<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/904 E.  ,  2023/2759 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/904<br>Karar No : 2023/2759 <br><br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) …<br>VEKİLİ : Av…<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tıpta Uzmanlık Sınavı sonucunda çift uyruklu olup yabancı kontenjanından … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı'na yerleşerek eğitimini tamamlayan davacı tarafından, ... Üniversitesi'nin uzmanlık tescilinin yapılması talebiyle 25/10/2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı'na yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2014 yılında ÖSYM tarafından ilan edilen Kılavuzdaki açıklama ve kurallar doğrultusunda hareket etmiş olduğu, kendisinin hatalı bir beyanı veya yanlış bilgilendirmesinin söz konusu olmadığı, söz konusu kılavuzun sınav takvimine ilişkin hususlar haricinde içeriğinin daha çok davalı idarece belirlenmekte ve onaylanmakta olduğu, davalı idare ve ÖSYM Başkanlığı'ndan kaynaklanan bir uygulamadan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, ilgili Kılavuzun ait olduğu dönem boyunca yürürlükte kaldığı ve hakkında açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, yukarıda yer verilen açık mevzuat hükümlerinin uzmanlık eğitimi sürecinde davalı idareye ve eğitim alınan üniversiteye önemli görevler yüklemiş olduğu, davacının yerleştirilmesine ilişkin işlemin iptal edildiği yada geri alındığına ve davacı hakkında uzmanlık eğitimi süreci boyunca olumsuz tespit yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, davacının 3 yıl süren uzmanlık eğitimini tamamladığı ve bitirme sınavında da başarılı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının uzmanlık belgesinin onaylanmamasının hakkaniyete ve hukuki güvenlik ilkesine uygun olmadığı kanaatine varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının Türk vatandaşı olduğu halde yabancı uyruklu kontenjanından yerleştirildiği, yabancı uyruklu adayların Türk vatandaşı adaylardan daha düşük puanlarla yerleştirildiği, davacının bu durumun daha düşük puanla uzmanlık eğitimine başlanmasını sağladığından bahisle yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.<br> 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. <br>Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Bu durumda, ... Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Anabilim Dalı'nda tıpta uzmanlık eğitimini tamamlayan ve çifte vatandaşlığa sahip olan davacı tarafından, uzmanlık tescilinin yapılması istemiyle 25/10/2019 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 18/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br>KARŞI OY :<br><br>X- Dava, Tıpta Uzmanlık Sınavı sonucunda çift uyruklu olup yabancı kontenjanından … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı'na yerleşerek eğitimini tamamlayan davacı tarafından, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nin uzmanlık tescilinin yapılması talebiyle 25/10/2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı'na yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabati San'atlarının Tarzi İcrasına Dair Kanun'un 1.maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.<br>" hükmü, 8.maddesinde; "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır." hükmü yer almaktadır.<br><br> 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin "Uzmanlık eğitimine giriş sınavlarının sonuçları, yerleştirme ve uzmanlık eğitimine başlama" başlıklı 13.maddesinin 1.fıkrasında; "Tıpta uzmanlık eğitimi yapabilmek için tabip ya da tıp dışı meslek mensubu olarak eczacı, kimyager veya veteriner olmak; diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapabilmek için diş tabibi olmak; yan dal uzmanlık eğitimi yapabilmek için yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman olmak şarttır. Uzmanlık öğrencisi adayı çizelgelerde belirtilen uzmanlık dallarında eğitim veren programlara ÖSYM tarafından yerleştirilir." hükmü, aynı maddenin 8.fıkrasında; "ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılır." hükmü, aynı maddenin 9.fıkrasında; "Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir." hükmü, "Yabancı