<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/664 E. , 2025/307 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/664<br>Karar No : 2025/307<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı -... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makina İmalatı ve Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, yapımını üstlendiği inşaat işleri kapsamında 2009 yılında tamamlanan işler dolayısıyla elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonu kararlarına istinaden anılan yılın Ekim ve Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.<br>Dava konusu vergi ve cezaların dayanağı takdir komisyonu kararlarında atıf yapılan vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesinin davacının hakkaniyete uygun yargılanma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle söz konusu vergi ve cezaların kaldırılması yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesince, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ekinde söz konusu raporun sunulduğu, buna göre davacının ulaşmak istediği halde ulaşamadığını belirttiği bir bilgi veya belgeden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyduğunu belirten ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı:<br>Davacı hakkında düzenlenen... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir:<br>i. Mükellef (yüklenici) ile ... Termal Gayrimenkul Turizm İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi (iş sahibi) arasında 2009 yılında altı, 2010 yılında bir adet olmak üzere toplam yedi adet sözleşme imzalanmıştır. Anılan sözleşmeler devre mülk ve otel işletmesi inşaatlarına yöneliktir. Mükellef söz konusu sözleşmelere istinaden yapımını üstlendiği inşaatların belli bir oranını tamamlamıştır.<br>ii. Mükellef ile iş sahibi arasında 19/10/2009 tarihinde imzalanan hesap mutabakatına göre bitirilen işlerin toplamı katma değer vergisi (KDV) hariç 3.196.611,00 TL, 21/01/2010 tarihinde imzalanan hesap mutabakatına göre bitirilen işlerin toplamı KDV hariç 3.654.237,12 TL, 31/03/2010 tarihinde imzalanan hesap mutabakatına göre öncekiler hariç bitirilen işlerin toplamı KDV hariç 1.038.050,85 TL, 23/09/2010 tarihinde imzalanan hesap mutabakatına göre bitirilen işlerin toplamı KDV hariç 6.521.902,97 TL'dir.<br>iii. En son 23/09/2010 tarihinde imzalanan hesap mutabakatı içeriğindeki teslim ve hizmetler ilk üç hesap mutabakatını kapsamaktadır. 23/09/2010 tarihli hesap mutabakatına göre mükellef tarafından iş sahibi için 2010 yılında yapılan ve tamamlanan inşaat işlerinin KDV hariç toplam tutarı 3.325.291,97 TL'dir.<br>iv. Yasal defter kayıtlarına göre mükellef tarafından iş sahibine 2009 yılında tamamlanan işler dolayısıyla herhangi bir hizmet faturası düzenlenmemiştir. Bu yılda iş sahibine düzenlenen üç adet fatura inşaat malzemesi satışına ilişkindir. 2010 yılında ise KDV hariç toplam 3.842.877,83 TL tutarında fatura düzenlenmiştir. Ancak 2010 yılının Ekim döneminde düzenlenen üç adet faturanın da inşaat malzemesi içerikli olması, diğer bir ifadeyle hizmet faturası olmaması nedeniyle bu üç faturadaki KDV hariç toplam 667.485,37 TL, 23/09/2010 tarihli hesap mutabakatında bitirilip teslim edilen işler kapsamında değerlendirilmemiş ve 2010 yılında düzenlenen KDV hariç toplam 3.842.877,83 TL fatura tutarından çıkarılmıştır.<br>v. Sonuç olarak 2009 yılında KDV hariç toplam 3.196.611,00 TL tutarında bitirilen işler için mükellef tarafından fatura düzenlenmemiştir. Mükellefin 2009 yılına ilişkin kurumlar vergisi matrah farkı takdir edilirken söz konusu tutarın dikkate alınması gerekmektedir.<br>Uyuşmazlığın çözümü, raporda belirtilen KDV hariç toplam 3.196.611,00 TL tutarındaki iş için 2009 yılında fatura düzenlenmesinin gerekip gerekmediğinin tespitine, diğer bir ifadeyle 2009 yılında bu tutarın kayıt dışı hasılat olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine bağlı bulunmaktadır.<br>Davacı ile iş sahibi arasındaki sözleşmelerin altı adedi 2009 yılında imzalanmıştır. Bu sözleşmelere istinaden 2009 yılında başlayan inşaat yapım işinin büyük bir kısmı davacı tarafından 2010 yılında tamamlanarak teslim edilmiştir. Bu haliyle yapılan işin birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işi olduğunun kabulü gerekmektedir. Öte yandan, davacı ile iş sahibinin 29/09/2010 tarihinde imzaladıkları protokolle birbirlerini sulh ve ibra ettikleri, bu protokolde inşaat işinin bitmeyen kısımlarının da yazılı olduğu, kalan işlerin tamamlanması için davacı ile ... Doğrama Ticaret Limited Şirketi arasında 30/09/2010 tarihinde, anılan firma ile iş sahibi arasında da 01/10/2010 tarihinde sözleşme imzalandığı, davacı ve iş sahibinin 05/10/2010 tarihli fesih ihbarları ile ticari ilişkilerini karşılıklı olarak sona erdirdikleri görülmüştür.