<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2025/4463 E.  ,  2025/5758 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2025/4463<br> Karar No : 2025/5758<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; ... Tekstil İnşaat Lojistik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 17/03/2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tek ortağı ve kanuni temsilcisinin davacı ... olduğu, davacının ... tarih ve ... sayılı genel kurul kararı ile tüm paylarını ...'e devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği, davalı idare tarafından ... Tekstil İnşaat Lojistik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne tebliğ edilen ... tarih ve E... sayılı yazı ile şirket müdürü ...'in 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesi kapsamında olduğunun tespit edildiği ve sahte belge düzenlediğinden bahisle mükellefiyet kaydı re'sen terkin edilen ... Ev Tekstil İthalat ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firmasına ait tüm vergi borçlarının ödenmesi ve 01/10/2021 tarihi itibariyle vadesi geçmiş 1.984.45473-TL tutarında teminat verilmesi gerektiğinin bildirildiği, anılan şirket tarafından 30 günlük süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığı ve teminat verilmediği anlaşıldığından ... Ev Tekstil İthalat ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk etmiş tüm vergi borçlarından müşterek ve müteselsil sorumlu olarak takip işlemlerinin başlatıldığı, bu kapsamda mal varlığı araştırmasının yapıldığı, ardından söz konusu vergi borçlarının dönem ve vadeleri göz önünde bulundurularak davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, davacının 17/08/2021 tarihinde ... Tekstil İnşaat Lojistik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki tüm paylarını ...'e devrettiği ve kanuni temsilcilik yetkilerinin sona erdiği, ... firmasına ait tüm vergi borçlarının ödenmesi ve 01/10/2021 tarihi itibariyle vadesi geçmiş 1.984.45473-TL tutarında teminat verilmesine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesi uyarınca düzenlenen E... sayılı yazının ise 01/10/2021 tarihli olduğu, dolayısıyla ... Tekstil İnşaat Lojistik Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin anılan vergi borçlarına ilişkin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun ancak 01/10/2021 tarihinden sonra söz konusu olabileceği anlaşıldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin ... Tekstil İnşaat Loj. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tahakkuk etmiş amme alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanının kalmadığının anlaşılması üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlendiği, ödeme emrine konu alacaklara ilişkin olarak öncelikle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket tarafından borcun vadesinde ödenmemesi üzerine haciz varakalarının düzenlendiği ve malvarlığı araştırmasının yapıldığı ancak vergi borçlarının şirket malvarlığından tahsil edilemediği, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emri içeriği borçların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesi uyarınca istenilen teminat alacağı dışında kalan kısmının, davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil İnşaat Loj. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından verilen beyannameler ile anılan şirket adına ba-bs formu verilmemesinden kaynaklanan özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu, ... Ev Tekstil İthalat ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait borçlardan müteselsil olarak sorumlu tutulmasından kaynaklanmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin dava konusu ödeme emri içeriği teminat alacağına ilişkin kısım yönünden reddi, diğer kısımlar yönünden kabulü gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.<br>Anılan Kanun'a 28/3/2013 tarihli 6455 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen 153/A maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan birinci fıkrasında; başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10'una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev'iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10'undan az olmamak üzere teminat verilmiş olmasının şart olduğu, ikinci fıkrasında; birinci fıkrada sayılanların ortağı oldukları adi ortaklıkların, kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, şirket sermayesinin asgari %10'una sahip oldukları ticaret şirketlerinin veya idare ettikleri tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin işe başlama bildiriminde bulunması halinde de birinci fıkra hükmünün uygulanacağı, üçüncü fıkrasında, birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesinin bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edileceği, dördüncü fıkrasında; birinci fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359 uncu maddede yer alan sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenlerin, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev'iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10'undan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesinin isteneceği, fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminatın bunlardan isteneceği, verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceği kurala bağlanmıştır. <br>Ancak, Anayasa Mahkemesinin 20/07/2023 tarih ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararıyla; yukarıda yer alan düzenlemede teminat tutarının üst sınırına ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı dolayısıyla vergi dairesinin sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u ilâ tamamı arasında herhangi bir oran üzerinden teminat istemesinin mümkün olduğu, vergi dairesine tanınan bu yetkinin kullanımı konusunda objektif bir ölçütün öngörülmediği, teminat isteme