<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2743 E. , 2025/1630 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/2743<br>Karar No : 2025/1630 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> .. Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Otomobil Ticaret Limited Şirketi adına 2007 ilâ 2009 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen araçların "yeni ve kullanılmamış" olarak beyan edildiği halde yapılan yurt dışı araştırması neticesinde "kullanılmış" olduğunun saptanması üzerine, 95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararı uyarınca gerekli izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla; Anka Otomobil Ticaret Limited Şirketi adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal olunan araçların, yeni ve kullanılmamış olarak beyan edilmelerine rağmen, ithal edildikleri ülkede trafik tescil kayıtlarının bulunması nedeniyle 95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararının 7. maddesi uyarınca Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Müsteşarlığından ithal izni alınması gerekirken, izin alınmaksızın ithalat işlemlerinin gerçekleştirildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, para cezası kararı alınmış ise de; anılan kanun hükmünün değişik halinin, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, cezaya konu fiillerin gerçekleştirildiği 2007 ilâ 2009 yıllarında, izne tabi bir eşyanın izinsiz olarak ithal edilmesi halini cezalandıran bir hükmün mevcut olmadığı, aksinin kabulünün "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğunun anlaşılması karşısında, ithalatların gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan yasa hükmüne ve henüz tanınmamış yetkilere dayalı olarak ceza kesilmesine olanak bulunmadığından, bu cezanın kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği para cezasına vaki itirazın süresinde yapılmadığı, ödeme emrine ilişkin davada, para cezasının hukukiliğinin tartışılamayacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği para cezasına vaki itirazın süresinde yapılmadığından bahisle usul yönünden reddedildiği, söz konusu karara karşı açılan davada verilen ret kararının temyiz ve karar düzeltme aşamalarından sonra kesinleştiği ve para cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. <br>Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. <br> Olayda, davacı tarafından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen ceza kararına karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, ceza kararına karşı yapılan itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
7. Daire