<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2025/4054 E.  ,  2025/5581 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2025/4054<br> Karar No : 2025/5581<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyaç fazlası olarak Kasa hesabında nakit para bulundurulduğu, bu paraya ilişkin faiz hesaplanılmayarak transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re’sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2022 yılı gelir vergisinin ve 2022/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi yönünden; olayda, transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından bahsedebilmek için, teşebbüs sahibi tarafından ödünç para verilmesi ve ödünç paranın ilişkili kişilere verilmesi, ödünç verilen paranın da emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirlenen şartlarda verilmesi gerektiğinden, gelir vergisi mükellefi olan davacının kendi işletmesine ait olan parayı ticari işletmesinin faaliyetine konu bir işlem olmaksızın ilişkili kişi olarak da sayılmayan bizzat kendisi tarafından kullanılmasında, transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının yasal koşulları bulunmadığından, dava konusu cezalı tarhiyatın anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi yönünden; geçici verginin matrah yönünden bağlı olduğu gelir vergisi Mahkemelerince kaldırıldığından, aynı hukuki nedenlerle ve gerekçeyle dava konusu cezalı tarhiyatın anılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden; kasada, iş hacmine göre iktisadi ve ticari icaplara uygun olmayan miktarda nakit bulundurulduğunun sabit olduğu, yılın tüm günleri için bu nakdin kasada bulundurulmasını gerektiren haklı bir neden gösterilmediği, bu nedenle, anılan nakdin işletme dışında kullanıldığının kabulünün gerektiği, bu aşamada, uyuşmazlığın çözümünün, işletme dışında kulllanılan nakit tutardan elde edilen gelirin tespitine bağlı bulunduğu, konuyla ilgili Danıştay kararlarına göre, tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerince ortaklarına kullandırılan ödünç paralar nedeniyle esas alınacak olan T.C. Merkez Bankasının ilgili dönem reeskont işlemlerinde uygulanan faiz oranlarının uygulanması suretiyle, kasa adatlandırması yapılarak faiz geliri hesaplandığından, cezalı tarhiyatın anılan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergi aslı yönünden; mahsup süresi geçtiği için terkin edilmesi gereken geçici vergide hukuka uyarlık görülmediği, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden ise; tekerrüre esas alınan cezanın 2018 yılında kesinleşmesi ve tekerrür hükümleri nedeniyle artırılan ceza tutarının da tekerrüre esas alınan cezaya ilişkin tutarı aşmaması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, geçici vergi aslının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Nakit ihtiyacından fazla miktardaki kasa mevcudunun işletme sahibine kullandırıldığı iddiasının varsayıma dayalı olduğu ve maddi gerçeğe uymadığı, alım satım ilişkisi olmadığı gibi alım satımın emsallerine göre uygun fiyattan yapılması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, dolayısıyla örtülü kazanç dağıtımından bahsedilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALININ İDDİALARI: İhbarnamelerde geçici vergi aslına yalnızca vergi ziyaı cezasının ve gecikme faizinin belirlenmesi amacıyla yer verildiği ve her bir ihbarnamede "Geçici vergi aslı aranmayacaktır." ibaresinin yer aldığı, bu durumun geçici vergi aslının terkin edildiği anlamına geldiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Davacı adına, ihtiyaç fazlası olarak Kasa hesabında nakit para bulundurulduğu, bu paraya ilişkin faiz hesaplanılmayarak transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re’sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2022 yılı gelir vergisinin ve 2022/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu, 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır. <br>5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ''Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı'' başlıklı 13. maddesinde; ''Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir. İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.'' hükmü yer almaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Gider kabul edilmiyen ödemeler" başlıklı 41. maddesinde ise, "Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz: 1. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.) 2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar; 3. Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler; 4. Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler; 5. (Ek: 28/3/2007-5615/3 md.)[42] Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır. Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır. Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir. İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır." ifadelerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici vergi aslına karşı davalı tarafından ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında, "100-Kasa Hesabı"nda bulunan ihtiyaç fazlası tutarların çeşitli finansal enstrümanlar yoluyla değerlendirilmediği ve elde edilecek kazançtan vazgeçildiği, işletme kaynaklarının mükellef tarafından faizsiz kullanıldığının aşikar olduğu, işletme kaynaklarının mükellefçe kullanılması neticesinde yoksun kalınan faiz tutarının örtülü kazanç olarak dağıtıldığı, kasada bulunması gereken 100.000,00-TL'nin çıkarılmasıyla bulunan bakiye değere Merkez Bankası Reeskont Faiz Oranı uygulanarak adatlandırma yapılması suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakılan tutarın 584.062,64-TL olarak belirlendiği tespitlerine yer verilmiş, bu raporlar esas alınarak dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, kasadaki ihtiyaç fazlası nakdin mükellefçe kullanılması neticesinde yoksun kalınan faiz tutarının transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtıldığından bahisle dava konusu cezalı tarhiyat yapılmışsa da; gelir vergisi mükellefi olan davacının kendi işletmesine ait olan paranın ticari işletmesinin faaliyetine konu bir işlem olmaksızın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde ilişkili kişiler arasında sayılmayan bizzat kendisi tarafından kullanılmasında transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin koşullar oluşmadığı görüldüğünden, "100-Kasa Hesabı"nda bulunan ihtiyaç fazlası tutarların çeşitli finansal enstrümanlar yoluyla değerlendirilmediği ve elde edilecek kazançtan vazgeçildiği kabulü ile eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın anılan kısmında ve bu kısım yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; geçici vergi aslına ilişkin kısmının ONANMASINA, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine ve geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına dair kısmının BOZULMASINA,<br> Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> <br>(X) KARŞI OY: Temyize konu kararın tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine ve geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyuyla bu kısma ilişkin aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

9. Daire