yetkisinin genel çerçevesinin çizilmediği, teminat tutarının ne kadar olacağına ilişkin temel esas ve ilkelere yönelik bir belirleme yapılmadığı, sahte belge düzenleme fiilini işlediği tespit edilen kişilerin tüzel kişilikler bünyesindeki statülerinin sona erdirilmesi için öngörülen otuz günlük sürenin söz konusu işlemlerin tamamlanabilmesi için makul ve yeterli bir süre olmadığı, bu sürenin dolmasından sonra anılan kişilerin statülerinin sona erdirilmesi halinde uhdesinde bulundukları tüzel kişiliklerin veya şahıs işletmelerinin teminat gösterme yükümlülüklerinin ne olacağı konusunda düzenleme bulunmadığı, bu otuz günlük süre içinde anılan kişilerin statülerinin sona erdirilmesine yönelik yasal girişimleri başlatmış olan ve bu durumu ispat ve tevsik eden mükelleflerden alınmış olan teminatın, bu yasal girişimler sonucunda statülerinin sona erdirilmesi şartıyla, maddenin yedinci fıkrasındaki süre ve şartlar aranmaksızın vergi dairesi tarafından mükelleflere iade edileceğine ilişkin yasal güvencelerin de öngörülmediği, mükelleften tahsil edilen teminatın vergi idaresinin uhdesinde kalması nedeniyle söz konusu teminat tutarının tasarrufundan yoksun kalınan sürede oluşan değer kaybı nedeniyle mükellefin uğramış olduğu maddi kaybın giderilmesini sağlamaya yönelik herhangi bir güvenceye yer verilmediği, gecikme zammının kamu alacaklarının zamanında ödenmemesinden dolayı Hazinenin uğradığı zararı karşılamak amacıyla uygulandığı gözönüne alındığında kurallarla anılan maddede öngörülen teminat tutarının ödenmemesi durumunda, vadesinde ödenmeyen teminat tutarının 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı ile birlikte tahsil edilmesinin öngörülmesinin de mükelleflere aşırı bir külfet yüklediğinin anlaşıldığı, kurallara konu teminat miktarının ödenmemesi durumunda bunun teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilmesinin ve tahakkuk ettirilen teminat alacağının 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilmesinin mümkün kılındığı anlaşılmakta ise de bu durumun mükelleflere aşırı bir külfet yüklememesi için gerekli ve yeterli güvencelere yer verilmediği, bu çerçevede kurallarla ulaşılmak istenen amaca ilişkin kamu yararı ile mülkiyet hakkına yönelik kişisel yarar arasında bulunması gereken makul dengenin gözetilmediğinin anlaşıldığı, bu itibarla kuralların mülkiyet hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 153/A maddesinin; üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinin iptaline ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davalının, dava konusu ödeme emri içeriği 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istenilen teminat alacağına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden; <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun olay tarihinde yürürlükte olan 153/A maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olduğundan; maddenin üçüncü fıkrası kapsamında istenilen teminat tutarının tahakkuk ettirilmesi ve 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilmesi yine üçüncü fıkra uyarınca teminat istenen kişilerden birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçlarının müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilmesi ile dördüncü fıkra kapsamında istenilen teminat tutarının tahakkuk ettirilmesi ve 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilmesi işlemlerinin, tesis edildikleri andaki duruma göre hukuka uygun olsalar da kararın yayınlanmasından sonra oluşan yeni hukuki duruma göre hukuka aykırı hale geleceklerinde duraksama yoktur.<br>Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin iptaline karar verilmesi sonucu, anılan hükümler kapsamında istenilen teminat tutarının tahakkuk ettirilmesinin ve 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilmesinin kanuni dayanağı kalmadığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin teminat alacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiş olup, davayı yukarıda belirtilen gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının söz konusu kısma yönelik hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Davalının, dava konusu ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istenilen teminat alacağı dışında kalan kısımlarına yönelik temyiz istemine gelince; <br>Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının teminat alacağı dışında kalan kısımlarının, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil İnşaat Loj. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından verilen beyannameler ile anılan şirket adına ba-bs formu verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu, diğer bir ifade ile ... Tekstil İnşaat Loj. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ... Ev Tekstil İthalat ihracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarından müteselsilen sorumlu tutulmasından kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olarak kusur sorumluluğu dikkate alınmak suretiyle amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan takibin usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı gibi hususlar değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, dava konusu ödeme emrinin teminat alacağı dışında kalan kısmının da yukarıda belirtilen gerekçeyle iptal edilmesine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne, kısmen gerekçeli reddine,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ödeme emri içeriği 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istenilen teminat alacağına ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, dava konusu ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istenilen teminat alacağı dışında kalan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,<br>Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

9. Daire