<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/1103 E.  ,  2023/2375 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1103<br>Karar No : 2023/2375<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- … Bakanlığı <br> 2- … Genel Komutanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br> Dava Konusu İstem : Davacı, … İl Jandarma Komutanlığı Varto J.Asyş.Kom.B.K.lığında Jandarma Yüzbaşı rütbesi ile komando bölük komutanı olarak görev yapmakta iken, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesinin uygun bulunmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, E:…, K:… sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; olayda, davacı hakkında aşırı borçlandığı, astı konumundaki personelden borç aldığı, İlçe Jandarma Komutanlığının kurumsal ihtiyaçlarının karşılandığı esnaftan da borç aldığı iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 03/02/2020 günlü Soruşturma Raporunda yer verilen; "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili uyarınca altı ay kısa süreli durdurma, "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili uyarınca altı ay kısa süreli durdurma, "Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak" fiili uyarınca altı ay kısa süreli durdurma ve "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili uyarınca onaltı ay uzun süreli durdurma cezasının gerektiren fiilleri işlediğinden bahisle 14/02/2020 günlü savunma istem yazısı ile savunması alınmış ise de; meslekten çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu bulunmakla birlikte, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak, davacıdan, olay hakkında 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un meslekten çıkarma dışındaki disiplin cezalarına ilişkin maddeler belirtilerek, devamında aynı Kanun'un 31. maddesi uyarınca yedi gün süre verilerek davacının yazılı savunmasının istenildiği, ancak, 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 31. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, bu fıkrada sayılan hakları hatırlatılmadan davacıya disiplin cezası verildiği, bu durumda, hakkında meslekten çıkarma cezası teklif edilen davacının 7068 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 4. fıkrasında yer alan hakları hatırlatılmadan, sadece 31. maddeye dayanılmak suretiyle ve son savunmasına esas olay somutlaştırılmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü karşısında, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların, her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; olayda, Merkez Disiplin Kurulunca, davacıya disiplin cezası verilmeden önce gönderilen 15/04/2020 tarihli savunma istem yazısıyla davacıya hakları da hatırlatılarak ve isnat konusu fiil ile bunun karşılığı olan disiplin maddesi de belirtilerek davacının savunmasının istendiği, davacının bu yazı kapsamında sunduğu savunma dilekçesinin mevcut bulunduğu, davacının başkaca yazılı ve sözlü savunmalarının da bulunduğu, dolayısıyla, somut olayda davacıdan usulüne göre savunma alınmadığından bahsedilemeyeceği; uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgiler ile belgeler, davacının savunması ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının Bölük Komutanı sıfatıyla öncelikli olarak emri altındaki personelden para temin etmeye çalıştığı, borç para temin edebilmek için konuşmalar yaparak baskı uyguladığı, olumsuz cevap aldığı personele karşı kin güttüğü ve mobbing uyguladığı, bir süre sonra tüm birlik içerisinde sert tutum ve davranışlar sergileyerek personelin sicil puanını (75) üzeri vermeyeceği, kimsenin subay/astsubay olamayacağı yönünde tehditte bulunduğu, dolayısıyla davacının "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediği sabit olduğundan, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının "ç" bendi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesinin uygun bulunmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, iptali istenilen işlem hukuka uygun görüldüğündün, işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; bölük komutanı olarak göreve başladığı tarihten itibaren, eksiklikler bulunduğunu tespit etmiş olması nedeniyle disiplin, spor ve eğitime ilişkin emirler verdiği, ancak, personelin