<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/2744 E.  ,  2025/1672 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/2744<br>Karar No : 2025/1672 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tasfiye Halinde .... Madeni Yağlar Sanayi Ticaret Limted Şirketi'nin 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim, gelir stopaj ve damga vergisi ile özel usulsüzlük ve vergi ziyaı cezasıyla gecikme zammından oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda; davacının, asıl borçlu şirketin 01/09/2010 ila 27/03/2015 tarihleri arasında ortağı olduğunun, davacının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra, asıl amme borçlusu şirket tarafından 22/11/2016 tarihinde vergi borçlarının 6736 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında yapılandırıldığının ancak, ilk iki taksitin süresinde ödenmemesi sebebiyle 18/06/2017 tarihinde yapılandırmanın iptal edildiğinin tespit edildiği, dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının ilgili olduğu dönemde ortak olmakla birlikte bu sıfatı yapılandırma öncesi sona eren ve yapılandırma tarihinde ortak sıfatı bulunmayan davacının bu durumunun, söz konusu borçtan sorumluluğunu ortadan kaldıracağı, ihlal edilen yapılandırmanın konusunu oluşturan kamu alacağıyla ilgili olarak bu aşamada davacının sorumluluğundan bahisle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu ...tarih ve...takip numaralı ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ..., ..., ... ve ..... sayılı ödeme emirlerinin ise, 02/11/2011 tarihinde hisselerini devir ederek (23/11/2011 tarih ve 7946 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre) şirket ile bağı kalmamış olan Hanifi Fidan'ın ikamet adresinde işçisine 29/04/2015 tarihinde tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, bu alacakların şirket nezdinde usulüne uygun olarak takip edilmeden ortağın sorumluluğuna gidildiği anlaşıldığından, sözü edilen bu ödeme emirlerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının asıl sorumlu şirketten tahsil edilemediği, alacağın zamanaşımına uğramadığı, 01/09/2010 ila 01/11/2011 tarihleri arasında %50, 02/11/2011 ila 30/07/2015 tarihleri arasında %25 oranında şirkete ortak olarak sorumluluğu bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ :Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının ilgili olduğu dönemde ortak olmakla birlikte bu sıfatı yapılandırma öncesi sona eren ve yapılandırma tarihinde ortak sıfatı bulunmayan davacının bu durumunun, söz konusu borçtan sorumluluğunu ortadan kaldıracağına dair değerlendirmede isabet bulunmadığından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin 35. maddesi hükmü uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararının bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1 madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> (X)<br>(X) KARŞI OY:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 5766 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı; 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.<br> 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 10. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi halinde Kanun'dan yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edileceği açıktır. <br> Bu itibarla, dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının ilgili olduğu dönemde ortak olmakla birlikte bu sıfatı yapılandırma öncesi sona eren ve yapılandırma tarihinde ortak sıfatı bulunmayan davacının bu durumunun, söz konusu borçtan sorumluluğunu ortadan kaldıracağına dair değerlendirmede hukuki isabet bulunmadığından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin 35. maddesi hükmü uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararın, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>

7. Daire