<br>Dolayısıyla, 2009 yılında başlayan ve birden fazla takvim yılına sirayet eden söz konusu inşaat işinin ... Doğrama Ticaret Limited Şirketi ile sözleşmenin imzalandığı 30/09/2010 tarihinde fiilen bırakılması nedeniyle bu tarihin bitim tarihi olarak kabul edilmesi, böylece 30/09/2010 tarihine kadar yapılan inşaat işlerine ait düzenlenmemiş olan tüm faturaların (2009 yılı dâhil) 30/09/2010 tarihi dikkate alınarak yasal süresi içinde düzenlenmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, kâr veya zararın işin bittiği yıl olan 2010 yılında kati olarak tespit edilebileceği ve tamamının o yılın geliri sayılması gerektiği, 2009 yılında biten işler için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı, vergi tekniği raporunda bahsedilen KDV hariç toplam 3.196.611,00 TL tutarındaki hasılatın 2009 yılına ait hasılat olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacı tarafından 2009 yılında kayıt dışı hasılat elde edildiğinden bahisle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/10/2022 tarih ve E:2020/3752, K:2022/5330 sayılı kararı:<br>İlgili mevzuat hükümlerine göre bir işin yıllara yaygın inşaat ve onarım işi olarak kabul edilebilmesi için işin mahiyeti gereği inşaat ve onarım işi olması, işin belirli bir taahhüde bağlı olarak yapılması ve işin yıllara yaygın iş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kazancın tespit esasları özel olarak düzenlenmiş, diğer faaliyetlerin aksine kazancın yıllık olarak değil işin sonunda tespit edileceği belirtilmiştir.<br>Bir kimsenin özel inşaat dolayısıyla alıcıdan tahsil ettiği bedel, istihkak bedeli değil, satış bedeli olup 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesi kapsamında değerlendirilemez. Özel inşaatlar hangi şartlarda yürütülürse yürütülsün fiilen yapılan iş, inşa edilen binaların satışından ibarettir. Bu tür inşaatların herhangi bir kıymet imali ve satışından farkı bulunmadığından kazancın, yıllık olarak tespit edilmesi ve maliyetle satış bedelinin karşılaştırılması suretiyle kazancın dönemselliği ilkesine göre beyan edilmesi gerekmektedir.<br>Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, temyize konu kararda belirtilen tespitlere ek olarak şu tespite yer verilmiştir:<br>i. Mükellef kurum yetkilisine bitirilen işlerin tamamı için neden fatura düzenlenmediği hususu sorulmuştur. Kurum yetkilisi cevaben "Biz firma olarak ilki 10/01/2009 tarihli olmak üzere tutanağın 6. Maddesinde görüleceği üzere ... Termal Gayrimenkul Tur. İnş. Aş. ile ... ili ... beldesinde otel, 21 adet devremülk ve AVM inşaatı anahtar teslimli yasal yüklenici ve müteahhit firmâ olarak karşılıklı sözleşmeler düzenledik. Bu sözleşmelere bağlı da hesap mutakabatları yaptık. 23/09/2010 tarihli hesap mutabakatında yer alan biten işler dökümündeki tutarlar KDV hariç tutarlardır. İşler devam ederken söz konusu firmanın yasadışı eylemleri dolayısıyla (imzam taklit edilerek ... il özel idaresinde mevcut olan gerçek inşaat sözleşmeleri yerine farklı bir sözleşme konuldu) ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... ve...nolu sayılı dosyayla dava açtık. Davanın detaylı konusu söz konusu dosyalarda mevcuttur. Sayın mahkemenin talebi doğrultusunda ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile ihtiyati tedbir kararı almış ve şikayete konu şantiyeler mühürletilmiştir. Bu tarihten sonra söz konusu mahkeme ... D.iş tespiti ile yapılan tüm işlerin tespitini yapmıştır. İnşaatlar mühürlendikten sonra karşı taraf inşaatın yeniden başlatılması için hatırı sayılır iş adamlarından Doğu ve Güneydoğu İş adamları Derneği Başkanı ... ve şu anda .../... Belediye Başkanı olan ... ve ... saygın iş adamlarından ...'ı araya koymuş ve söz konusu firmayla 23/09/2010 ve 31/03/2010 tarihinde yapılan mutbakata atfen yeni bir mutabakat yapılmıştır.Yapılan hesap mutakabatlarının içerisinde gayrimenkul, çek, araç, banka ödemeleri gibi ödemeler mevcuttur. ... Termal Gayrimenkul Tur. İnş. Aş.'nin yönetim kurulu başkanı ...Z ve aynı firmanın Genel Koordinatörü ... firmamız ... Kablo adına da ... hatırı sayılır iş adamlarından da şahit olarakta... bu hesap mutabakatını imza altına almışlardır. Bu hesap mutabakatına görede 29/09/2010 tarihli protokol, sözleşme ve özel anlaşma yapılmıştır. Bu protokol sözleşmesine göre taraflar arasında 24 ây içerisinde yapılmış tüm protokoller ve sözleşmelerin içerikleri yazılıdır ve taraflar arasında olan tüm resmi ve gayri resmi hesap dökümleri ve yapılan işler yer almaktadır. Buna göre de 