<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/155 E.  ,  2025/1161 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/155<br>Karar No : 2025/1161<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Anonim Şirketi (Önceki Ünvanı: ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Limited Şirketi)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararı uyarınca resen tarh edilen 2010 yılına ait kurumlar vergisi ve verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.<br> ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Dava dosyasının incelenmesinden, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen "Kuzey Ankara Kent Girişi 6 Etap 591 Konut, 1 adet Ticaret Merkezi, 1 adet 32 Derslikli İlköğretim Okulu İnşaatı ile Ada İçi Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi" için davacı ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi (işin yüklenildiği dönemdeki ünvanı: ... Taahhüt Gıda Turizm Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) ile ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ... Adi Ortaklığı kurulmuştur. Adi ortaklık tarafından üstlenilen yapım işi ihalesi neticesinde, 10/08/2010 tarihinde geçici kabul tutanağı imzalanmıştır. İşin tamamlanması sonucunda ortaklığın toplam 1.689.519,86 TL zarar ettiği beyan edilmiştir. Davacı tarafından, işin yapımı sırasında idarece tahsil edilen 1.210.767,47 TL tutarındaki gelir (stopaj) vergisinden hissesine düşen 605.383,74 TL'nin iadesi istemiyle 19/09/2014 tarihinde idareye başvuruda bulunulmuştur. Başvuru neticesinde 10.000 TL iade edilmiş, kalan tutarın iadesi için ise davacı hakkında vergi incelemesi başlatılmıştır. İnceleme sonucunda, adi ortaklık hakkında ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu, davacı hakkında ise ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu düzenlenmiştir. Bu raporlara istinaden, davacı adına 2010 yılına ait tek kat vergi ziyaı cezalı 252.905,51 TL tutarında kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır. Söz konusu tarhiyata ilişkin uzlaşma süreci devam ederken tarhiyata karşı idareye itirazda bulunulmuştur. Yapılan itiraz üzerine davacı şirket 18/12/2015 tarihinde takdire sevk edilmiş, bu kapsamda adi ortaklık hakkında ... tarih ve ... sayılı, davacı şirket hakkında ise ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporları tanzim edilmiştir. Alınan takdir komisyonu kararı uyarınca, davacı şirket adına bakılmakta olan davanın konusunu oluşturan tek kat vergi ziyaı cezalı 346.923,95 TL tutarında ikinci bir kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır. Anılan tarhiyat üzerine ikinci kez tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşmanın vaki olmaması üzerine işbu dava açılmıştır.<br>Dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının dayanağı olan takdir komisyonu kararı ile ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde, resen tarhiyata esas alınan matrah farkının, adi ortaklık adına tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile tespit edildiği anlaşılmaktadır. Anılan raporun incelenmesinden, adi ortaklığın bazı alış faturalarında ve yevmiye kayıtlarında eksiklikler bulunduğu, gider olarak gösterilen bazı tutarların kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde olduğu ve bazı giderlerin ise ihalesi alınan işle ilgisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu tespitlere dayanılarak adi ortaklığın defter kayıtları ve bunlara ilişkin belgelerin, doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olduğu gerekçesiyle olayda resen takdir sebebinin bulunduğu kabul edilmiştir. Raporda ayrıca, yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde resen takdir nedenlerinin mevcut olması hâlinde, gerçek gelir, gider ve kârın tespitine imkân bulunmadığından, hasılatın %20'sinin veya maliyetlerin %25'inin kâr olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle, adi ortaklığın 1.689.519,86 TL zarar ettiği yönündeki beyanın kabul edilemeyeceği aksine 9.249.346,04 TL tutarında kâr elde edildiği sonucuna varılmıştır. Hisse oranları dikkate alındığında ise söz konusu kârın 4.717.166,48 TL'lik kısmının davacı şirkete ait olduğu tespit edilmiştir.<br>Olayda bir kısım belgelerin ibraz edilmemesi ve envanter defterlerinin tutulmamış olması nedeniyle resen tarh sebebinin varlığı mevcuttur.