<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1638 E.  ,  2025/954 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1638<br>Karar No : 2025/954<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ve davacının da sahte fatura düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle anılan şirket tarafından ziyaa uğratılan 2011 yılının Aralık, 2012 yılının Şubat, Mayıs ila Aralık, 2013 yılının Ocak, Şubat, Kasım ve Aralık dönemlerine ait katma değer vergilerinin bir katı tutarında kesilen ve 2012 yılının Haziran ila Aralık, 2013 yılının Ocak, Şubat, Kasım ve Aralık dönemleri için tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.<br>...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2011 ila 2013 yıllarına ait hesap ve işlemleri, sahte belge kullanma ve düzenleme fiilleri yönünden incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda düzenlenen ... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, söz konusu şirketin ilgili yıllarda sahte belge düzenleyicisi olduğu tespit edilmiştir. Bu tespite dayanarak hazırlanan ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda ise davacının anılan şirketle olan ilişkisine dair çeşitli bulgulara yer verilmiş ve iştirak nedeniyle adına bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilmiştir. Bunun üzerine, şirketin tarh dosyası takdir komisyonuna sevk edilmiş ve komisyon kararına istinaden davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:<br>i. Şirket hakkında yayımlanan 09/07/2009 tarih ve 7350 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirket yönetim kurulu başkanlığına...'in, yönetim kurulu üyeliklerine... ile ...'nun, şirket murakıplığına ise ...'nun seçildiği görülmüştür.<br>ii. Ayrıca yönetim kurulu üyeleri... ve ...'nun, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, şirketin ortaklarının ise Mukaddis İmamvekilioğlu ve... olduğu anlaşılmıştır.<br>iii. 22/05/2014 tarih ve 8574 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde, ... Ticaret Mahkemesinin... tarih ve ... esas numaralı dosyasında verilen karar uyarınca şirketin iflasına ve iflasın aynı tarih itibarıyla açılmasına karar verildiği ilan edilmiştir.<br>iv. Bu hususlar belirtildikten sonra, yapılan inceleme neticesinde ulaşılan değerlendirmelere göre:<br>- Şirketin, 2011 yılında Yalova Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi ... Motorlu Araçlar ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet ifasına dayanmayan belgeler olarak kabul edilmesi gerektiği,<br>- Şirketin, 2012 ve 2013 yıllarında ise düzenlediği tüm faturaların, gerçek bir mal veya hizmet ifasına dayanmayan belgeler olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>v. Bilahare düzenlenen ...tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda da yukarıda belirtilen hususların tekrarlandığı, ayrıca şirket temsilcisi...'in, bir dönem şirket müdürü olan...'nun ve şirket muhasebecisinin, şirket faaliyetlerine ve bağlantılı kişilere ilişkin ifade ve beyanlarına yer verildiği görülmüştür.<br>vi. Şirkete ait dosyanın incelenmesinden, şirket temsilcisi ... tarafından verilen Ankara 41. Noterliğinin 28/01/2005 tarih ve 4746 yevmiye numarasıyla onaylı vekâletnamesi ile davacı Ersin Çelikkol'un, şirketi tüm resmî makamlar nezdinde tam yetkili olarak temsile yetkili kılındığı anlaşılmıştır.<br>vii. Öte yandan, Ersin Çelikkol'un, şirket nezdinde gerçekleştirilen yoklama ve vergi inceleme tutanaklarını kanuni temsilci sıfatıyla imzaladığı, ayrıca çeşitli tarihlerde gönderilen tebliğ alındılarının da yine aynı kişi tarafından imzalandığı tespit edilmiştir.<br>viii. Bu tespitlerden hareketle, davacının incelemeye konu dönemlerde şirketin faaliyetlerinin yürütülmesinde bağlantısının bulunduğu değerlendirilmiş ve adına iştirak hükümleri kapsamında bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>Dava konusu ceza işlemine dayanak teşkil eden sahte belge düzenleme fiiline iştirak eylemi, 213 sayılı Kanun'un 344. maddesinde düzenlenmiş olup hangi fiillerin gerçekleştirilmesi hâlinde iştirak eyleminin hukuken sübut bulacağına ilişkin açık bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.<br>Vergi ziyaının ve vergi ziyaına sebebiyet veren eylemlerin takdiri ile buna bağlı olarak ceza kesme yetkisi vergi dairesine aittir. Bu nedenle, ortada ceza hukukunun konusunu oluşturacak bir suç bulunmadığından, Türk Ceza Kanunu’nun iştirake ilişkin hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.<br>Bu durumda, iştirak fiilinin hukuken kabahat olarak nitelendirilmesi gerekse dahi Kabahatler Kanunu'nun iştirake ilişkin hükümlerinin vergi yargılamasında uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışmalıdır.<br>Kanuni düzenlemelerde mevcut olan bu belirsizlik karşısında, sahte belge düzenlemeye iştirak nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için iştirak eyleminin somut delillerle ortaya konulması, ayrıca iştirak ettiği iddia edilen kişinin, sahte belge düzenleme eyleminin çoğunlukla bir organizasyon dahilinde yürütüldüğü de dikkate alınarak, bu organizasyon içinde hangi rolü üstlendiğinin ve hangi fiilleri gerçekleştirdiğinin açıkça gösterilmesi gerekir. Sonuç olarak, iştirak eyleminin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekmektedir.<br>Olayda, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi ... tarafından, iştirakten dolayı adına vergi ziyaı cezası kesilen davacıya verilen vekâletnamenin, şirkete ait iş ve işlemlerin takibine yönelik genel bir vekâletname olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, vekâlet sözleşmesi hukuki niteliği itibarıyla bir iş görme sözleşmesi olup vekâlet veren ile vekil arasında, ücret karşılığı olup olmamasına göre taraflara borç yükleyen bir sözleşme ilişkisi kurar. Düzenlenen vekâletnamenin, bu sözleşmenin belgesi niteliğinde olması dışında, davacının anılan şirketin temsilcisi olduğu sonucunu doğurmadığı değerlendirilmektedir.<br>Öte yandan, anılan şirketin sahte belge düzenleyicisi olduğuna dair tespitlere yer verilen ve dava konusu cezalara dayanak oluşturan takdir komisyonu kararının müstenidatı vergi tekniği raporunda, davacının isnat olunan fiile iştirak ettiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Ayrıca, müteakiben düzenlenen vergi tekniği raporunda da gerek şirket temsilcileri gerekse şirket muhasebecisi tarafından verilen ifade ve beyanlarda, şirket faaliyetleriyle bağlantılı olarak davacı hakkında herhangi bir bilgi veya ifadeye yer verilmediği görülmektedir.<br>Bu durumda, davalı idare tarafından davacının sahte belge düzenleme fiiline hangi şekilde iştirak ettiğinin ve hangi belgelerin düzenlenmesine katıldığının somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği gerekçesiyle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Mahkeme bu gerekçeyle vergi ziyaı cezalarını kaldırmıştır.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. <br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/01/2023 tarih ve E:2019/6905, K:2023/183 sayılı kararı:<br>... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında mahkeme kararında belirtilenlere ek olarak aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir:<br>i. Şirket temsilcisi ... tarafından, şirketin 2008 yılına kadar herhangi bir yasal olmayan faaliyetinin bulunmadığı, ancak ...'e hisse devrinden sonra şirkette usulsüz işlemler yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.<br>ii. Şirketin yasal defter ve belgeleri ibraz etmediği tespit edilmiştir.<br>iii. Form Ba-Bs analiz sonuçlarına göre, mal ve/veya hizmet alışlarının, 2012 yılında %99,62'sinin, 2013 yılında ise %99,56'sının hakkında sahte fatura düzenlediği vergi tekniği raporuyla tespit edilen firmalardan yapıldığı saptanmıştır.<br>iv. Ayrıca çok cüzi miktarda stok beyanı verildiği, kurumlar vergisi beyannamelerine ekli bilançolardan alış ve satışların alıcılar ve satıcılar hesaplarının çalıştırılarak yapıldığı, kasa, bankalar, çekler gibi ticari hesapların sıfır veya cüzi tutarlı bakiye verdiği tespit edilmiştir.<br>v. Şirket adına tahsilat yapan kişilerin, mükellef tarafından sahte fatura düzenlenen şirketin çalışanları olduğu tespit edilmiştir.<br>vi. Ankara 41. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı vekâletnamesi ile davacı ..., bilumum resmî makam ve merciler nezdinde anılan şirketi tam yetkili olarak temsil etmekle yetkilendirilmiştir. Davacının, şirket nezdinde gerçekleştirilen yoklama ve vergi inceleme tutanaklarını ve çeşitli tarihlerde gönderilen tebliğ alındılarını, kanuni temsilci sıfatıyla imzaladığı tespit edilmiştir.<br>vii. Ankara 41. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numarasıyla onaylı vekâletnamesi ile ...'in şirkette genel yetkili kılındığı ve şirket adına basılan faturaların kendisine teslim edildiği belirtilmiştir.<br>viii. Tüm bu tespitler ışığında, davacının inceleme dönemlerinde mükellef kurumun faaliyetlerinin yürütülmesinde bağlantısının bulunduğu, bilerek ve kasten sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle, iştirak hükümleri kapsamında davacı adına bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği hususlarına yer verilmiştir.<br>... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini münferiden temsil ve ilzama yetkili olan ... tarafından verilen vekâletnameler uyarınca,... ve..., şirkete ait işlemleri takip etmişlerdir. Şirket nezdinde gerçekleştirilen yoklama ve vergi incelemesi tutanakları, kanuni temsilci sıfatıyla imzalanmıştır. Şirket ortakları ve temsilcisi ile davacının da içinde bulunduğu kişilerin, komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte fatura düzenlemek için kurulan organizasyon dâhilinde hareket ettikleri ve davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu kararda isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, yeniden verilecek kararda, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür konusunda değerlendirme yapılacağı tabiİdir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kesilen cezaların hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Şirkette büro elemanı olarak çalıştığı, bu dönemde şirketle ilgili işlemleri yürütebilmesi için kendisine vekâletname verildiği, sonrasında emekli olduğu, ancak hak kazandığı kıdem tazminatının şirket yetkilileri tarafından ödenmediği, yetkililerin ödemeyi sürekli ertelemeleri nedeniyle emeklilik sonrasında da zaman zaman şirkete gitmeye devam ettiği, bu süreçte şirkette başka çalışan bulunmadığı, yalnızca nadiren gelen telefonlara cevap verdiği ve gelen postaları teslim aldığı, bunun dışında herhangi bir görev üstlenmediği, ayrıca vergi inceleme tutanaklarını yalnızca vekil sıfatıyla imzaladığı, eğitim durumu ve iş tecrübesi itibarıyla şirkette yetki alacak bilgi ve beceriye sahip olmadığı, ceza soruşturmasının da kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>12/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

Vergi Dava Daireleri Kurulu