<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/275 E. , 2025/3849 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/275<br>Karar No : 2025/3849 <br> <br>TEMYİZ EDENLER : <br>1- (DAVACI) ... Lojistik Yatırım Anonim Şirketi <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: ... sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı bakır katot eşyasını taşıyan ... plakalı sayılı çekici ve dorsenin varış gümrük idaresine ulaşmadığı ve verilen süre zarfında bu duruma ilişkin geçerli bir bilgi ve belgenin de idareye ibraz edilmediğinden bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile anılan vergi üzerinden karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın ve olaya ilişkin transit refakat beyannamesi konusu eşyayı taşıyan aracın varış gümrük idaresine ulaşmaması nedeniyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan iddianamenin incelenmesinden; anılan eşyanın çalınması ve aracın yol kenarında terk edilmiş bir şekilde bulunması üzerine asıl sorumlu olan davacının en yakın gümrük müdürlüğüne derhal durumu bildirerek gerekli tedbirleri alması, yahut eşyanın başka bir araca güvenli bir şekilde aktarımını yapması gerektiği halde bu sorumluluklarını yerine getirmediğinin anlaşıldığı, beklenmeyen hal veya mücbir sebep nedeniyle eşyanın telef yahut zayi olduğuna dair koşulların da oluşmadığı, bu durumda, transit rejiminin işleyişi gereği teminat sunan ve gümrük beyannamesini kendi adına veren asıl sorumlunun vergisel sorumluluğu için dahline gerek bulunmadığı, rejim ihlalinin gerçeklemiş olması sonucunun tek başına davacının tahakkuktan sorumlu tutulması için yeterli olduğu, öte yandan, davacının para cezasına dair sorumluluğu için vergisel yükümlülükten farklı olarak olayda dahlinin bulunmasının gerektiği, davacı şirketin ya da çalışanlarının cezayı gerektiren bir fiili işledikleri ya da iştirak ettikleri yönünde herhangi bir somut tespit ve delilin de olmadığının görülmesi karşısında, dava konusu işlemin tahakkuka ilişkin kısmında hukuka aykırılık, para cezasına ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen de davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hırsızlık eylemi nedeniyle kendisine kusur atfedilemeyeceği, gerekli tedbirlerin alınarak nihayetinde transit rejimine konu eşya varış gümrük müdürlüğüne teslim edildiğinden kamu zararı oluşmaması nedeniyle vergisel sorumluluğunun da bulunmadığı; davalı idarece, Gümrük Kanunu hükümlerine kesilen para cezasından asıl sorumlu sıfatıyla basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının sorumluluğunun bulunduğu, davacının faillere rücu edilebileceği, eşyanın idareye teslim edilmesinin para cezasından davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı ileri sürülmekte ve davacı tarafça duruşma yapılması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulüyle temyiz istemine konu kararın tahakkuka ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davalının temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir . <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı bakır katot eşyasını taşıyan ... plakalı sayılı çekici ve dorsenin varış gümrük idaresine ulaşmadığı ve verilen süre zarfında bu duruma ilişkin geçerli bir bilgi ve belgenin de idareye ibraz edilmediğinden bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile anılan vergi üzerinden karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendinde, "Gümrük yükümlülüğü" deyiminin, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu; 11. fıkrasında, "Yükümlü" deyiminin, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişileri; 16. fıkrasında, "gümrük beyanı"nın belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade edeceği; 17. fıkrasında, beyan sahibinin, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi olduğu; 5911 sayılı Kanun'la değişik 20. fıkrasının (a) bendinde, "rejim hak sahibi" deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların veya yükümlülüklerin devredildiği kişiyi ifade ettiği; (b) bendinde, transit rejiminde rejim hak sahibine "asıl sorumlu" denileceği; 84. maddesinde, transit rejiminin, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş, ya da, ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınmasına uygulanacağı; gümrük idarelerinin, transit rejimine tabi tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde; bir iç gümrük idaresinden diğer bir iç gümrük idaresine taşınmasına izin verebileceği; 5911 sayılı Kanun'la değişik 86. maddesinin 1. fıkrasında, asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejime ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; 2. fıkrasında, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcı da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu; 7190 sayılı Kanun'un 2 maddesiyle eklenen 3. fıkrasında, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlunun, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olduğu, 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususunun dikkate alınacağı; 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı; 3. fıkrasında, eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları; 184. maddesinin 1. fıkrasında da, 183. maddede belirtilen haller dışında sayılan durumlarda da gümrük yükümlülüğünün doğacağı hükme bağlanmıştır. <br> Gümrük Yönetmeliği'nin 212. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, "rejim hak sahibi (asıl sorumlu)"nin, transit rejimi beyanında bulunan veya hesabına transit rejimi beyanında bulunulan ve transit rejimi kapsamında gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olan kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.<br>Öte yandan; Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun ile değiştirilen şeklinde, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılacağı belirtildikten sonra (c) bendinde, beyana göre eksik olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verileceği düzenlenmiştir. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen hükümlere göre, rejim hak sahibi (asıl sorumlu), transit rejimi kapsamında taşınan eşyayı ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış yeri gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olup, rejim ihlali nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğduğu takdirde gümrük idaresine karşı gümrük vergilerinden dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.<br> Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, ihtilafa konu transit refakat beyannamesi muhteviyatı bakır katot eşyasının hırsızlık nedeniyle varış gümrük idaresine ulaşmadığı ve verilen süre zarfında bu duruma ilişkin sorumluluktan kurtarıcı geçerli bir bilgi ve belgenin idareye ibraz edilmediğinden bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile anılan vergi üzerinden karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, öte yandan, olay sonrası yurt dışına çıktığı tespit edilen araç şoförü ... hakkında yakalama kararının olduğu, transit rejimi hükümlerine aykırı bir şekilde eşyayı bulunduğu araç içerisinden alan ve el değiştiren şüpheliler hakkında da ceza gerektirici eylemlerde bulundukları isnadıyla ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden kamu davasının açıldığı, taşıyıcı firma yetkilisi hakkında da takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.<br> Davacının temyiz istemine konu kararın tahakkuka ilişkin kısmı yönünden; <br> 4458 sayılı Kanun'un 86. maddesine 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkra ile asıl sorumlu lehine yapılan yasal değişikliğe istinaden eşyanın Kanun'a aykırı olarak gümrük gözetiminden çıkarılması halinde, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü (gümrük vergilerinin ödenme zorunluluğunu ifade eden) doğduğunda 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususunun dikkate alınacağı düzenlemiş olup, bu durumda, somut olayda dahli bulunmayan davacının vergisel yükümlülüğüne dair anılan maddede belirtilen koşullar oluşmadığından dava konusu işlemin tahakkuka ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br> Davalı idarenin temyiz istemine konu kararın para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise;<br> 5607 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen yargılama ile 4458 sayılı Kanun uyarınca yapılan yargılama farklı hukuk disiplinlerine tabi olmakla birlikte, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca, sözü edilen ceza yargılamasında davacı şirket yetkililerince ceza davasına konu fiilin işlendiğine yahut cezayı gerektiren eyleme iştirak edildiğine dair herhangi bir tespitin yapılmamış olması karşısında, para cezasına konu fiil nedeniyle asıl sorumlu sıfatıyla davacının sorumlu tutulması mümkün olmadığından, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamıştır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, <br> 3. Kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise, BOZULMASINA,<br> 4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>5.Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
7. Daire