<br>Ancak dava konusu vergilendirme türü dikkate alındığında, gelirin gerçekliği ilkesi gereği gerçek maliyetin araştırılması ve gerçeğe en uygun kazanç tespit edilerek vergilendirme yapılması gerekmektedir. Buna karşın inceleme elemanının, adi ortaklığın faaliyet konusu gözetilerek ticaret odaları veya diğer ilgili mesleki kuruluşlar nezdinde sektördeki kârlılık oranını belirlemeye yönelik herhangi bir araştırma yapmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca işletmenin geçmiş yıllara ait kayıtları ve benzeri unsurlar da incelenmemiştir. Bu durumda, davacı şirketin olması gereken kârı hukuken geçerli delillerle ispat edilmeksizin, yalnızca Danıştay içtihatlarından hareketle tespit edilen matrah farkı esas alınarak vergilendirme yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle eksik araştırma ve inceleme sonucu elde edilen birtakım verilere dayanılarak belirlenen matrah farkı üzerinden yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, dava konusu 346.923,95 TL tutarındaki bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının 252.905,51 TL'lik kısmının terkin edildiği savunma dilekçesinde beyan edilmiş ve 19/12/2016 tarihli düzeltme fişi dava dosyasına sunulmuştur. Bu nedenle, dava tarihinden sonra terkin edilen 252.905,51 TL tutarındaki kurumlar vergisi ve aynı tutardaki vergi ziyaı cezası yönünden davanın konusuz kaldığı açıktır.<br>Mahkeme bu gerekçeyle 252.905,51 TL tutarındaki kurumlar vergisi ve aynı tutardaki vergi ziyaı cezası yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; geriye kalan kısım yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir.<br> Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br> Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2018/6178, K:2022/3349 sayılı kararı:<br> Dava konusu kurumlar vergisinin matrahı yönünden bağlı olduğu ve davacı şirket adına aynı nedenle ve farklı rapora istinaden tarh edilen 2010 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan dava ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Bu karara yöneltilen istinaf istemi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Ancak bu karar, Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2018/6177, K:2022/3351 sayılı kararıyla bozulmuştur. Bu nedenle, söz konusu bozma kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki durum dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br> Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Uyuşmazlık, TOKİ tarafından ihale edilen bir taahhüt işine ilişkindir. İşin imalat, metraj ve hak ediş kayıtları hem yüklenici defterlerinde hem de TOKİ'nin resmî kayıtlarında kesin biçimde yer almakta olup hasılat ve maliyet somut olarak tespit edilebilir durumdadır. Buna rağmen vergi inceleme elemanı, yalnızca hasılata dayanarak matrah belirlemiş, gider ve maliyetleri dikkate almamıştır. Vergi mevzuatında hasılatın belirli bir oranının matrah sayılacağına dair düzenleme bulunmamaktadır.<br>Dava konusu iş kapsamında, konut, okul, ticari alan, yol ve çevre düzenleme işlerinin yüklenici firma tarafından eksiksiz olarak gerçekleştirildiği TOKİ tarafından düzenlenen kabul tutanakları ile sabittir. Resmî birim maliyetlere göre yapılan hesaplamalarda da, beyan edilen maliyetlerin yüksek olmadığı açıkça görülmektedir. Buna rağmen inceleme elemanı, teknik olarak mümkün olmayan derecede düşük maliyet varsayımıyla tarhiyat yapmıştır.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esastır. Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri gereğince vergiye tabi matrah, elde edilen hasılattan bu hasılatın elde edilmesi için yapılan gider ve maliyetlerin düşülmesi suretiyle belirlenir. Kurumlar vergisinde götürü kâr veya varsayıma dayalı vergilendirme yöntemi bulunmamaktadır. Ticari faaliyetlerde kâr edilebileceği gibi zarar edilmesi de mümkündür ve her faaliyetten belirli bir oranda kâr elde edileceğine ilişkin bir yasal düzenleme yoktur. Kanunda yer almayan bir vergilendirme yönteminin yorum yoluyla uygulanması, Anayasa'nın 73. maddesine de aykırıdır.<br>Belirtilen nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Davacı adına aynı maddi olay nedeniyle resen tarh edilen 2010 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması yolundaki ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2025 tarih tarih ve E:2024/154, K:2025/1160 sayılı kararıyla onanmıştır.<br>Bu hukuki durum da dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>24/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Davacı adına aynı maddi olay nedeniyle resen tarh edilen 2010 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin davada verilen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2025 tarih ve E:2024/154, K:2025/1160 sayılı kararında yer alan "X - KARŞI OY" doğrultusunda temyiz isteminin kabulü ve ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

Vergi Dava Daireleri Kurulu