<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/631 E.  ,  2025/4350 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"><br> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/631<br>Karar No : 2025/4350<br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : 18/01/2024 tarih ve 32433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/35 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin 1 ve 5. maddesi, 6. maddesinin 1. bendi ile Tebliğ'in Eki Bilgilendirme Raporunun Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı eşya yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Türkiye'ye uyuşmazlık konusu ürünü ihraç eden yurt dışında mukim ihracatçı firma sıfatıyla davanın açıldığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ithalatçı firma olan ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından aynı konuya ilişkin olarak açılan dava ile işbu davanın birlikte değerlendirilmesi ve birleştirilmesinin gerektiği, soruşturma ve bilgilendirme raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiği, soruşturma açılmasını gerektiren somut koşulların varlığının ortaya konulamadığı, soruşturma kapsamında gönderilen soru formuna cevap verildiği, tam işbirliği içinde bulundukları, Tebliğ kapsamı dampinge karşı önleme konu ürün ile taraflarınca ihraç edilen ürünün ithalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatı açısından aynı veya benzer ürün kabul edilemeyeceği, uzun yıllardır aynı faaliyet kolunda üretim yapan, belirli bir tesis büyüklüğüne sahip bir firma oldukları, 2023/35 ve 2023/36 sayılı Tebliğ'ler konusu eşyalara ilişkin soruşturma birlikte yürütüldüğünden davalı idarece eşyaların karıştırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen ürünün hiç işlem yapılmadan Türkiye'ye ihraç edildiği iddiasının doğru olmadığı, hem Çin Halk Cumhuriyeti'nden hem de yerel kaynaklardan temin edilen ham maddenin tesislerinde yeterli işlem ve işçilikten geçirilerek ortaya çıkan mamûle menşe kazandırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ham madde ithal etmelerine rağmen, alımlarının %42'lik kısmının diğer ülkelerden yapıldığı, bu sebeple mevzuatta hangi kriterle ölçüleceğine ilişkin düzenleme bulunmayan bilgilendirme raporundaki katma değer oranının %2 olduğu iddiasının doğru olmadığı, kaldı ki, ... firması hakkında düzenlenen 07/12/2017 tarihli gümrük sonradan kontrol raporunda taraflarınca ihraç edilen eşyaya ait EUR. 1 dolaşım belgelerinin usule uygun olduğu tespit edilerek menşe saptırması yapılmadığının ortaya konulduğu, yerinde doğrulama incelemesi yapan personelin de bu hususu tespit ettiği, ancak yerinde doğrulama incelemesinin sonuçlarının tutanağa bağlanmaması sebebiyle bu durumun bilgilendirme raporuna yansıtılmadığı, davalı idarece ulusal ve uluslararası istatistiklerin doğru yorumlanmadığı, dolayısıyla önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın eksik ve yanlı yürütüldüğü, soruşturmaya konu eşya için damping marjının hesaplanmadığı, yerli üreticinin zarar görüp görmediği ve dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, konuya ilişkin Danıştay Yedinci Dairesinin 2016/1, 2015/6923, 2015/6922 esas sayılı dosyalarında verilen emsal kararların bulunduğu ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir. <br><br>DAVALININ SAVUNMASI: 2009/12 sayılı Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 5603.14 pozisyonlu "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" ithalatında dampinge karşı önlem uygulanması kararının alındığı ve 2015/9 sayılı Tebliğ ile 3921.13 pozisyonlu "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" eşyaya teşmil edildiği, 2021/18 sayılı Tebliğ ile tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması ile önlemin devamına karar verildiği, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı söz konusu eşyanın ithalatı yoluyla önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı 2023/5 sayılı Tebliğ ile açılan soruşturmada dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu Tebliğ ile 2021/18 sayılı Tebliğ kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı olarak yapılan ithalatlara teşmil edildiği, inceleme kapsamında 01/01/2019-31/12/2022 tarihleri arasındaki ithalat istatistiklerine bakıldığı, buna göre Kuzey Makedonya'dan yapılan ithalatların birim fiyatının sadece ortalamanın değil, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalat birim fiyatlarının da altında olduğu, toplam ithalat