emirlerinin gereğini yapmamak hususunda direnç gösterdiği, personelle toplantılar yaparak, emirlerine uyulmaması halinde disiplin cezaları vermek zorunda kalacağını ifade ettiği, personele konuşma yaparak baskı yapmadığı, disiplinli olmaları halinde terfi edebilecekleri yolunda iyiniyetli konuşmaları her fırsatta yaptığı, eğitim ve spor yapılması yolundaki emirlerine uyulmadığından, dört personelden borç istemiş olmasına karşın, sekiz tim ve unsur komutanını yazılı olarak ikaz ettiği, bunun üzerine, J.Asb. K. B. Y.'nin, ikaz yazılarının borç verilmemesi üzerine yazıldığı yolundaki ithamının disiplin soruşturması sürecini başlattığı, anılan şahsın, ayrıca, kendisinin bir kısım sivil şahıslarla da görüştüğü, muhtemelen onlardan da borç istemiş olabileceği ithamında bulunduğu, borç alamadığından personele baskı yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, <br>Emri altında bulunan personelden borç isteyip alamadığı için daha sert idare yöntemlerine başvurduğu belirtilmesine karşın, bu yöntemlerin neler olduğunun, ne zaman, kimlere karşı uygulandığının, disiplin amirinin ne zaman öğrendiğinin, bu fiillerin hangi suçlara denk geldiğinin belirtilmediği,<br>İçine düştüğü ekonomik sıkıntılar nedeniyle astı olan beş personelden borç istediği, ancak borç istediği son personelden borç alabildiği, kişisel ilişkilerine dayanarak borç isteme durumuna girdiği, borç temin etmek amacıyla hiç kimseye baskı yapmadığı,<br>Kendisinden borç isteyip alamadığı halde, tim veya unsur komutanı olmadığından Bölük İdari İşler Astsubayı E. S.'ye ikaz yazısı gönderilmesini istemediği, keza, J.Asb.Çvş. M. K.'ye disiplin cezası vermesi gerektiği halde, borç istemiş olduğundan, yanlış anlaşılabileceği endişesiyle ceza vermekten imtina ettiği, bölüğündeki doksan personelden hiçbirisine disiplin cezası vermediği,<br>Disiplin soruşturmasına konu edilen olayların mağduru olduklarını iddia eden personel haricinde, isnat edilen fiillerle ilgili olarak tarafsız tanık bulunmadığı gibi, hakkındaki iddiaları destekler nitelikte, somut herhangi bir delil de bulunmadığı, doksan personelden yeteri kadarının ifadesinin alınmadığı,<br>Soruşturma kapsamında ifadesi alınan personelin, kendisinin ailevi sorunlarını anlattığını ve kısa süreliğine borç para istediğini söylediği, bu durumun nüfuz kullanmak ve baskı yapmak olarak nitelendirilemeyeceği,<br>Sivil şahıslardan borç istemesinin disiplin hukukunu ilgilendirmediği, konunun özel hayata ilişkin olduğu, buna karşın, sivil şahıslardan sadece Muhtar A. K.'den borç istediği, anılan şahsın muhtar, kendisinin ise, görevi kırsal kesimde terörle mücadele operasyonu yapmak olan bölük komutanı olduğu, vatandaş üzerinde baskı kurabileceği bir görevinin bulunmadığı, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan diğer sivil şahısların aksine beyanlarına rağmen, Soruşturma Raporunda borç temin etme girişiminde bulunduğunun belirtilmesinin gerçeği yansıtmadığı, E. A. isimli şahıstan da borç istediği belirtilmiş olmasına karşın, ilgili şahsın ifadesine dahi başvurulmadığı,<br>Market işletmeciliği yapan C. A.'nın memurlara yönelik indirim uygulamasını duyurmasını talep etmesi üzerine, sosyal medya uygulamasında bu hususu duyurduğu, anılan şahıstan para temin etmesinin söz konusu olmadığı, bu hususta şahsın ifadesinin de alınmadığı, İl Disiplin Kurulu tarafından suç oluşturmadığı değerlendirilen bu hususun Merkez ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından meslekten çıkarma cezasına gerekçe yapılamayacağı,<br>Aynı fiil kapsamında üçüncü defa ceza verilerek, aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiği, borç para aldığı ve istediği için ayrı ayrı cezalandırılmış olmasına karşın, borç istemenin kanunen ayrıca suç olarak düzenlenmediği, borç aldığı için İl Disiplin Kurulunca cezalandırıldığından, aynı suçlar nedeniyle Merkez Disiplin Kuruluna sevkinin hukuka aykırı olduğu,<br>Buna göre; sadece aleyhine olan beyanların ve delillerin dikkate alındığı, kendisine isnat edilen suçun sübut bulmadığı, suç işleme kastının bulunmadığı, soruşturmaya konu edilen fiillerle verilen ceza arasında orantısızlık bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI: Davalı idare tarafından; savunmaya