29/09/2010 tarihli protokolle şantiye alanında kalan 905'lik işlerin ayrıntıları yazılıdır. Bu kalan işlerin tamamlanması için tarafımızca .... , ... Ltd. Şti . ile 30/09/2010 tarihinde protokol yaptık. Bu protokole bağlı da kalan işlerle ilgili ... Termal ile ... firması 01/10/2010 tarihinde sözleşme yaptılar. Sözleşmeye göre 200.000,00 TL tutarındaki senet ... Aş. tarafından teminat olarak alındı. Söz konusu senet ... icra dairesinde işlem görmüştür. Bu gelişmeler neticesinde 05/10/2010 tarihinde ... Aş. ile Güaziosmanpaşa 8. Noterliğine giderek ... ve ... yevmiye numaralarıyla karşılıklı olarak ticari muamelelerimizi fesih ettik. Bütün bu gelişmelere rağmen manidar yöntemleriyle işine gelen sözleşmeleri kabul edip gelmeyenleri biz böyle bir sözleşme yapmadık diye beyanda bulunuyorlar. Manidarlıklarla ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı konuyla ilgili olarak haberdar ettik. Şu anda halen alacaklarımızla ilgili olarak... Asliye Ticaret Mahkemesinde davamız devam etmektedir. Bu mimvalde yapılan mutabakatlar neticesinde görülen hizmetlerin tamamını faturalandırmamamızın nedeni ... Aş'nin keseceğimiz faturaları kabul etmeyeceğini beyan etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu hususta kesinlikle vergi kaçırmak gibi bir niyetimiz bulunmamaktadır. Yaşadığımız bu durumlara rağmen resmiyette ... Aş'nin bizden halen cari hesapta alacağı gözükmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>İlgili mevzuat hükümleri ve maddi olay birlikte değerlendirildiğinde söz konusu inşaatların özel inşaat niteliğinde olduğu ve 19/10/2009 tarihinde imzalanan ilk hesap mutabakatına göre 2009 yılında KDV hariç toplam 3.196.611,00 TL tutarında biten işler için davacı tarafından fatura düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. Taraflar arasında da bu konuda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı görülmektedir. Sözleşmede belirtilen sürelerin bir yıldan kısa olduğu dikkate alındığında yapımının bir yılı aşması nedeniyle inşaatın Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesi kapsamında olduğundan da söz edilemez. Dolayısıyla, 2009 yılındaki teslimlerine ilişkin olarak fatura düzenlemeyen ve elde ettiği hasılatı kurum kazancının tespitine dikkate almayarak beyan etmeyen davacı adına cezalı tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, matrahın hesaplanma yönteminin hukuka uygun olup olmadığı yönünden inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Olayda, davacı inşa ettiği yapıları kendi adına ve hesabına satmak amacıyla hareket etmemiş, söz konusu inşaatı iş sahibi ile imzaladığı sözleşmeler uyarınca bu firmaya verdiği taahhüt kapsamında gerçekleştirmiştir.<br>Yıllara sari inşaat işine özgü kanuni düzenlemelerin sadece kamu kurumlarına yapılan işler için uygulanabileceği, özel sektöre yapılan işler için uygulanamayacağına yönelik kanuni bir düzenleme de bulunmamaktadır.<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 44. maddesinin birinci fıkrasında, inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin, "diğer hallerde" işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği belirtilmek suretiyle kamu kurumlarına yapılan geçici ve kesin kabul usulüne tabi inşaat taahhüt işlerinin yanında özel sektöre yapılan inşaat taahhüt işlerinin de Kanun'un 42. maddesi kapsamında sayılabileceği kabul edilmiştir.<br>Diğer taraftan, başlangıçta imzalanan sözleşmeler ile inşaat taahhüt işinin bir takvim yılı içinde sona ereceği mutabakat altına alınsa bile bu işin öngörülen süre içinde bitirilemeyerek bir sonraki takvim yılına sirayet etmesi durumunda söz konusu inşaat taahhüt işinin sonradan yıllara sari inşaat işi haline geldiğinin kabulü gerekmektedir.<br>Vergi Dava Dairesi önceki kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY:<br>Davacı (yüklenici) ile ... Termal Gayrimenkul Turizm İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi (iş sahibi) arasında 10/01/2009, 23/03/2009, 13/04/2009, 23/07/2009, 03/11/2009, 03/11/2009, 01/04/2010 tarihlerinde birbirinden bağımsız sürelerde gerçekleştirilecek devre mülk ve otel işletmesi bünyesindeki inşaat işlerine yönelik olarak toplam yedi adet sözleşme imzalanmıştır.<br>Sözleşmeler uyarınca işler tamamlandıkça taraflar arasında 19/10/2009, 21/01/2010, 31/03/2010, 23/09/2010 tarihlerinde, biten işlerin toplam tutarlarını gösteren toplam dört adet hesap mutabakatı imzalanmıştır.<br>19/10/2009 tarihli hesap mutabakatına göre bu tarihten önce konusu, süresi ve tutarı itibarıyla bir kısım sözleşme konusu inşaat işinin (örneğin 23/07/2009 tarihli sözleşme) yapımı tamamlanmıştır.