<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/3083 E.  ,  2025/1676 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/3083<br>Karar No : 2025/1676 <br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...<br> VEKİLİ : Av....<br> 2- (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacıya ait depoda yapılan aramada bandrolsüz sigara bulundurulduğu tespit edildiğinden bahisle 2015 yılının Temmuz dönemi için takdir komisyonu kararına dayanılarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda; davacının uyuşmazlık konusu hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesine muhalefet etmek suçunu işlediği iddiasıyla sanık sıfatıyla yargılandığı .... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyasına sunulan kira sözleşmesinde kiracı olarak görülen ...'in tanık olarak dinlendiği, kimliğini kaybettiğini, okuryazar olmadığını, kira sözleşmesinde yer alan yazı, imzanın ve telefon numarasının kendisine ait olmadığını, İstanbul'da ikamet etmediğini beyan etmesi üzerine alınan imza ve yazı örneklerinin karşılaştırılmasında da kira sözleşmesi üzerindeki imza ve yazıların adı geçene ait olmadığı, deponun fiili kullanıcısının davacı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, Kanun'un aradığı anlamda bulundurma fiilinin davacının şahsında gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu durumda, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bulunduran sıfatıyla davacı adına tarh edilen özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, söz konusu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanması, 3065 sayılı Kanun'da, açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından bir mükellefiyetin olması durumunda mümkün olup, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi olanlar nezdinde yapılabileceği, 3065 sayılı Kanun'da, mükellef olmamakla birlikte belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına tarhiyat yapılmasına ilişkin 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmediği, uyuşmazlığa konu sigaraların yakalandığı tarihte, süregelen bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı anlaşılan davacı adına, geçmişe yönelik mükellefiyet kaydı açılmak suretiyle yapılan dava konusu katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükmünün uygulanmasında 2013 yılı için kesilen ve davacının uzlaşma talebi üzerine 2014 yılında kesinleşen 1.500,00 TL tutarlı vergi ziyaı cezasının esas alındığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının dayanağı ceza maddesinde öngörülen artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağına dair lehe olan hükmün geçmişe yürüyeceğinin kuşkusuz olduğu; bu nedenle artırım tutarının, tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının kesinleşen 1.500,00 TL kısmından fazla olamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezalarının, vergi aslının bir katı ve tekerrür nedeniyle artırılan kısmının, tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının kesinleşen kısmında hukuka aykırılık, cezanın fazlaya ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, tekerrür hükümleri uyarınca 1.500,00 TL tutarında arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden davanın reddine, işlemin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel tüketim vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının 1.500,00 TL tutarı aşan miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olay yerinde tutulan tutanak ile tespit anında yakalanan şahıslardan olmadığının sabit olduğu, sigaraların ele geçirildiği yere refakaten gittiği, kaçak ürünlerin yakalandığı depoyu kiraya verdiği ve depoda faaliyetinin bulunmadığı, deponun mülkiyetinin kendisine ait olmasının kendisi açısından vergiyi doğuran olayı gerçekleştirmeyeceği; davalı idarece, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1 madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Bu durumda, kararların Danıştay tarafından bozulması halinde, bölge idare mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.<br>Temyiz istemine konu yapılan kararın bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına yönelik kısmının, Dairemizin 19/03/2024 tarih ve E:2021/2331, K:2024/1498 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği; kararın bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi dışında kalan kısımlarının ise usul ve hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. .... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın ve davacı tarafından peşin yatırılan ... TL'nin mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

7. Daire