<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/103 E. , 2025/4513 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/103<br> Karar No : 2025/4513<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem:Davacının, banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgelerin ve tebliğ alındılarının Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmelik hükümleri çerçevesinde saklama süreleri sona erdiğinden imha işlemine tâbi tutulduğu açıklaması ile ilgili ödeme emirlerine ilişkin tebliğ belgelerinin gönderilmediği, bu durumda dava konusu haciz işlemi ile cebren tahsili istenen kamu alacaklarının kesinleştirilmesine ilişkin davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği hususunun davalı idarece ispatlanamadığından ortada usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağından bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığından davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davada (ihbarname aşamasında) ve/veya ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada ileri sürülen iddiaların haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada incelenmesine yasal imkan bulunmadığı, Vergi Mahkemesince haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacıya tebliğine ilişkin belgelerin ve tebliğ alındılarının imha işlemine tâbi tutulduğu açıklaması ile ilgili ödeme emirlerine ilişkin tebliğ belgelerinin gönderilmediği, bu durumda cebren tahsili istenen kamu alacaklarının kesinleştirilmesine ilişkin davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği hususu davalı idarece ispatlanamadığından, ortada usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu hacizlerin iptaline karar verilmiş ise de, davacının 31/05/2011 tarihinde 6111 sayılı, 29/12/2014 tarihinde de 6552 sayılı Yasalardan faydalanarak ödeme emirlerindeki borçlarını yapılandırdığı, dolayısıyla kesinleşen borçların, tutar ve vadeleri yönünden davacının bilgisi dahilinde olduğu ve bu borçlar için herhangi bir dava yoluna da müracaat edilmediği, ödenmeyen vergi borçları için gerek yapılandırma kapsamında gerekse tesis edilen haciz işlemlerinde bir kısım tahsilatların da olduğu görülmekle, tahsil zamanaşımından söz edilemeyeceğinden, yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kesinleşen ödeme emirleri üzerine tesis edilen haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırma talebinde bulunulması zamanaşımına uğramış borçları canlandırmayacağından borçların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği husularında inceleme yaılması gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Davacının, banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun "Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları" başlıklı 3. maddesinde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin % 50’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin % 50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacakların başka bir işleme gerek olmaksızın takip edileceği; aynı Kanunun "Süresinde ödenmeyen taksitler" başlıklı 19 uncu maddesinde ise, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin yedinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçluların ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacağı ifade edilmiştir.<br> 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 73. maddesi ile; maddede sayılan ve kesinleşmiş olup bu Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacakları yerine bu Kanun'un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece ferî alacaktan ibaret olması hâlinde ferî alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacaklarının tahsilinden vazgeçileceği kuralı getirilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın incelenmesinden, vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, Mahkemenin 07/06/2023 tarihli ara kararı ile ödeme emirlerinin davacıya tebliğine ilişkin belgelerin ve tebliğ alındılarının istenilmesi üzerine , ödeme emirlerinin 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarının muhtelif tarihlerinde tebliğ edildiği belirtilmekle birlikte tebliğ alındılarının Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmelik hükümleri çerçevesinde saklama süreleri sona erdiğinden imha işlemine tâbi tutulduğundan bahisle ibraz edilmediği, davacı tarafından vergi borçları için 31/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun, 29/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara ilişkin kısmi olarak ödemede bulunulduğu görülmüştür.<br>Bu durumda, davacı tarafından başvurulan yapılandırma işlemi alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğundan,yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma koşullarının ihlali nedeniyle tecil işleminin iptali üzerine, yenilenen ve bir kısmı da yapılandırma kapsamında ödenen borç için davacı adına yapılandırma sonrasında yeniden ödeme emri düzenlenerek takibe geçilmesi gerekirken bu usul tamamlanmadan davacının haciz yolu ile tahsil aşamasına gelmiş bir vergi borcu bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br><br> KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br> <br><br><br></font></p></body></html>
9. Daire