içerisinde Kuzey Makedonya menşeli ithalatın miktar bazında payının 2019 yılında %2; 2020 ve 2021 yıllarında %12 ile 2022 yılında %9 oranında olduğu, Kuzey Makedonya'nın soruşturma konusu ürüne ait ihracat verilerinde Türkiye'nin soruşturma kapsamındaki bütün yıllarda birinci olduğu, bu bağlamda Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde değişiklik meydana geldiği, Kuzey Makedonya menşeli koagüle suni deri ithalatında ortaya çıkan ciddi artışın yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı, ... firmasının soru formuna cevap verdiği, eksiklikleri büyük ölçüde tamamladığı ve işbirliğinde bulunduğunun kabul edildiği, 31/08/2023-01/09/2023 tarihleri arasında ... firmasının Üsküp'te yer alan tesisi ile idari merkezinde yerinde doğrulama soruşturması kapsamındaki incelemede; firmanın ikisi birbirinin aynı olan üç üretim hattının bulunduğu, ilkinde önleme tabi olan Çin'den temin edildiği anlaşılan poliüretanla sıvanmış örme (raşel) veya dokunmamış mensucatın ana girdi olarak kullanıldığı ve sürece dahil edilen çeşitli boya, polimer ve kimyasallar vasıtasıyla bu ürünün yine Çin Halk Cumhuriyeti menşeli pet film ile lamine edilerek son halini aldığının gözlemlendiği, ayrıca kabartma deseni verilmediği, ancak su geçirmezlik talebi halinde diğer hat üzerinde ilave bir laminasyon işlemine tabi tutulduğunun beyan edildiği, üretimin tamamına yakınının (%99) Türkiye pazarına yönelik olduğu, anılan firmanın üretim tesislerinde yapılan Çin'den ithal edilen ürünlerin birleştirilmesi işleminde ürünlerin temel vasıflarının değişmediği, yeterli katma değerin sağlanamadığı, bu suretle yeterli haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından talep edilmesine rağmen yerinde inceleme tamamlandıktan sonra gözlemlenen hususların protokolde yazılmadığı iddia edilmişse de, mevzuatta protokol düzenlenmesine ilişkin bir hükmün olmadığı, yerinde doğrulama soruşturması sonucunda elde edilen bulguların özel nihai bildirim raporuyla firma ile paylaşıldığı, davacı tarafından soruşturma nedeniyle ayakkabı imalatı sektörünün zarara uğradığı iddia edilmişse de, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin soruşturmalarda Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespiti ile illiyet bağına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği, soruşturmanın re'sen değil şikayet üzerine açıldığı iddiasının asılsız olduğu, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapıldığı ve yasal süresi içinde tamamlandığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : İthalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatına göre, haksız rekabet soruşturmalarının açılması, kapanması, geçici ve kesin önlemlerin konulması tebliğlerle yapılmalıdır. Dava konusu Tebliğ'e konu önlemin alınmasına dayanak verileri açıklayan, Tebliğ'den ayrı olarak, tek başına ithalatçılara yükümlülük yükleyen, hukuk aleminde değişiklik meydana getirecek mahiyette, bir başka deyişle idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken zorunlu bir işlem olmayan bilgilendirme raporu yönünden davanın incelenmeksizin reddi, usul ve hukuka uygun yürütülen soruşturma sonucunda damping önleminin etkisiz kılındığı ve iyileştirici etkisinin azaltıldığı hukuken geçerli ve yeterli delillerle ortaya konulduğundan, Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin 1. bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 18/01/2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2023/35)'in 1. ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin (1) işaretli bendinin ve Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli ve/veya çıkışlı eşya yönünden iptali istemine ilişkindir.<br> 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun, ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı hükmüne yer verilmiş, Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, "dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi" olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş; 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Kanun'un 7. maddesinde, yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı hükme bağlanmış; 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği kurala bağlanmıştır.