<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3234 E. , 2023/651 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/3234<br> Karar No : 2023/651 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br> 2-(DAVACI) ... Petrol Nakliye Turizm Gıda Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına, belgesiz akaryakıt alım-satımı yaptığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının, 2014/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile ... tarihli ve ... ,... sayılı vergi inceleme raporlarında yer alan tespitler doğrultusunda davacı tarafından şirket çalışanına ait banka hesapları üzerinden yapılan havalelerle belgesiz akaryakıt alış ve satışı yapıldığı kanaatine varılmış ise de akaryakıt alış ve satışlarının belirli kurallar dahilinde ve denetim altında gerçekleştirildiği dikkate alınarak, belgesiz olarak kayıt dışı alındığı iddia edilen akaryakıt miktarının, söz konusu akaryakıtın hangi kişi ya da kurumlardan, ne kadar bedel karşılığında, hangi tarihlerde satın alınarak nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği, hangi tarihlerde, kimlere, ne kadar bedel karşılığında satılarak ne kadar kazanç elde edildiği gibi hususların, tüm muhataplar nezdinde karşıt inceleme yapılarak somut şekilde ortaya konulması gerekirken, davacı tarafından ileri sürülen, akaryakıt istasyonlarında yapılan yakıt alımı ve satımı aşamalarında uygulanan otomasyon sistemi nedeniyle kayıt dışı dolum ya da satış yapılmasının mümkün olmadığına dair iddiaları araştırılmadan, EPDK nezdinde gerek akaryakıt temini yöntemi gerekse davacı şirket nezdinde yapılan herhangi bir inceleme ve denetimin bulunup bulunmadığı sorulmaksızın, para hareketinin tüm muhatap kişi ya da kurumlar nezdinde ayrıca araştırılmadan belgesiz akaryakıt alımında kullanıldığı sonucuna varılmış olmasının, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya konulması gerekliliğine ilişkin ilkeye aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyat ile geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık olmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise; belgelerin verilmediği/ alınmadığı veya farklı meblağlara yer verildiğinin somut tespitinin zorunlu olduğu, gerekli koşullar gerçekleşmeden ve cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan faillin cezalandırılamayacağına ilişkin ilke uyarınca dava konusu özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı şirket hakkında düzenlenen raporların incelenmesinden; davacı tarafından, şirketin şube müdürü olan ...'a yapılan yüksek tutarlı havalelerin büyük kısmının aynı tarihlerde başka kişi ve kurumlara, küçük kısmının tekrar şirkete transfer edildiğinin görüldüğü, kendisine para gönderilen şahıslardan ...tarafından, davacı şirkete belgesiz akaryakıt satıldığının beyan edildiği, şirket müdürü ...tarafından; ...'a gönderilen paraların işlettiği marketin malzemesine ilişkin olduğu, kendisine güvenilmediği için şirket hesabı kullanmasına izin verilmeyen ...'ın hesabına para gönderilerek işlemlerin yapıldığı, akaryakıt istasyonlarında mevcut olan otomasyon sistemi nedeniyle, belgesiz akaryakıt alış ve satışında kullanıldığı iddia edilen paraların akaryakıt alım ve satımında kullanılmasının mümkün olmadığı ve ...'ın banka hesabından gönderilen paraların ise bu şahıs tarafından başka kişilere sağlanan borçlara ilişkin olabileceğinin beyan edildiği; ayrıca havalelerin şirket belgelerine yansımadığı ve yasal defterlere ise kasa, banka ve ortaklara borç hesaplarında yansıması nedeniyle belgesiz alış bedeli olarak değerlendirildiği, ... tarafından kendisine para gönderilenlerin çoğunun iade para göndermediği, borç para iadelerinin elden ve nakit yapıldığının kabul edildiği, bu paraların hemen hepsinin akaryakıt şirketlerine gönderilmiş olmasının ticari ilişki varlığını güçlendirdiği ve şirket temsilcisi tarafından, ...'a ait hesaplar kullanılarak belgesiz akaryakıt alış satışı yapıldığı sonucuna varılarak uyuşmazlık konusu tarhiyatların yapıldığı, davacı hakkında usulüne uygun olarak hesap hareketlerinin incelenmesi, şirket yetkilisinin ve hesap sahibinin ifadesinin alınması, hesap hareketlerine ilişkin karşıt inceleme yoluna başvurularak ulaşılabilen şirket yetkilisinin ifadesinin alınması suretiyle davalı idarece gerekli ve yeterli araştırmanın yapıldığı, tespit edilen hususlara ilişkin yapılan değerlendirmelerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise; davacı şirket tarafından çalışanına ait banka hesapları üzerinden yapılan havalelerle belgesiz akaryakıt alış ve satışı yapıldığı tespit edilmiş ise de 213 sayılı Kanun'un 353/1.maddesinde belirtilen belgelere yönelik düzenlenmeyen veya alınmayan belge esaslı somut tespit yapılmadığından cezanın kesilmesi için ilgili Yasa hükmünde aranan şartlar somut olarak ortaya konulmaksızın kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen reddine,kısmen kabulüne, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarenin tarhiyatları tamamen şirket çalışanının hesap hareketlerini baz alarak yaptığı, kurumlar vergisinin doğması için kurum kazancı olduğunun ortaya konulması gerektiği, ancak malların nerede, ne zaman ve hangi fiyatla satıldığının ortaya konulamadığı, hesaba gelen paralar ile hesaptan gönderilen paraların arasındaki farkın satış kârı olarak değerlendirildiği, vergiyi doğuran olayın somut olarak ortaya konulamadığı, envanter incelemesinde bulunulmadan, karşıt incelemeler tamamlanmadan, lehe beyanlar görmezden gelinerek yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br>DAVALININ İDDİALARI:Davacının 2014 yılındaki belgesiz alışlarını ve satışlarını kaç seferde yaptığının bilinemediği, bu nedenle söz konusu alış ve satışların tek bir seferde gerçekleştiğinin kabul edildiği, belgesiz alış ve satış tutarlarının %10'unun, özel usulsüzlük cezasının 2014 yılı için üst sınırı olan 97.000,00 TL'nin üzerinde olduğu tespit edildiğinden davacı adına 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 97.000,00 TL özel usulsüzlük cezası kesildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararına aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,<br>Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde davacının temyiz istemi yönünden oyçokluğu, davalının temyiz istemi yönünden ise oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)KARŞI OY : Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı olarak davacının belgesiz akaryakıt alım-satımı gösterilmişse de, kayıt dışı hasılat olarak elde edildiği ileri sürülen matrah farkının, Vergi Mahkemesi kararında belirtildiği üzere yeterli ve somut delillerle, teknik ve ticari icaplara uygun şekilde tespit edilmediği, karşıt inceleme yapılmadan, varsayıma dayalı olarak matrah farkı saptandığı, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatta hukuki isabet görülmediğinden, istinaf başvurusunu kabul eden ve Mahkeme kararını kaldırarak davayı bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.</font></p></body></html>
9. Daire,2021/3234