<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/2167 E.  ,  2025/1201 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/2167<br>Karar No : 2025/1201 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen vergilerin mahkeme kararıyla iade edilmesi üzerine davacı tarafından gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında hesaplanan para cezası ile aynı maddenin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan eşyanın gümrüklenmiş değerininin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda dava konusu ödeme emrinin dayanağı para cezası kararlarının davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre oluşturulan GİB tebligat adresine gönderildiği, bu durumda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyerek henüz kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Gözetim belgesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan belgeler arasında yer almadığı, Gözetim Tebliği'nde getirilen düzenleme ile eşyanın ithalinin sınırlandırılmasının veya şartlı olarak ithaline izin verilmesinin değil, ithali serbest olan eşyanın ithal seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirleri uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesinin amaçlandığı, anılan belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle ceza uygulanması ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesi mümkün olmadığından, bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle alınan kararlar itiraz ya da dava konusu edilmeksizin kesinleştiğinden, amme alacağının tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X) KARŞI OY : <br> 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, "böyle bir borcu olmadığı" veya "kısmen ödendiği" veya "zamanaşımına" uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, dava açabilecekleri belirtilmiştir.<br>Öte yandan, işlemlerin bir önceki safhasında dile getirilip hukuki açıdan işlemi sakatladığı belirtilen iddiaların bir sonraki safhada tekrar iddia olunamayacağı, sadece, bu safhada incelenecek, iddia edilebilecek hususların değerlendirilebileceği yolundaki yargısal kararlar, istikrar kazanmış durumdadır. Buna göre, şekli ve maddi anlamda kesin ve değişmez/değiştirilemez hüküm gücüne ulaşan işlemlere/kararlara istinaden tesis olunan uygulama işlemlerinin dava konusu edildikleri durumda, ihtilafla ilgili yeniden delil değerlendirmesi yapılmak suretiyle, maddi hata denetimi adı altında, kesinleşen işlemin tekrar yargı denetimine tabi tutulması ve bu suretle kesinleşen işlemin bir şekilde ortadan kaldırılması suretiyle uygulanamaz hale getirilmesi, mahkemeye inancın, mahkeme kararının inandırıcılığı ve saygınlığının kaybolmasına neden olabilecektir. <br>Yukarıda mezkur yürürlükteki mevzuat ve muhtevası ezcümle zikredilen bir çok yargı kararında dile getirilen içtihatlara göre, şekli ve maddi olarak kesinleşmiş olan idari işlemin bizzat kendisi gibi uygulama işleminin de maddi hata denetimi adı altında yeniden hukuksal açıdan değerlendirilmesi yapılarak, kesinleşme hükmünün esasını değiştirilmesi; kesinleşmiş idari işlemlerin ve mahkeme kararlarının sürekli sorgulanarak hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedeleyebilecek ve bireylerin hukuk sistemine olan güvenleri de sarsılabilecektir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/1-c ve 4/c maddeleri uyarınca karara bağlanan, ancak süresi içerisinde itiraz edilmediğinden, itirazın süre yönünden reddi üzerine para cezalarının kesinleştiği hususunun, gerek taraflar ve gerekse Mahkeme açısından ihtilafsız olduğu ve kesinleştiği ihtilafsız para cezalarının tahsili amacıyla davacı hakkında tanzimli ödeme emrinin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Şu halde, ödeme emrine konu alacağın hukuki dayanağını oluşturan tarh/tahakkuk aşamasıyla ilgili alınan idari kararın itiraz edilmeyerek kesinleşen hukuki durum ya da tüm yargılama süreçlerini geçerek kesinleşmiş mahkeme kararı, yok kabul edilerek icra edilemez duruma getirilmesi, bir başka ifadeyle, kesin ve bağlayıcı olan hukuki durumun, taraflardan biri açısından işlemez hale getirilmesi hem istikrar ve mahkemeye güven ilkelerine ve hem de adil yargılanma hakkını zedeleyeceği dolayısıyla, uyulması beklenen mahkeme hükmünün uygulama işleminin iptali istemli açılan davada verilen bir başka karar ile uygulanamaz hale getirilmesinin, hukukun temel esaslarına, hakkaniyet ve adalet ilkelerine aykırı olacağından, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

7. Daire