<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/429 E.  ,  2025/1569 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/429<br>Karar No : 2025/1569 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tasfiye Halinde ... Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait 2010 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ile 2019 yılının Nisan dönemine ait yargı harcından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin 10/06/2004 tarihinde kurulduğu ve kuruluş tarihi itibarıyla davacının müşterek imza ile şirketi temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, Beyoğlu 5 .Noterliğince ... tarih ve ... sayı ile onaylı yönetim kurulu kararında davacının münferit imza ile şirketi temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği ve şirketin tasfiye sürecine girişine kadar münferit imza ile yönetim kurulu başkanı unvanıyla şirketi temsil yetkisinin devam ettiği, şirketin, 28/06/2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği, davacının tasfiye memuru olarak seçildiği, tasfiyenin sonuçlanmadığı, tüm bu hususların ticaret sicil gazetelerinde ilan edildiği, davacının asıl borçlu şirketin 10/06/2004-02/07/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin borçlarından kanuni temsilcisi sıfatıyla, şirketin tasfiyesine karar verildiği tarihten itibaren de tasfiye memuru olarak sorumluluğunun bulunduğunun görüldüğü, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacakları için asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... nolu ihbarnamelere karşı açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf talebinin de reddedildiği, asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı, şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırması neticesinde şirkete ait malvarlığının bulunmadığı anlaşıldığından, kesinleşen ve şirketten tahsil imkanı kalmayan alacağın tahsili için ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına re'sen tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar ile 2 no'lu ihbarnamelere karşı açılan davaların yargılamasının devam ettiği, geminin 2009 yılının Mayıs ayına kadar işletildiği, geminin kiralanması hususunda anlaşmaya varılarak geminin teslim edildiği ve zilyetliklerinden çıktığı, 2010 yılında yakıt alım defteri alınmadığından bu defterin ibraz edilmediği, gemiyi kiraladıkları şirketin elinde taraflarının bilgisi ve izni olmaksızın yetkili kişinin yazısı ve imzası taklit edilerek çıkartılmış yakıt alım defterinin bulunduğunu ve kiracı şirket tarafından yakıt alım defteri kullanılarak vergisiz yakıt alımında usulsüzlükler yapıldığını öğrendikleri, gemiyi işleten şirket yetkilileri hakkında belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılması için suç duyurusunda bulunulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı ceza yargılamasının devam ettiği, bu yargılamanın bekletici mesele yapılmasının gerektiği, vergiyi doğuran olay ile asıl borçlu şirket arasında bir illiyet bağının bulunmadığı tasfiye sürecine girildikten sonra aranılan kamu alacaklarından ne şirket ne de kanuni temsilcinin sorumlu olduğu, tasfiye dönemi gözetilmeden vergilere ilişkin hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, asıl borçlu şirket hakkında re'sen tarh sebebinin bulunmadığı ileri sürülmekte ve duruşma yapılarak karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

7. Daire