<br> İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "önlemlerin etkisiz kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br> İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın, bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı öngörülmüş; 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunanda önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebileceği, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. <br>Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından 5903.20 Gümrük Tarife Pozisyonu(GTP) altında sınıflandırılan "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" tanımlı eşyanın 01/01/2019-31/12/2022 dönemi ithalatına yönelik olarak İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde re'sen başlatılan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin Bulgaristan Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı ithalat yoluyla etkisiz kılındığı sonucuna ulaşılması üzerine, İthalatta Haksız Rekabeti Önleme Kurulunca verilen, (2023/14) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı 5903.20.10.10.00 ve 5903.20.10.90.00 GTİP altında tanımlı eşyanın ithalatında uygulanmakta olan 1 ABD doları/kg; 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 GTİP altında tanımlı eşya ithalatında uygulanan 2,2 ABD doları/kg olan dampinge karşı önlemin, Bulgaristan, Fransa ve Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalatta uygulanmasını öngören kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin (2023/35) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ yayımlanmış; Tebliğin amaç ve kapsamına dair 1. maddesi; uygulanması öngörülen dampinge karşı önlem kararını içeren 5. maddesi ve 6. maddesinin, uygulanacak kesin önlemin gösterildiği (1) işaretli bendi ile soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguları içeren Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yönünden iptali istenmiştir.<br> İncelenen dosyadan, (2005/2) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile ÇHC menşeli 5903.20.10.10.00 ve 5903.20.10.90.00 GTİP altında tanımlı eşyanın ithalatında 1 ABD doları/kg; 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 GTİP altında tanımlı eşyanın ithalatında 2,2 ABD doları/kg tutarında dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu; son nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması sonucu yayımlanan (2023/14) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile önlemin devamına karar verildiği; (2022/16) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile söz konusu eşya için uygulanan önlemin, Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ithalatına teşmil edildiği; Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde, 5903.20 GTP altında sınıflandırılan "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" tanımlı eşyanın 01/01/201-31/12/2022 dönemi ithalatında, yürürlükte olan olan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı re'sen başlatılan soruşturmaya esas alınmak üzere bilgi ve belge temini amacıyla Kuzey Makedonya'da yerleşik olan ve iş birliğine davet edilen ve/veya soruşturma ile ilgili/ilintili olan firmalara gönderilen bilgi ve belge temini amaçlı soru formlarına sadece ... ... (...) tarafından cevap verildiği; Kuzey Makedonya'da mukim diğer firmalarca zamanında ve usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığı, soruşturma sonucu alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu ve değerlendirmeleri içeren genel nihai bildirim raporu ile firmaların özel bilgi ve değerlendirmelerini içeren özel nihai bildirimler bu firmalara iletilmesine karşın sadece ... tarafından yazılı görüş bildirildiği; nihai bildirim raporunun yayımlanması üzerine ... ve daha önce soruşturmaya taraf olma talebi kabul edilmiş olan İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği katılımıyla 13/11/2023 tarihinde yapılan kamu dinleme toplantısından sonra tarafların yazılı görüşlerinin 14/11/2023 tarihinde alındığı, taraflarca soruşturma aşamasında ortaya konulan tüm bilgi, belge ve görüşler ile Yönetmeliğin 21. maddesine göre işbirliğinde bulunan ... firmasının Üsküp'de bulunan üretim tesisi ve idari merkezinde bulunan tesislerinde 31/8/2023-01/09/2023 tarihlerinde yapılan yerinde doğrulama incelemesinde tespit edilen bulgular ve eşyanın ithalatına ilişkin 2019 ilâ 2022 dönemi resmi dış ticaret istatistik verileri çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. <br> Soruşturma dönemine ilişkin olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan dış ticaret istatistikleri incelenerek soruşturma konusu eşyanın toplam ithalatının, 2019 yılında 8,2 bin ton miktarında ve 68 milyon TL tutarında iken artan bir seyirle 