<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/81 E. , 2025/3560 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/81<br>Karar No : 2025/3560 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Havalimanı Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, eşyanın satış bedelinin faturada gösterilen kıymet olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği, davalı idarece, uyuşmazlık konusu beyanname eki faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunun ihracatçı firma piyasasında ve ihracatçı ülke yetkili makamları nezdinde yapılan araştırmalarla saptanmadığı anlaşıldığından, fark kıymet üzerinden fazladan tahakkuk eden vergilere vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; fazladan ödenen tutarın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4458 sayılı Gümrük kanunu'nun 242. maddesi kapsamında itiraza konu edilecek bir durum bulunmadığı, davacının anılan Kanun'un 211. maddesi uyarınca başvuru yapması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br> Davacı adına tescilli ...tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. <br>İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Ticaret Bakanlığınca yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurup doğurmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. <br> Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Sadece bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmakta ve bu amacın gerçekleştirilebilmesi için o malın ithalatında İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmektedir. <br> Gözetim belgesinin ibraz zorunluluğu, o malın belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olup gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirildiğinden bu zorunluluğa uyulmaması Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir. İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğlerde belirtilen birim kıymet ve referans kıymetler ise eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli değildir.<br> Bu bakımdan, ithale konu eşyalar için faturadaki kıymetin üzerinde gözetim ve referans kıymeti uygulamaları nedeniyle ihtirazi kayıtla beyan edilen kıymet farkı üzerinden yapılan tahakkukta hukuken uyarlık bulunmadığından temyize konu kararda isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br> <br> (X) KARŞI OY :<br>Dosya içeriğinden, uyuşmazlığın, gözetim ve referans kıymet üzerinden ihtirazi kayıtla yapılan beyana göre yapılan tahakkuktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. <br> Gözetim kıymeti üzerinden yapılan beyandan kaynaklanan kısım ile ilgili olarak; ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı açıktır. <br>Yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen husus dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olup, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyan yükseltilmektedir. Bu suretle, dava sürecinde gözetim belgesi temin edilmeden malın ithali sağlanmakta ve sonuç olarak hem düşük kıymet üzerinden ithalat hem de gözetim belgesi alma külfetinden kurtulma gibi gözetimle ilgili yasal düzenlemelerin aşılması ve uygulanmadan devre dışı bırakılması sonucuna yol açılmaktadır.<br> Belirtilen bağlamda, mükellefin tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmamakta ve bu husus mükellefin kendi seçim ve tercihinden ibaret kalmaktadır. Zira yüksek kıymet üzerinden beyanda bulunmak suretiyle gözetim belgesi ibrazı ödevinden kaçınma gibi bir seçenekten yararlanılmaktadır. Bu nedenle, davanın salt Gümrük Kanunundaki kıymetle ilgili hükümler üzerinden çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçeklikle ilgili bütünlüğün göz ardı edilmesine ve dış ticaret mevzuatına ilişkin bir kısım hükümlerin fiilen uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verecektir.<br>Öte yandan, yapılan itiraz başvurusu bir yönüyle 211. maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddede yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiğinden, taleplerin değerlendirilmesinde anılan maddede yer alan kısıtlamaların dikkate alınmaması gümrük idaresi açısından mümkün bulunmamaktadır. <br> Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve gözetime isabet eden verginin faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla yasal düzenlemelere göre ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etmeden ithalat yapmasının önünü açtığı, uyuşmazlığın salt kıymet ihtilafı gibi ele alınmasının söz konusu yasal düzenlemeleri işlevsiz bıraktığı, bu nedenle dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla anılan maddede yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşılmaktadır. <br><br>Referans kıymet üzerinden yapılan beyandan doğan tahakkuk kısmına gelince;<br>Davacının beyanında yer alan yurtdışı gider tutarının fatura bedelinin yaklaşık altı katına eriştiği anlaşılmakta olup, gümrük idaresince kurulan risk kontrol sistemi içinde algoritmik verilerle üretilen değere göre ortaya çıkan bu muazzam farkı ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunun kabulü gerekmektedir. <br>Avrupa gümrük idarelerince de uygulanan "ortalama istatistiki kıymete" karşılık gelen ve beyan edilen tutarların test edilmesini amaçlayan ortak veri havuzundan yararlanılarak belirlenen referans değerin bir ölçüt değer olarak gümrük idaresince kullanılmasında gerek uluslararası gerek ulusal mevzuat yönünden bir aykırılık bulunmamaktadır. Davacıların ihtirazi kayıt beyanıyla birlikte yurtdışı gider tutarını yükselterek idarenin yasal düzenlemelerle yetkilendirildiği bir yıla varan kıymet araştırması yetkisinin kullanılmasının önüne geçildiği, kıymetle ilgili yükümlü ve idare arasında gerçekleşecek olan istişare, çekişme ve karşılıklı ispat vasıtalarının karşılaştırılması suretiyle nihayete ermesi gereken sürecin akamete uğratıldığı açıktır. Referans değerin araştırma yapılmadan ve anılan süreç işletilmeden tek başına doğrudan kıymete veri olarak alınması yasaya uygun değilse de, bu uyuşmazlıkta tahakkuka neden olan idarenin işlemi değil davacının tek taraflı beyanıdır. Gümrük Yönetmeliğinin 587.maddesinde eşyanın kontrol ve risk önlemlerinin uygulanması yolunda gerekirse kıymet araştırmasını ve teminat alınmasını zorunlu kılan yasal düzenlemeleri doğrudan devre dışı bırakan bu başvurunun yargısal denetiminin esas yönünden değil, referans değerin beyan değerinin test edilmesinde ölçüt olarak kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin olması gerektiği düşünülmektedir.<br>Bu durumda, İdarenin esas olarak ihtirazi kayıtla referans değer üzerinden yapılan beyan akabinde 15 gün sonra ödemeyi gerekli kılan ve vade belirleyen yazıyı tebliğ etmeden öncelikle davacıdan fatura bedelindeki düşüklüğün izahının istenilmesi ve anılan bedelin doğruluğunun kanıtlanması için davacıya bir süre verilmesi, bu süre içinde kanıtlanamadığı takdirde de teminat isteme ve ardından da kıymet araştırma yolunun izlenilmesi böylelikle sürecin uyuşmazlığın kıymet ihtilafına yol açılmadan sürdürülmesinin sağlanması gerekirken, anılan yasal yollar nihayetlendirilmeden tahakkuk işlemi düzenlenmesi hukuka uygun düşmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın gözetim kıymetine ilişkin ek tahakkukun iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, referans kıymetle ilgili kısmının ise belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, Daire Kararına katılmıyorum.<br><br><br> <br><br></font></p></body></html>
7. Daire