<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/105 E.  ,  2023/586 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2021/105<br>Karar No : 2023/586 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. … <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2016/58905, K:2020/2325 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 667 sayılı KHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2016/58905, K:2020/2325 sayılı kararıyla;<br> Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,<br>"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,<br>Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; <br>Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacının istinaf itirazları yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği ve bozma kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği,<br>ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından ... GSM numarasından ... IMEI numaralı cihazla, ... GSM numarasından ... IMEI numaralı cihazla, ... GSM numarasından ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,<br>Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının üniversite döneminde örgüt evlerinde kaldığına, mesleğe atandıktan sonra da örgütle irtibatını devam ettirerek örgüte ait evlerde toplantılara katıldığına, örgüt mensubu olduğuna ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,<br>Yıllık Kurulu üyeliği yönünden, davacının 36. dönem hakim/savcı adaylığı döneminde adli yargı yıllık kurulu üyesi olarak görev aldığı, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adli Yargı Yıllık Kurulu üyesi olarak görev almasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu değerlendirildiği, <br>Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak görevlendirilmesinin kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, <br>Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,<br>Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği,<br>gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkındaki tasarrufta olağanüstü hal mevzuat hükümlerinin dayanak alınarak işlem yapılmasının hukuki olmadığı, OHAL mevzuatı çerçevesinde ele alınabilecek hiçbir eylem ve işleminin bulunmadığı; dava konusu işlemin somutluktan ve kesin bilgilere dayanmaktan uzak, soyut, toptancı, subjektif değerlendirmelere ve takdirlere dayalı bir işlem olduğu; görevden alındığı ana kadar da başarılı bir şekilde ve özenle görevini yerine getirdiği, meslek yaşamı boyunca kimseden emir ve talimat almadığı, sadece yasaların ve vicdanının emrettiği şekilde kararlar verdiği, işlemler yaptığı; dava konusu işlemin tesisi aşamasında savunma hakkının kısıtlandığı; hakkındaki işlemin tam bir görevden azletme olduğu ve bu işlemin Anayasa'ya aykırı olduğu; ihraç ve açığa alma kararlarında, benzer şekilde, birkaç yargı mensubuyla ilgili bazı bireysel iddialara yer verilip, sanki kararda yer alan binlerce yargı mensubu da aynı eylemlerin bilfiil ortağıymış gibi algı oluşturulmaya çalışıldığı; oysa, yapılan işlemin, tüm neden ve sonuçlarıyla dayanılan somut, yasal delil ve dayanaklarının yeterince ve yargısal denetime uygunluk sağlayacak ölçüde bireyselleştirilmesinin, zorunlu olduğu, ancak bu hukuksal zorunluluğa riayet edilmediği; ihraç tarihi itibarıyla, ihracına neden olan somut ve kesin delillerin hangileri olduğunun açıklanmamasının yapılan işlemin hukukiliğini ortadan kaldırdığı; hakkında yargı makamlarının delil kabul ettiği nitelikte Bylock tespit tutanağının bulunmadığı; hukuksallığı tartışmalı ve somut herhangi bir bilgi içermeyen itirafçı beyanlarına itibar edilmesinin hukuken yerinde olmadığı; dönem albüm kurulunda kısa bir süre pasif görev almasının aleyhine bir veriymiş gibi değerlendirilmesinin hiçbir hukuksal mantığa sığmadığı; Yargıtay tetkik hakimliğinden Yargıtay savcılığına atanmanın bir terfi ve unvanlı atama ve yüksek yargıçlık makamı olmadığı, Yargıtay teamüllerine uygun olarak atamasının yapıldığı; aleyhine açılan ceza davasının sonucu ve kesinleşmesi beklenilmeden ceza davasına sunulan delillere itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br> KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",<br>sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacının istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği ve bozma kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği görülmektedir.<br>667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.<br>Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun ispatını sağlayacak delil niteliğinde bulunmayan fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden farklı değerlendirilebileceğinden, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yapılan yargısal denetime ilişkin bu davada, davacının ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla verilen kararın beklenilmesi gerekmemektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2020 tarih ve E:2016/58905, K:2020/2325 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 27/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

atama