2022 yılında 14,2 bin ton miktarında ve 99 milyon TL olarak gerçekleştiği; ithalat ortalama birim fiyatının 2019-2022 yıllarında sırasıyla 8,3; 6,8; 7,1; 6,9 ABD doları/kg düzeyinde olduğu; aynı dönemde eşyanın halihazırda önlem uygulanmakta olan ve miktar ve değer bazında artış gösteren ÇHC menşeli ithalatında gerçekleşen ortalama birim fiyat, yıllar itibarıyla sırasıyla 5,9; 5; 5,9; 6,4 ABD doları/kg iken, dönem itibarıyla miktar ve değer bazında artış bulunan Kuzey Makedonya menşeli ithalatta ise birim fiyatın yıllar itibarıyla sırasıyla 4,1; 4,7; 5,4; 4,9 ABD doları/kg olarak gerçekleştiği ve önlem uygulanan ülke ithalatında oluşan birim fiyatların altında kaldığı; ... firmasının Üsküp'de bulunan tesis ve idari merkezinde, daha önce gönderilmiş bulunan soru formlarına cevaben verilen bilgi ve belgeler ışığında yapılan yerinde doğrulama incelemesinde, ÇHC'den ithal edilen ve önlem uygulanmakta olan poliüretanla sıvanmış örme(raşel) veya dokunmamış mensucatın ana girdi olarak kullanılan ve çeşitli boya, polimer ve kimyasallar vasıtasıyla pet filmin birleştirilmesi suretiyle son şeklini aldığının saptandığı; tesiste uygulanan işlemlerin ürünün temel vasıflarını değiştirmediği ve bu işlemlerle düşük oranda katma değer yaratıldığı; firmanın yerel kaynaklardan temin ettiği diğer girdilerin sınai maliyetine etkisinin de ihmal edilebilir bir seviyede kaldığı; bu haliyle yaratılan katma değerin %2 seviyesinde gerçekleştiği belirtilmiş; firma tarafından birbirinden farklı üç üretim hattı ile üretim yapıldığı beyan edilmiş olmasına karşın tesiste bulunan üç üretim bandından ikisinin birbirinin aynı olduğu ve üretimde raşel bazlı girdi kullanıldığı görülmüş; firmanın nihai değerlendirme bildirimine yönelik iddiaları da gözetilerek eşya ve girdilerinden alınan numunelere göre, üretimde kullanılan pet filmin firmanın ileri sürdüğü gibi yerli kaynaklardan değil ÇHC'den ithal yoluyla temin edildiği; Kuzey Makedonya'da yerleşik firmaların, üretim yapmayıp sadece ürünün alım satımınında bulunduklarının açık kaynak araştırması ve yerinde doğrulama sürecinde muhasebe kayıtlarını da içerecek biçimde yapılan inceleme ile saptanması nedeniyle ÇHC menşeli girdi ithalatının %42 seviyesinde olduğuna dair iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmiş; firmanın soruşturma konusu eşyaya ilişkin ihracatının yaklaşık %99 oranındaki kısmının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yapıldığı saptanmış; Kuzey Makedonya'da yerleşik oan ve işbirliğinde bulunmayan diğer firmalar için de eldeki veriler dikkate alınarak değerlendirme yapılmış ve Türkiye ile Kuzey Makedonya'da yerleşik firmalarla yapılan ticaret yoluyla dampinge karşı vergiden kaçınma dışında bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir işlem, uygulama veya iş sonucunda yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı sonucuna varılarak, eşyanın ÇHC menşeli/çıkışlı ithalatında öngörülen dampinge karşı önlem ile aynı tutarda önlemin, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalat için öngörülmesine dair karar yürürlüğe konulmuştur.<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, 5903.20 GTİP altında sınıflandırılan eşyanın Kuzey Makedonya'da yerleşik firmalardan ithalatının gerçekleştirilme hali ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varılmıştır. <br> Dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda uygulanmakta olan damping önleminin etkisiz kılındığının ve iyileştirici etkisinin azaltıldığının tespiti bakımından hukuken geçerli ve yeterli delil içerdiği anlaşıldığından, soruşturmanın ve Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemin noksan incelemeye dayandığı iddiasına itibar edilmemiştir. <br> Tebliğ ve eki raporda, davacı firma tarafından soruşturma konusu eşyanın ÇHC'den ithal edilip işleme tabi tutulmadan doğrudan Türkiye'ye ihraç edildiğine dair bir değerlendirmeye yer verilmediğinden, bu yoldaki iddianın dayanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, yerinde doğrulama incelemesi üzerine tutanak düzenlenmediği, protokol metninin ise tespit edilen hususlarla ilgili mutabakat içermediği, bu nedenle yerinde doğrulama incelemesi sırasında yapılan tespitlerin değerlendirmeye esas alınabilir nitelikte olmadığı ileri sürülmüş ise de Tebliğ eki raporda, yerinde doğrulama incelemesi tamamlandıktan sonra taraflar arasında bir protokol imzalandığı ve yerinde doğrulama soruşturmasına dair tespitlerin firma özel