<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3080 E. , 2025/1493 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/3080<br>Karar No : 2025/1493 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Muris ...'nın 06/05/2021 tarihinde vefat etmesi üzerine davacının da aralarında bulunduğu tüm mirasçılar tarafından 24/08/2021 tarihinde interaktif vergi dairesine verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen verginin 599.288,07-TL tutarındaki ilk taksidinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin, intikal eden gayrimenkuller esas alınmak suretiyle hesaplanan veraset ve intikal vergisi tutarına isabet eden kısmı yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından, verilen beyannamede murise ait gayrimenkullerin toplam değerinin 7.392.178,71-TL olarak beyan edildiği, davacının beyanı üzerine tahakkuk fişinin düzenlendiği, işbu tahakkuk fişinin tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmediği dikkate alındığında ödeme emrinin, intikal eden gayrimenkuller üzerinden hesaplanan veraset ve intikal vergisi tutarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin, intikal eden ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait özkaynak toplamı esas alınmak suretiyle hesaplanan veraset ve intikal vergisi tutarına isabet eden kısmı yönünden yapılan incelemede ise; davacı tarafından, beyanname ekinde murisin ortağı olduğu şirkete ilişkin bilançonun ibraz edildiği, ilgili bilançoda ölüm tarihi itibariyle söz konusu şirketin öz kaynak toplamının 127.142.007,81-TL olarak beyan edilmesine rağmen davalı idarece, söz konusu bedelin 156.326.738,30-TL olarak belirlendiği, yine murisin ölüm tarihi itibarıyla şirketteki hisse oranının, şirkete ait pay defterinde %10,35 olmasına karşın, idare tarafından, Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki en son ilan esas alınarak hisse oranının %96 olarak kabul edilmesi suretiyle veraset ve intikal vergisinin hesaplandığı ve tahakkuk işleminin gerçekleştirildiği, 7338 sayılı Veraset İntikal Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca veraset yoluyla intikal eden mallar için varislerce belirlenen değerleme ölçülerinden yararlanılarak bulunan değerlerin beyan edilmesi, vergi dairesince de, beyan edilen bu değerle, intikal eden malların Kanun'un üçüncü bölümünde yer alan ölçülere göre hesaplanacak matrah arasında fark bulunması halinde bu farkın ikmalen tarh edilmesi gerektiğinden, davacı adına söz konusu matrah farkı için ihbarname düzenlenip tebliğ edilmeden, matrah farkının davacının beyanı gibi değerlendirilmesi suretiyle tahakkuk ettirildiği anlaşılmış olup, bu haliyle, usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin şirketin öz kaynak toplamı esas alınmak suretiyle hesaplanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin kısmen iptaline, kısmen da davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Muris ...'nın 06/05/2021 vefat etmesi üzerine davacının da aralarında olduğu mirasçıları tarafından yasal süresi içinde 24/08/2021 interaktif vergi dairesi üzerinden veraset ve intikal vergisi beyannamesi verildiği, Ticaret Sicil Gazetesi dikkate alınarak ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait bilançonun yapılan değerlendirmesinde murisin hissesinin %96 olarak alındığı, murisin hissesinin %10,34 olduğuna ilişkin kayda rastlanılmadığı, bu nedenle hesaplanan vergide hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
7. Daire