<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/6831 E. , 2025/4830 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/6831<br> Karar No : 2025/4830<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisinin %5'inin (1.202.244,56-TL) vergi indirimi olarak kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun 1.202.244,56-TL'lik kısmının iptali ve bu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak dosyanın incelenmesi suretiyle; Vergi Mahkemesi kararının tahakkukun iptali yönündeki hüküm fıkrası yerinde görüldüğünden, davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davacının istinaf başvurusu yönünden ise; iptali istenilen tahakkuka ilişkin tutar Mahkeme kararı uyarınca mahsuben iade edildiğinden, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının tecil faiz istemi yönünden ise; davacı adına tahakkuk ettirilen tutar üzerinden tahakkuk tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için tecil faizi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tahsilat sırasında herhangi bir faiz alınmaması nedeniyle davacının faiz isteminin yersiz olduğu, iptali istenilen tahakkuka ilişkin tutarın mahsuben iade edildiği, herhangi bir gecikme zammı ya da faizi tahsilatının gerçekleştirilmediği, bu nedenle davacının herhangi bir kaybının bulunmadığı, kanuni süresinden sonra verilen özel tüketim vergisi beyannameleri nedeniyle vergi indiriminden faydalanılmasına olanak bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisinin %5'inin (1.202.244,56-TL) vergi indirimi olarak kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun 1.202.244,56-TL'lik kısmının iptali ve bu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi" başlıklı mükerrer 121. maddesinde, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, şu kadar ki hesaplanan indirim tutarının, her hâl ve takdirde 1 milyon (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 1.400.000 TL )Türk lirasından fazla olamayacağı, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği, gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarının, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edileceği ifade edilmiştir.<br>Madde gerekçesinde, yapılan düzenleme ile ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler hariç olmak üzere, kurumlar vergisi mükelleflerinden, maddede yer alan şartları taşıyanların verecekleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'inin, ödenmesi gereken vergiden indirilmesi, indirilemeyen tutarların ise yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilmesi imkanı sağlanmakta, mahsup edilemeyen tutarların ise iade edilmemesi öngörüldüğü belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta; 2019 yılı kurumlar vergisi üzerinden yapılan tahakkukun 1.202.244,56-TL'lik kısmını iptal eden Vergi Mahkemesi kararının söz konusu kısmına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemizin 20/02/2024 tarih ve E:2022/254, K:2024/684 sayılı kararıyla gerekçeli onanması neticesinde bu kısım yönünden uyuşmazlığın kesinleşmesine rağmen temyize konu kararda anılan kısım yönünden gerekçe oluşturularak hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı; ayrıca iptaline hükmedilen tahakkuka konu tutarın ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faizle birlikte iadesine hükmeden Vergi Mahkemesi kararına karşı bu kısım yönünden; davacı tarafından, iadesine hükmedilen tutar için tecil faizi ödenmesi gerektiği, davalı tarafından ise, tahakkuk işleminin hukuka uygun olması nedeniyle iade talebinin reddine karar verilmesi gerektiği iddialarıyla istinaf başvurularında bulunulmasına karşın temyize konu kararda bu kısma yönelik davalının istinaf başvurusu yönünden gerekçe oluşturulmadığı ve hüküm kurulmadığı; öte yandan, Vergi Mahkemesi kararı uyarınca iptaline hükmedilen tahakkuka konu tutarın, 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde, 29/12/2020 tarihinde mahsuben iade edildiği, bu nedenle, vergi indiriminden yararlandırılmaması nedeniyle davacı tarafından nakden ödenmek zorunda kalınan herhangi bir vergi ödemesi bulunmadığından, diğer bir ifadeyle, belirli bir süre için kullanımından mahrum kalınan bir tutardan söz edilemeyeceği için davacının faiz talebinde hukuka uygunluk görülmediğinden, belirtilen sebeplerle temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
9. Daire