nihai bildirim raporunda açıklanacağı bilgisinin firma ile paylaşıldığı belirtilmiş, daha sonra düzenlenmiş özel nihai bildirim raporunun iletilmesi üzerine davacı firma tarafından raporda yer verilen hususlarla ilgili olarak 10/11/02023 ve 14/11/2023 tarihlerinde yazılı, 13/11/2023 tarihinde yapılan kamu dinleme toplantısında da sözlü olarak görüş bildirilmiş ve görüş yazıları ile sözlü bildirimin soruşturma kapsamında incelenmiş olduğu anlaşıldığından yerinde doğrulama incelemesi sonucu ulaşılan bulguların soruşturmaya esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesinde,Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlendiğinden, soruşturmada damping marjı hesaplanmaması nedeniyle olası zarar veya zarar tehdidinin ortaya konulamadığı iddiası da hukuki dayanaktan yoksundur. <br> Bu itibarla, soruşturma konusu eşyanın Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalatında, halihazırda uygulanmakta olan ÇHC menşeli/çıkışlı ithalatı için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Tebliğ hükümlerinde ve Tebliğin dayanağı olan ek raporda mevzuata aykırılık görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacıyı temsilen Av. ...'in, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Ticaret Bakanlığı'nı temsilen Av. ...'ın geldiği görülerek, Danıştay Savcısı ...'ün katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:<br>Bulgaristan, Fransa ve Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı 5903.20 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" tanımlı eşya ithalatına yönelik olarak başlatılan önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma kapsamında dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşılarak 18/01/2024 tarih ve 32433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/35 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri, 6. maddesinin 1. bendi ile Tebliğ'in eki Bilgilendirme Raporu'nun Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 19. maddesinde, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasının gerektiği, aynı Kanun'un 20. maddesinde, esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya yapılan araştırma sonucunda hakkında bu yönde bir kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşyanın, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. <br>3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı kuralı getirilmiş, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde, yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı verginin alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir.<br>20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar'ın "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "Önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise, kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.<br>İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'te de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yapılmış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı kuralı getirilmiştir.<br>18/01/2024 tarih ve 32433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/35 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinde, bu Tebliğ'in amacının, 25/01/2023 tarihli ve 32084 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2023/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı 5903.20 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı “mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş-deri taklidi/diğerleri” tanımlı eşya ithalatına yönelik olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulması olduğu; 5. maddesinin 1. fıkrasında, yürütülen soruşturma sonucunda, Kuzey Makedonya’da yerleşik firmaların yürürlükteki dampinge karşı önlemden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı sonucuna ulaşıldığı; 2. fıkrasında, Ticaret Bakanlığına bağlı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporunun ekte yer aldığı; 3. fıkrasında, bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ile Kuzey Makedonya menşeli ve/veya çıkışlı olarak yapılan soruşturma konusu eşya ithalatının, 2023/14 sayılı Tebliğ uyarınca Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatta yürürlükte bulunan dampinge karşı önleme tabi olmasına karar verildiği; 6. