<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/5149 E. , 2025/4392 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/5149<br> Karar No : 2025/4392<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Malmüdürlüğü- ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından banka hesaplarına uygulanan ... tarih ve ... sayılı haciz işleminin (9121 kodlu Petrol Piyasası Kanunu uyarınca kesilen idari para cezası hariç) iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece verilen cevapta haczin dayanağı borçlara ilişkin olarak düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığının belirtildiği, bu suretle dava konusu haczin dayanağı olan borçlara ilişkin takip işlemlerinin hukuka uygun bir şekilde kesinleştirilip kesinleştirilmediği hususunun davalı idarece tevsik edilemediğinden dava konusu haciz işlemi öncesi davacı adına takip işlemlerinin hukuka uygun bir şekilde kesinleştirilmediği anlaşıldığından, takip şartları oluşmadan uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 6736 sayılı Kanundan faydalanarak ödeme emirleri içeriği borçları yapılandırdığı, dolayısıyla kesinleşen borçların, tutar ve vadeleri yönünden davacının bilgisi dahilinde olduğu ve bu borçlar için herhangi bir dava yoluna da müracaat edilmediği, davacı tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulmasıyla birlikte zaten dava açma hakkından da feragat edilmiş olduğunun ve yeniden ödeme emirleri düzenlenmesini gerektirecek bir durum olmadığının kabulü gerektiği, yapılandırmanın ihlal edilmiş olmasının amme alacaklarının kesinleştiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, uygulanan haciz işlemleriyle ve borçların yapılandırılması nedeniyle tahsil zamanaşımının kesildiği, dolayısıyla tahsil zamanaşımından da söz edilemeyeceği anlaşılmış olup, yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kesinleşen ödeme emirleri üzerine tesis edilen haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Banka hesaplarına uygulanan ... sayılı haciz işleminin iptali istemiyle açılan davanın amme alacaklarının usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilerek kesinleşmediği gerekçesiyle ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabulüne karar verildiği, karara karşı istinaf isteminin reddedildiği, anılan kararın işbu karar ile çelişkili olduğu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: <br>Davacı tarafından banka hesaplarına uygulanan ... tarih ve ... sayılı haciz işleminin (9121 kodlu Petrol Piyasası Kanunu uyarınca kesilen idari para cezası hariç) iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği, 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde ise; haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun tahsil zaman aşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının kesilmesi başlıklı 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zaman aşımının yeniden işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlığa konu ödeme emirlerinin içeriğinde yer alan vergi borçlarının dönem ve vadelerinin 2007 ila 2009 yıllarına ait olduğu, bu kapsamda, ilk defa dava konusu haciz işlemiyle davacının banka hesaplarına haciz tatbik edildiği, kaydi ödemeler dışında haczi kesen ödemeye rastlanılmadığı, yapılandırma işlemi kural olarak zamanaşımını kesen bir sebep ise de, 2007 ila 2009 yıllarına ait vergi borçlarının 31/12/2015 tarihleri itibarıyla, yani yapılandırma başvurusundan önce tahsil zamanaşımına uğramış olduklarından 1810/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma işleminin de sona eren zamanaşımı süresini canlandırmayacağı, kaldı ki; davalı idare tarafından davacı adına haciz safhasından önce usulüne uygun bir şekilde düzenlenip tebliğ edilmiş ödeme emrinin bulunamadığı belirtildiğinden tahsil zamanaşımına uğrayan alacağa ilişkin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tevsik edilemeyen ödeme emrinden sonraki safhası olan takip şartları oluşmadan uygulanan dava konusu haciz işleminde ve temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
9. Daire