<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/128 E.  ,  2026/32 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/128<br>Karar No : 2026/32<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br>VEKİLİ : Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri Anonim Şirketi -... Limited Şirketi İş Ortaklığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan bir kısım faturayı kayıtlarına intikal ettirerek maliyetlerini artırdığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2017 yılı için resen tarh edilen kurumlar vergisi ile verginin üç katı tutarında kesilen ve tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.<br>... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>İlgili mevzuat hükümlerine göre, maliyet kayıtlarına alınan belgelerin, giderlerin yüksek gösterilmesi amacıyla kullanıldığının kabul edilebilmesi için gider belgelerinin öncelikle gerçek muamelelere dayanmadan düzenlendiğinin saptanması zorunlu olmakla birlikte, söz konusu belge içeriği emtiaların işletmede kullanılmadığının somut olarak ortaya konulması gerekmektedir.<br>Bu doğrultuda, 26/11/2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı belirtilen gider kayıtlarının işletmenin gerçek gideri olmadığı konusunda tespit yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuş, şayet böyle bir tespit mevcutsa dayanağı bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi istenmiştir. Ara kararı üzerine davalı idarece verilen cevapta, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan faturaya istinaden yapılan gider kayıtlarının davacı iş ortaklığının gerçek gideri olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgi verilmemiştir. Dosya içeriğinde de bu hususta bilgi veya belge bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, yasal defter ve belgelere kaydedilen harcamaların gerçeği yansıtması, diğer bir ifadeyle bu vesikalarda yazılı mal ve hizmetlerin yükümlü tarafından alınmış olması hâlinde kanunen kabul edilebilir bir gider olacağının kabulü gerektiğinden, faturaların gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı kanaatine varılarak, bu faturalarda yazılı emtia veya hizmetin belirtilen maliyetle alınıp alınmadığı, söz konusu faturaların kasten kullanılıp kullanılmadığı hususları somut olarak tespit edilmeden, fatura bedellerinin gider kabul edilmeyerek ilgili yıl maliyetlerinden çıkarılması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Davacının kayıtlarına intikal ettirdiği faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, anılan mükelleflerin dava konusu dönemde gerçek bir ticari faaliyet yürütmediği, davacıya düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Buna göre, söz konusu faturaları kayıt ve beyanlarında kullanan davacı adına resen tarhiyat yapılması yerindedir.<br>Ancak değinilen faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin başka kişi ve kurumlardan alınmış olması ihtimali de değerlendirilerek, söz konusu alışlar olmadan ilgili dönemdeki faaliyetin sürdürülüp sürdürülemeyeceği ya da bu faaliyetin ne kadar bir maliyetle yürütülebileceği konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle gerçek veya gerçeğe en yakın matrahın tespit edilmesi gerekmektedir.<br>Olayda ise değinilen hususlara riayet edilmeden, söz konusu faturalarda yer alan mal ve hizmet tutarlarının maliyetlerden çıkarılması suretiyle matrah takdir edildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak belirlenen matrah esas alınarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/1444, K:2023/4375 sayılı kararı:<br>Davacı hakkında 2017 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda şu tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir:<br>i. Mükellef iş ortaklığı, ... Vergi Dairesi mükellefi Aslım Dokuma İplik Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından adına düzenlenen ve güvenlik hizmetinin verilmesinde personelin kullandığı ayakkabı, gömlek, pantolon, ceket vb. emtiaları gösteren iki adet faturayı yasal defterlerine kaydederek ve faturalarda yer alan tutarları maliyetlerine dâhil ederek ilgili dönem kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerine yansıtmıştır.<br>ii. Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi ...Anonim Şirketi tarafından adına düzenlenen el dedektörü, tom kalemi, araç altı araba aynası, kapı dedektörü, elektrikli bisiklet vb. emtiaları gösteren beş adet faturayı yasal defterlerine kaydederek faturalarda yer alan tutarları maliyetlerine dâhil etmiştir.<br>iii. Eskişehir Vergi Dairesi mükellefi ... tarafından adına düzenlenen nakliye bedeline ilişkin altı adet faturayı yasal defterlerine kaydederek ilgili dönem beyanlarına yansıtmıştır.<br>iv. Anılan mükellefler hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporları tanzim edilmiştir. Dolayısıyla bu mükellefler tarafından düzenlenerek mükellef tarafından kullanılan faturalar da sahtedir.<br>v. Mükellefin 2017 yılında Ba formu ile bildirdiği toplam alış tutarı 5.292.640,00 TL'dir. Sahte faturaya dayalı alış tutarı ise 706.000,00 TL'dir. Buna göre, sahte faturaya dayalı alışların toplam alışlar içindeki payı %13'tür.<br>vi. Mükellef, 2016 yılında da anılan mükelleflerden yüksek tutarda sahte belge almıştır. Anılan yıl için de vergi inceleme raporu düzenlenmiştir. Söz konusu rapora göre 2016 yılında 2.535.086,23 TL tutarında sahte belge kullanmıştır.<br>vii. 2017 yılına ilişkin gelir tablosuna göre mükellefin, sahte belge ile belgelendirdiği giderlerin toplam giderlerine oranı %16'dır.<br>viii. 2016 ve 2017 yıllarında mükellefin kullandığı sahte belgelerin toplam tutarı 3.241.086,23 TL'dir. <br>ix. Mükellefin birçok kez sahte belge kullanması ve bu nedenle hakkında vergi inceleme raporu düzenlenmesi, yapmış olduğu faaliyet sonucu oluşan kârını perdelemek amacıyla bu yola başvurduğunu göstermektedir.<br>x. Sahte belgeleri bilerek kullandığı yönünde kanaat geliştiğinden mükellef adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, ziyaa uğrattığı verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.<br>xi. Mükellefin kullandığı sahte belge tutarlarının maliyetlerden çıkarılması suretiyle 2017 yılına ilişkin gelir tablosu yeniden oluşturulmuştur.<br>xii. Yeniden oluşturulan gelir tablosu sonrasında kârlılık oranı (%21), şirket faaliyetine uygun hâle gelmiş, dönem net kârı 747.327,07 TL olarak hesaplanmıştır.<br>Vergi Dava Dairesi kararının, davacının kayıtlarına intikal ettirdiği faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ve davacı adına resen tarhiyat yapılmasının yerinde olduğu yolundaki gerekçesi hukuka uygundur.<br>Uyuşmazlıkta, davacı iş ortaklığının faaliyet gösterdiği sektörde kârlılık oranının ne olduğu, faturaların maliyetlerinden çıkarılması neticesinde bulunan kârlılık oranının sektör ortalamalarına uygun olup olmadığı hususları ortaya konulmak ve bu konuda görevleri gereğince sektörler ve ihtilaf konusu dönem itibarıyla somut ilgileri bulunan ticaret odaları yahut meslek odaları nezdinde yapılan araştırma sonuçları dikkate alınmak suretiyle matrahın hesaplanma yöntemi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.<br>Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kayıtlarına intikal ettirdiği faturalara dayalı gider kayıtlarının davacının gerçek gideri olmadığı hususunun somut bir şekilde ortaya konulduğu, söz konusu fatura tutarlarının ilgili yıl maliyetlerinden çıkarılması suretiyle tespit edilen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2026 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br>X - KARŞI OY :<br>Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>

Vergi Dava Daireleri Kurulu