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük idarelerinin, 2023/14 sayılı Tebliğ'de GTİP ve tanımı belirtilen eşyanın, ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla Kuzey Makedonya menşeli ve/veya çıkışlı olarak yapılan serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalatında Tebliğ'deki tabloda gösterilen şekilde dampinge karşı kesin önlem uygulanacağı, menşe/çıkış ülkesi Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olan 5903.20.10.10.00 ve 5903.20.10.90.00 eşya için 1 ABD doları/kg; 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 eşya için 2,2 ABD doları/kg önlemin uygulanacağı belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulgunun elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi şeklinde önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da, Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturmada, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir. <br>Dosyanın incelenmesinden, Ticaret Bakanlığınca yapılan soruşturmada; 05/02/2005 tarih ve 25718 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2005/2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 5903.20.10.10.00 ve 5903.20.10.90.00 GTİP altında kayıtlı eşya ithalatında 1 ABD doları/kg; 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 GTİP altında kayıtlı eşya ithalatında ise 2,2 ABD doları/kg tutarında dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu, son nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde 08/04/2023 tarih ve 32157 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2023/14 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile anılan önlemin devamına karar verildiği, söz konusu önlemin 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/16 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'le Malezya ve Yunanistan menşeli çıkışlı eşyanın ithalatına teşmil edildiği, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından Çin Halk Cumhuriyeti menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılındığına ilişkin olarak re'sen bir incelemenin başlatıldığı, 2023/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'le soruşturma açılmasına karar verildiği, 01/01/2019-31/12/2022 tarihleri aralığının soruşturma dönemi olarak belirlendiği, soruşturma kapsamında davacının işbirliğinde bulunduğu, ticaretin gerçekleştirilme şeklinde değişiklik ve yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azaltılması bakımından soruşturma konusu ürün ithalatının gelişimine bakıldığında soruşturma konusu ürünün toplam ithalatının 2019-2022 döneminde sırasıyla 8,2; 11,5 bin; 11,1 bin ve 14,2 bin ton miktarında gerçekleştiği, toplam ithalatın miktar bazında 2020 yılında önceki yıla kıyasla %41 arttığı, 2021 yılında %3 azaldığı, 2022 yılında %28 oranında arttığı; değer bazında ise sırasıyla 68, 79, 79 ve 99 milyon ABD doları tutarında gerçekleştiği, soruşturma konusu ürün ithalatına ilişkin ortalama birim fiyatların sırasıyla 8,3; 6,8; 7,1 ve 6,9 ABD doları/kilogram düzeyinde bulunduğu, Çin Halk Cumhuriyeti menşeili soruşturma konusu eşya ithalatının sırasıyla 1,9; 2,7; 2,5 ve 3,4 bin ton seviyesinde, değer bazında sırasıyla 11; 13; 15 ve 22 milyon ABD doları düzeyinde; birim fiyatların 5,9; 5; 5,9 ve 6,4 ABD doları/kilogram düzeyinde gerçekleştiği ve ortalama birim fiyatların altında bulunduğu, Kuzey Makedonya menşeili soruşturma konusu eşya ithalatının 1.125, 1.551, 1.305 ve 1.767 ton miktarında gerçekleştiği, toplam ithalat içerisinde Kuzey Makedonya menşeli ithalatın miktar bazında payının 2019 yılında %14 oranında iken, 2020 yılında %13, 2021 ve 2022 yıllarında %12 oranında olduğu, değer bazında sırasıyla 4.6, 7.3, 7 ve 8.6 milyon ABD doları tutarında gerçekleştiği, Kuzey Makedonya'dan yapılan ithalatın Çin Halk Cumhuriyeti menşeili ithalatın ardından ikinci sırada yer aldığı, soruşturma döneminde Kuzey Makedonya menşeli ithalatın birim fiyatlarının sırasıyla 4,1; 4,7; 5,4 ve 4,9 ABD doları/kilogram düzeyinde ve ortalama ithal birim fiyat düzeyi ile dampinge karşı önleme tabi Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithal birim fiyat düzeyinin altında bulunduğu, uluslararası ticaret verilerine ve ticaretin gerçekleştirilme şekline bakıldığında; soruşturma döneminde Kuzey Makedonya'nın soruşturma konusu eşyada dikkate değer bir üretim ve ihracat kapasitesi bulunmadığı halde, ihracatının neredeyse tamamının ülkemize, oldukça düşük fiyatla yapıldığı, aynı dönemde Kuzey Makedonya'nın Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya ithalatının arttığı, ülkemize Çin Halk Cumhuriyeti'nden sonra en fazla ihracat yapan ülke konumunda olduğu, Kuzey Makedonya'dan yapılan ithalattaki artışın yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini miktar ve birim fiyat bazında azalttığının saptandığı değerlendirilmiştir.