uyrukluların uzmanlık eğitimi" başlıklı 14.maddesinde; "(1) Yabancı uyruklular; a) Kurumlarda yabancı uyruklulara ayrılan kontenjan bulunması, b) Ana dal uzmanlık eğitimi yapmak için Türkiye’deki tıp veya diş hekimliği fakültelerinin birinden mezun olunması veya yabancı ülkelerdeki bu fakültelerin birinden mezun olup YÖK’ten denklik belgesi alınmış olması; yan dal uzmanlık eğitimi yapmak için Türkiye’deki uzmanlık eğitimi veren kurumlardan uzmanlık belgesi alınmış olunması veya 23, 24 ve 25 inci maddeler çerçevesinde Bakanlıkça verilmiş bir denklik belgesine sahip olunması, c) Türkiye’de uzmanlık eğitimi yapmalarına engel hallerinin bulunmaması, ç) Türkiye’de ikametlerine izin verilmiş olması, d) Uzmanlık eğitimi süresince kendilerine burs verileceğini veya Türkiye’deki giderlerinin karşılanacağını belirten bir belgenin sunulması, e) Uzmanlık eğitimine giriş sınavlarında ilgili programa yerleştirilmiş olunması, kaydıyla uzmanlık eğitimine kabul edilir. (2) Yabancı uyruklular ayrıca mesleki konuları izleyebilecek derecede Türkçe bildiklerini ölçmek amacıyla Kurulun belirleyeceği bir kuruluş tarafından yapılan Türkçe dil bilgisi sınavında başarılı olduklarına dair belgeleri, uzmanlık eğitimine başladıkları tarihten itibaren en geç bir yıl içerisinde sunmak zorundadır. Aksi takdirde bu kişilerin uzmanlık öğrenciliği ile ilişikleri kesilir. Türkiye’deki tıp ve diş hekimliği fakültelerinin Türkçe bölümlerinden mezun olanlarda, Türkçe dil bilgisi başarı belgesi aranmaz. (3) Usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası antlaşmalarla yabancı ülkelere ayrılan kontenjanlar hariç olmak üzere, uzmanlık eğitimi yapmak isteyen yabancı uyruklulara, uzmanlık öğrenciliği kontenjanlarının %10’una kadar ilave kontenjan ayrılabilir. (4) Türkiye’de yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimi görmekte iken Türk uyruğuna geçenlerin uzmanlık eğitimi, eğitime başladıkları statüde devam eder." hükmü, "Uzmanlık eğitiminin takibi ve değerlendirilmesi" başlıklı 17.maddesinde; "(1) Eğitim kurumları, program yöneticisi koordinasyonunda yeni başlayan uzmanlık öğrencisine, kuruma adaptasyon için kurumu tanıtıcı bilgiler verir, kanuni sorumlulukları, mesleki gelişimi, iletişim ve deontoloji ile ilgili uyum programları düzenler. (2) Uzmanlık eğitiminin takibi ve değerlendirilmesi Bakanlık tarafından elektronik ağ ortamı kullanılarak kurulan UETS çerçevesinde yapılır..." hükmü yer almaktadır.<br>Yine anılan Yönetmeliğin "Uzmanlık belgelerinin düzenlenmesi ve tescili" başlıklı 22.maddesinde; uzmanlık eğitimini bitirme sınavı sonuçlarının, uzmanlığın tescili için gerekli olan belgelerle birlikte en geç onbeş gün içinde, programın bağlı olduğu kurum yöneticisi tarafından Bakanlığa gönderileceği, uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanların uzmanlık belgelerinin Bakanlıkça düzenlenerek tescil edileceği uzmanlık eğitiminin bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılmadığının tespiti halinde Bakanlıkça tescil işleminin yapılamayacağı, yapılmış ise iptal edileceği; "Uzmanlık yetkisinin kullanılması" başlıklı 27. maddesinde ise; bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanların hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamayacağı belirtilmiştir. <br> Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; tıp veya diş hekimliğinde uzman olabilmek için gereken eğitim ve öğretimini tamamlayarak, tıp bilimi dallarından birinde sanatını uygulama hakkı ve uzmanlık unvanını kullanma yetkisi kazanmış olanların, bu unvan ve yetkisinin kullanılabilmesi için zorunlu olan uzmanlık tescil belgesinin verilmemesi yolunda tesis edilen işlemlerin, ilgililerin uzmanlaştıkları dalda çalışmalarını engelleyeceği görülmektedir.<br> Bu durumda; ilgililerin aldıkları uzmanlık eğitimi uyarınca "uzman unvan ve yetkisini" süresiz olarak kullanması/ kullanamaması sonucunu doğuracak tescil işleminin, bu unvan ve yetkiyle mesleğini icra etmesine/ edememesine neden olacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında olduğu kabulü ile davalı idarenin temyiz isteminin esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

atama