<br>Davacı adına, 2009 yılında tamamladığı işler dolayısıyla elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 19/10/2009 tarihli hesap mutabakatında belirtilen tutar dikkate alınarak dava konusu cezalı vergiler tarh edilmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Safî kurum kazancı" başlıklı 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri" başlıklı 42. maddesinde şu hükümlere yer verilmiştir:<br>"Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkûr yıl beyannamesinde gösterilir.<br>Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarım işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vermeye mecburdurlar."<br>Aynı Kanun'un "İnşaat ve onarma işlerinde işin bitimi" başlıklı 44. maddesi şu şekildedir:<br>"İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir.<br>Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınır."<br>5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Vergi Kesintisi" başlıklı 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi şu şekildedir:<br>"(1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıdaki ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben %15 oranında kesinti yapmak zorundadırlar:<br>a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri."<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kazancın tespiti, bu işlerin kendine has özellikleri nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu'nun 42 ila 44. maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Söz konusu işlerde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilmekte ve tamamı o yılın geliri sayılmak suretiyle mezkûr yıl beyannamesinde gösterilmektedir. Kanun koyucu, vergilendirmedeki bu gecikmenin gerek kamu otoritesi gerek mükellef açısından doğuracağı olumsuz sonuçları kısmen de olsa ortadan kaldırmak amacıyla hak ediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılmasını öngörmüştür.<br>Bir işin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 42 ila 44. maddeleri kapsamında değerlendirilebilmesi için faaliyet konusunun inşaat (dekapaj işleri dâhil) ve onarma işi olması, birden fazla takvim yılına sirayet etmesi ve taahhüde bağlı olarak başkası hesabına yapılması koşullarının bir arada bulunması gerekmektedir. Değinilen koşulların bulunup bulunmadığının tespiti ise işin tarafları arasında akdedilen sözleşme ve diğer belgelerin incelenmesiyle mümkündür. Özellikle belli kısımlar itibarıyla ayrı sözleşmelere konu edilen inşaat işlerinde her işin, diğerleri ile arasındaki maddi ve teknik ilişki ne olursa olsun ayrı bir inşaat olarak kabul edilmesi ve birden fazla takvim yılına sirayet etme bakımından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasında, mükelleflerin bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarım işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vermeye mecbur oldukları belirtilmiştir.<br>Davacı ile iş sahibi arasında imzalanan sözleşmeler tetkik edildiğinde, her bir inşaat işinin ayrı sözleşmelere konu edildiği, sözleşmeler arasında işlerin birbirinin devamı niteliğinde olduğu yönünde bir göndermede bulunulmadığı, işlerin tamamlanma süresi ve tutarlarının birbirinden bağımsız şekilde belirlendiği görülmektedir.<br>Bu durumda, dava konusu cezalı vergilerin hukuka uygunluğu hakkında her bir sözleşme itibarıyla bağımsız değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, değinilen sözleşmelerin tek bir inşaat işinin gerçekleştirilmesine yönelik olduğu yolunda bütüncül bir değerlendirme yapılarak işin gelecek yılda fiilen bırakıldığından bahisle birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işi olarak kabul edilmesi suretiyle verilen ısrar kararının bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2-... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,<br>30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br>X - KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br>XX - KARŞI OY :<br>Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br><br>XXX - KARŞI OY :<br>Temyize konu ısrar kararında yer alan, davacı tarafından yapılan işin birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işi olduğunun kabulü gerektiği yolundaki değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin (a) bendi uyarınca hizmet ifası hallerinde, hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden, davacı tarafından taahhüt edilen ve niteliği itibarıyla hizmet ifası olan inşaat işi kapsamında ilgili dönemlerde katma değer vergisini doğuran olayın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle varılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
Yıllara sari inşaat