<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/7868 E.  ,  2025/5020 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/7868<br>Karar No : 2025/5020<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Reklamcılık Organizasyon Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına ve taşınmazlarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı olarak davacı adına düzenlenen ... tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirlerinin davacının Mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, adrese iki kez gidilmesine rağmen adreste kimsenin bulunamaması üzerine 04/12/2019 tarihinde "tebliğ evrakının vergi dairesinden alınabileceği" şerhini içeren pusulanın davacının kapısına yapıştırılması suretiyle tebliğ edildiği, tebliğ işlemlerinin akabinde muhtelif yıllarda davacının taşınmazlarına ve banka hesabına haciz uygulandığı, bu sırada asıl borçlu şirket tarafından da dava konusu haciz içeriği borçlara ilişkin 29/11/2020 tarihinde 7256, 29/08/2021 tarihinde 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurularında bulunulduğu, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruya ilişkin ilk iki taksidin 17/11/2020 tarihinde ödendiği,yapılandırma sonucu şirkete ait amme alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın iptal edilmesi halinde, vadesi değişen borç için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi ve kamu alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde, şirket kanuni temsilcisi adına takip yapılması gerekirken, şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmediği bu nedenle borcun asıl borçlu şirket yönünden usulüne uygun şekilde kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacının mal varlığı üzerine uygulanan hacizlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7326 sayılı Yasa hükümlerinde önceki Yasalardan farklı olarak "...bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün getirildiği dikkate alındığında en son 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğunun ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam ettirileceğinin, dolayısıyla da kamu alacağı açısından yeni bir hukuki durumun oluşmayacağının kabulünün gerektiği, asıl borçlu ... Reklamcılık Organizasyon Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsiline yönelik olarak davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin davacının Mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, adrese iki kez gidilmesine rağmen adreste kimsenin bulunamaması üzerine 04/12/2019 tarihinde "tebliğ evrakının vergi dairesinden alınabileceği" şerhini içeren pusulanın davacının kapısına yapıştırılması suretiyle usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ödeme emirlerine karşı dava açılmadığının görüldüğü, böylelikle şirket borçlarının artık kanuni temsilci sıfatıyla davacının uhdesine geçmiş olduğu anlaşıldığından, vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının cebren tahsiline ilişkin olarak 6183 sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu alacaklar için asıl borçlu şirketin gayrimenkulü ve aracına haciz konulmuş olduğu, bu mallar satılıp paraya çevrilmeden ve şirketin borcunu karşılayıp karşılamayacağı anlaşılmadan banka hesaplarına ve taşınmazlarına e-haciz işlemi uygulanmasında hukuka uyarlık olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: ... Reklamcılık Organizasyon Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına ve taşınmazlarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, aynı Kanunun "Haciz" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında; Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı, son fıkrasında ise; tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükellef olduğu, 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir.<br>17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, 8. fıkrasında, bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçluların, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacakları, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği , 12. fıkrasında ise; bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği, bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabileceği, bu talebin, Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil etmeyeceği hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ... Reklamcılık Organizasyon Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06/08/2008 tarihinde kurucu ortak ve yöneticisi olduğu, 10 yıl süre ile müdür olarak atandığı, 21/01/2019 tarihinde ise şirketin tek ortağı ve müdürü olarak atandığı, şirketin borçlarının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle davacı adına ... tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlenip tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine söz konusu alacaklar için davacı adına dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır.<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden asıl borçlu şirketin 29/11/2020 tarihinde 7256, 29/08/2021 tarihinde 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurularında bulunulduğu, 7256 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan ilk iki taksidi 17/11/2020 tarihinde ödediği, 7326 sayılı Kanun kapsamında ise hiç ödeme yapmaması nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiğinin belirtildiği görülmüştür.<br>Buna göre her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda yer alan " 7326 sayılı Yasa hükümlerinde önceki Yasalardan farklı olarak "...bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün getirildiği dikkate alındığında en son 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğunun ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam ettirileceğinin, dolayısıyla da kamu alacağı açısından yeni bir hukuki durumun oluşmayacağının kabulünün gerektiği" yönündeki hukuki değerlendirmesi yerinde ise de; asıl borçlu şirketin yapılandırma kapsamında yapmış olduğu ödemelerin davacı adına düzenlenen 30/10/2019 tarihli ödeme emirlerinden sonraki tarihli olduğu görüldüğünden, yapılandırma kapsamında davacının sorumlu olduğu borçların ödenmesi durumunda sorumlu olduğu miktarın değişeceği hususu ve 7256 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 3. maddesinin 12. fıkrası dikkate alındığında dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı olan borçlardan yapılandırılıp ödenen tutara ilişkin kısmı ile varsa şirketin mal varlığından tahsil edilen tutar da dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

9. Daire