ilişkin sürecin tamamlanmasından sonra disiplinsizliğin meslekten çıkarma cezası gerektirdiğinin anlaşıldığı ve soruşturma dosyasının Merkez Disiplin Kuruluna gönderilmesine karar verildiği,<br>Merkez Disiplin Kurulunca, davacı hakkındaki iddiaların delilleri ile davacının, 7068 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 4. fıkrasında sayılan hakları belirtilerek ve üzerine atılı fiilin hukuki nitelendirilmesi yapılarak savunmasının istendiği,<br>Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının aksi yöndeki tüm savlarının yersiz olduğu,<br>Davacının, görev yaptığı birliklerdeki amirleri tarafından verilmiş toplam on yedi adet disiplin cezasının ve dört adet ceza yargılamasının bulunduğu,<br>Davacının bütün görev yerlerinde sorunlar yaşadığı, üstleriyle ve astlarıyla davalık olduğu, sağlık durumunun, jandarma faaliyetleri gibi zorluk derecesi yüksek emniyet ve asayiş görevini ve bununla birlikte, mutlak itaat gerektiren emir-komuta zincirini kaldıracak düzeyde olmadığı, sürekli birlik içi atama gördüğü, bu durumdaki personelin göreve başlamasının kendisine ve çevresindekilere zarar vereceği yolunda cevap verilmiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCES : Temyiz istemine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY :<br>Davacının … İl Jandarma Komutanlığı Varto J.Asyş.Kom.B.K.lığında bölük komutanı olarak görev yapmakta iken, hakkında aşırı borçlandığı, astı konumundaki personelden borç aldığı, İlçe Jandarma Komutanlığının kurumsal ihtiyaçlarının karşılandığı esnaftan da borç aldığı iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Muş Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu Başkanlığının … günlü, … sayılı kararı ile 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca disiplin cezasıyla cezalandırılması amacıyla Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilmesine karar verildiği, bunun üzerine Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunca alınan … günlü, … sayılı kararla davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca, meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği, bu kararın Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 01/09/2020 günlü, 2020/125 sayılı kararı ile uygun bulanması üzerine, bahse konu kararın iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." şeklinde tanımlanarak, 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.<br>Dava dosyasındaki bilgiler ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, disiplin soruşturmasına konu edilen eylemleri nedeniyle Muş Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla 7068 sayılı Kanun'un 8-4/b-1 maddesinde yer verilen "Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak" fiilinin sübuta erdiği değerlendirildiğinden 6 ay kısa süreli durdurma; ayrıca, aynı Kanun'un 8-5/b-2 maddesinde yer verilen "Hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği, saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sübuta erdiği değerlendirildiğinden 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine karar verildiği,<br>Bahse konu disiplin cezalarının iptali talebiyle açılan davalarda; ... İdare Mahkemesinin 28/02/2022 günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla "Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak" fiili sübuta erdiğinden davacının 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine; aynı Mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya borç istediğinden bahisle ayrı, borç aldığından bahisle ayrı ceza verilmesinin disiplin hukuku ilkeleri ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığından, davacının 7068 sayılı Yasa'nın 8/5-b/2 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği,<br>Davacıya isnat edilen "Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak" fiilinin sübuta erdiği sonucuna bir kısım personelin ifadelerinin değerlendirilmesi neticesinde ulaşıldığı, davacının yetkisini veya nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığına ilişkin olarak ise, anılan tanık ifadelerinden başka, somut herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; davacıya isnat edilen dava konusu suçun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

atama