021 tarih ve 5028 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.<br> Anayasa'nın ''Yükseköğretim kurumları'' başlığını taşıyan 130. maddesinin 1. fıkrasında; ''Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır.<br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Ana ilkeler'' başlığını taşıyan 5. maddesinin (f) bendinde; ''(Değişik: 3/4/1991 - 3708/2 md.) Üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokullar, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde (…) kanunla kurulur.'' kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un ''Yükseköğretim Kurulunun görevleri'' başlığını taşıyan 7. maddesinde Yükseköğretim Kurulunun görevleri düzenlenmiş olup; (d) bendinin 2. fıkrasında, ''Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak,'' bu görevler arasında yer almış; ''Rektör'' başlığını taşıyan 13. maddesinin (b) bendinde; rektörün görev, yetki ve sorumlulukları yer almış olup '' (1) Üniversite kurullarına başkanlık etmek, yükseköğretim üst kuruluşlarının kararlarını uygulamak, üniversite kurullarının önerilerini inceleyerek karara bağlamak ve üniversiteye bağlı kuruluşlar arasında düzenli çalışmayı sağlamak,<br> (2) Her eğitim - öğretim yılı sonunda ve gerektiğinde üniversitenin eğitim öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri hakkında Üniversitelerarası Kurula bilgi vermek,<br> (3) Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini aldıktan sonra hazırlamak ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak,<br> (4) Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek,<br> (5) Üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak,<br>(6) Bu kanun ile kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır.<br>Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur.'' düzenlemesiyle bu görev, yetki ve sorumluluklar düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un ''Senato'' başlığını taşıyan 14. maddesinin (b) bendinde, senatonun üniversitenin akademik organı olduğu belirtilerek, görevleri düzenlenmiş olup; ''(1) Üniversitenin eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin esasları hakkında karar almak,<br> (2) Üniversitenin bütününü ilgilendiren kanun ve yönetmelik taslaklarını hazırlamak veya görüş bildirmek,<br> (3) Rektörün onayından sonra Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girecek olan üniversite veya üniversitenin birimleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak,<br> (4) Üniversitenin yıllık eğitim - öğretim programını ve takvimini inceleyerek karara bağlamak,<br> (5) Bir sınava bağlı olmayan fahri akademik ünvanlar vermek ve fakülte kurullarının bu konudaki önerilerini karara bağlamak,<br> (6) Fakülte kurulları ile rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokul kurullarının kararlarına yapılacak itirazları inceleyerek karara bağlamak,<br>(7) Üniversite yönetim kuruluna üye seçmek,<br>(8) Bu kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır.'' bu görevler arasında sıralanmıştır.<br>2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesinde; ''(Ek: 3/7/1992-3837/25 md.; Değişik: 29/3/2001-4633/3 md.) Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir. Bağlantı değişikliği yapılan birimlere ait kadrolar, taşınmazlar ve demirbaşlar, bir başka işleme gerek kalmadan bağlanılan üniversiteye aktarılmış sayılır. '' kuralı yer almıştır.<br> Hukuk devletinde, idareye tanınan idari işlem tesis etme yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, işlemlerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuken geçerli bir sebebe dayanması, idare hukukunun temel ilkelerindendir. İdari işlemin sebep unsurunun, diğer bir ifade ile idareyi işlem yapmaya iten nedenin değerlendirilmesi, idarenin saydamlığı, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir.<br> Diğer bir anlatımla; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması bağlamında, idareler işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahiptirler. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmeli ve öngörülen hukuki süreçler tamamlanmalıdır.<br> Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için dava konusu kararın tesis edilmesinde, yükseköğretim mevzuatımızda öngörülen hukuki sürecin, gereği gibi işletilip işletilmediği ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilip temellendirilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.<br> 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulunun, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesine veya kapatılmasına ilişkin karar alma yetkisi bulunmaktadır. Yükseköğretim Kurulunun bu yetkisini, kendiliğinden ya da üniversitelerden gelecek önerilere dayalı olarak kullanma hakkına sahip olması bir keyfiyeti ifade etmemektedir.<br><br>Dava konusu kararın tesisinde, Yükseköğretim Genel Kurulunun 27.10.2021 tarihli kararında açıkça belirtildiği üzere, Yükseköğretim Kurulu kendiliğinden Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasına ilişkin süreci başlatmamıştır. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünden gelen teklif, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesi uyarınca uygun görülerek, Cumhurbaşkanlığı Makamına arz edilmiştir. Diğer bir ifade ile, 2547 sayılı Kanun'un 7/d-2 maddesinin dava konusu işlemin tesisinde işletildiği belirtilmiştir. <br>Bu çerçevede; dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararına dayanak teşkil eden Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun 07.07.2021 tarih ve 2021/06 sayılı toplantısında düzenlenen tutanak incelendiğinde, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasının görüşüldüğü ancak görüşmeler sonucu akademik birimlerden alınacak görüşler sonrasında konunun yeniden görüşülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. <br> Üniversiteler, Anayasanın 130. maddesi gereği kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip yükseköğretim kurumlarıdır. Anayasa Mahkemesi'nin 04.12.2010 tarih ve 27775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 16.07.2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararında ifade edildiği gibi, Anayasa'da üniversiteler, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve bilimin öğretildiği kurumlar olarak nitelendirilip, bilimsel ve idari özerkliğe sahip kılınarak, diğer kamu kurumlarından farklı değerlendirilmiştir. <br> 2547 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca üniversitenin eğitim- öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin esasları hakkında karar alma ve üniversitenin bütününü ilgilendiren kanun ve yönetmelik taslaklarını hazırlama veya görüş bildirme konusunda yetkili karar organı üniversite senatosudur. <br>Dava konusu kararın tesis edilmesinden önce yürütülmesi gereken hukuki sürecin bir parçası olarak, üniversitenin akademik karar organı olan üniversite senatosu tarafından, değerlendirmeler yapılması için akademik birimlerden görüş alınmasına karar verilmesine karşın, akademik birimlerden bu yönde karar alınmadan, bu yöndeki Senato karardan vazgeçilmesine dayanak teşkil edecek bilgi ve belgeler ortaya konulmadan, Senato tarafından konunun akademik ve teknik anlamda değerlendirilmesi beklenilmeden Rektör tarafından re'sen, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulmasının teklif edilmesi, Anayasal bir ilke olan üniversitelerin bilimsel özerkliği ilkesine aykırılık teşkil etmiştir.<br>Nitekim; Ege Üniversitesinde Hukuk Fakültesi kurulmasına ilişkin olarak, dava konusu karara yakın tarihte tesis edilen 01.06.2021 tarih ve 4055 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı öncesi izlenen hukuki süreç incelendiğinde, Ege Üniversitesi nezdinde konunun değerlendirilmesi için Eğitim Komisyonu kurulduğu, Ege Üniversitesi Senatosunca 08.01.2019 tarih ve 1 sayılı kararın alındığı, devamında Yükseköğretim Kuruluna sunulan teklifin Yükseköğretim Genel Kurulunda uygun bulunarak, Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30. maddesi uyarınca Ege Üniversitesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile Hukuk Fakültesi kurulduğu, sürecin bu kararın tesis edilmesinden çok önce başladığı anlaşılmıştır. Buna karşın, dava konusu kararın tesisinde, Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde bu yönde bir sürecin izlenmediği açıktır. Bu bakımdan; üniversitenin yetkili akademik karar organı olan senato tarafından inceleme ve değerlendirme aşamasında olan bir konuda, inceleme ve değerlendirmeler tamamlanmadan, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunularak, Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Ayrıca, dava konusu kararın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin (h) bendinde yer alan; yükseköğretim kurumları ve bunların birimlerinin geliştirilmesi, verimlerinin artırılması, genişletilmesi ve bütün yurda yaygınlaştırılması amacına yönelik olarak yenilerinin açılmasının, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ülke, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla planlanacağı ve geliştirileceği kuralına da uyarlılık taşımadığı anlaşılmıştır.<br>Öte yandan; Bilgisayar Mühendisliği Bölümün konu hakkında teknik verilere dayanan görüşü dikkate alındığında, dava konusu işlemin gerekçesi olarak belirtilen hususların, zaten Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde, ulusal ve uluslararası bazda yürütülen pek çok araştırma, proje, akademik çalışma ile gerçekleştirildiği, yürütülen projelerin paydaşlarıyla görüşülmeden, bu yönde gereklilikler yerine getirilmeden, enstitü adı altında yapılanmanın, anılan projelere ve araştırmalara zarar verebileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin akademik hizmet gereklerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu bağlamda; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü kurulması yönündeki teklifin, üniversitenin yetkili akademik karar organı olan üniversite senatosu tarafından, değerlendirmeler yapılması için akademik birimlerden görüş alınmasına karar verilmesine karşın, akademik birimlerden bu yönde görüş alınmadan, bu yöndeki Senato kararından vazgeçilmesine dayanak teşkil edecek bilgi ve belgeler ortaya konulmadan, Senato tarafından konunun akademik ve teknik anlamda değerlendirilmesi beklenilmeden, yürütülen projeler hakkında karar verilmeden Cumhurbaşkanlığı Makamına arzına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu bakımdan; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulu tarafından, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak ve sebep unsurunun üniversitelerin sahip olduğu bilimsel özerklik çerçevesinde temellendirilmesini sağlayacak süreç tamamlanmadan, tesis edilen dava konusu kararın, Anayasa'nın 130. maddesinde amir olarak kurala bağlanan bilimsel özerklik ilkesine, 2547 sayılı Kanun'un 7/d, 13, 14 maddelerine, kamu yararı ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, iptal edilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

atama