<br>Olayda, önlemlerin etkisiz kılınıp kılınmadığına dair yapılan soruşturmaya konu tespitler uyarınca, davacıya ilişkin belirlemelerin olumlu ya da olumsuz yerinde inceleme sonuçlarına ve ithalat istatistiklere ilişkin mevcut verilere göre yapıldığı, soruşturma konusu ürünün üretiminde yaratılan katma değerin davacı tarafından iddia edildiği miktara ulaşmadığı, sınai maliyetteki payının yetersiz kaldığı hususları somut şekilde ortaya konulmuş olup, 5903.20.10.10.00, 5903.20.10.90.00, 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 GTİP'li eşyanın gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olmasına rağmen, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için getirilen önlemleri etkisiz kılmak amacıyla davacı tarafından Kuzey Makedonya'dan ihraç edildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, soruşturmaya konu eşya için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiği, ayrıca soruşturma döneminde davacı tarafından soruşturma konusu ürünlerde Türkiye'ye yapılan ihracatın miktarının ve birim fiyatlarındaki düşüklüğün dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı sonucuna varıldığından, Kuzey Makedonya'dan 5903.20.10.10.00, 5903.20.10.90.00, 5903.20.90.10.00 ve 5903.20.90.90.00 GTİP'li eşyanın ithalatında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin 2023/35 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in davaya konu edilen 1, 4, 5 ve 6. maddelerinde ve Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunda hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Davacı tarafından, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünce Çin Halk Cumhuriyeti menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılınıp kılınmadığının araştırılması amacıyla başlatılan soruşturmanın re'sen değil, ithalatçı firmaların şikayeti üzerine başlatıldığı ve yanlı olarak yürütüldüğü ileri sürülmüş ise de, söz konusu iddiayı destekler nitelikte somut tespit ve verilerin ortaya konulamadığı görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Davacı tarafından ileri sürülen, davalı idarece yerinde doğrulama incelemesi esnasında tutanak tutulmadığı, istatistiklerin yanlış kullanıldığı, hesaplama hatalarının yapıldığı, soruşturmaya konu ürün ile taraflarınca ithal edilen ürünün aynı kalitede olmadığı, bu nedenle ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat açısından aynı veya benzer ürün kabul edilemeyeceği, davacı tarafından gerçekleştirilen üretimde yeterli işlem ve işçilik sonucu Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunda belirtilenden daha fazla katma değerin yaratıldığı, bu hususların doğruluğunun tespitinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabileceği, tüm bu sebeplerle soruşturmanın eksik incelemeye dayandığı iddiasına gelince, yerinde doğrulama incelemesinin ve soruşturmanın yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü, söz konusu iddiaların nihai bildirim aşaması öncesinde ve sonrasında davalı idarece de değerlendirildiği, davalı idarece davacının soruşturmaya konu ürünün imalatında yarattığı katma değerin yetersiz kaldığının yerinde inceleme ziyaretinde somut şekilde tespit edildiği, ayrıca ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ithalatlarına konu eşyaya ait menşe ispat belgelerinin sonradan kontrolünün olumlu sonuçlanmasının bu tespiti sakatlamayacağı göz önüne alındığında, soruşturma sürecine ilişkin bir hata, noksanlık veya soruşturmanın sıhhatini sakatlayacak bir durumun bulunmadığı görüldüğünden, bu iddianın yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca, Türkiye ile soruşturmaya konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğinin ve yürürlükteki önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığının veya bertaraf edildiğinin ortaya konulması halinde; damping marjı, maddi zarar ve bunlar arasında illiyet bağının varlığının tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlendiğinden, davacının soruşturmada damping marjının hesaplanmadığı ve yerli üretim dalının maddi zararı veya zarar tehdidi altında olduğunun ortaya konulamadığı iddiasına itibar edilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin 1. fıkrası ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmalı işlere ilişkin ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

7. Daire