<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1644 E.  ,  2025/4962 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/1644<br>Karar No : 2025/4962 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...<br> 2- (DAVALI) ... Belediye Baskanlığı - ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF : 1- ... Belediye Başkanlığı<br> 2- ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların 1 ay içerisinde ruhsatlandırılmasına, aksi takdirde yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 225.912,43-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Alanya Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın davacı tarafından 22/06/2017 tarihinde satın alındığı, otel olarak kullanılan taşınmazın kira sözleşmesi ile kiraya verildiği, otelin davacıya devri öncesi yine otel kullanımında olduğu, her ne kadar davacı tarafından imara aykırı uygulamaların tarafınca yapılmadığı iddia edilmiş ise de, bu durumu doğrulayan kesin ve inandırıcı delilin dava dosyasına sunulmadığı, tespit edilen ruhsata ve projesine aykırı yapılaşmaların davacı uhdesinde değerlendirilmesi gerektiğinden iddiasına itibar edilmediği, aykırılıkların ruhsat gerektiren yapı vasfında olduğu, davacıya verilen süre içerisinde aykırılıkları gidermediğinin dava dosyası içerisinde yer alan fotoğraf ve belgelerden anlaşıldığı, usulüne uygun olarak tutulan yapı tatil zaptına binaen imara aykırı izinsiz uygulamaların 1 ay süre içerisinde ruhsat ve eklerine uygun hale getirilmesi, aksi halde yıtrırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temel para cezası ve artırımlar ile (ç) bendi uyarınca verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda; uyuşmazlığa konu parselin kadastral haritası ile 2017 yılı Mart ayı ortofoto görüntülerinin çakıştırıldığı, kadastral durum, yapılar ve yapı tatil tutanağında yer alan tespitler mukayese edildiğinde, tespit edilen aykırılıklardan (kaydırak ve havuz dahil) beş adet yapının 2017 yılı Mart ayı itibariyle mevcut olduğu, kadastral harita ile yapı tatil zaptının düzenlendiği döneme ait ortofoto görüntüleri çakıştırıldığında, tespit tarihinde, 2017 yılı Mart ayında mevcut olan yapıların da mevcut olduğu, ilaveten davacının oteli satın almasından önce mevcut olmayan fakat davacının oteli satın aldığı tarihten sonra yapıldığı anlaşılan bir yapının da bulunduğu, davacının oteli 22/06/2017 tarihinde edindiği dikkate alındığında, yapı tatil tutanağı ile tespite konu edilen ve para cezası verilen yapılardan bir tanesi hariç yapıların, davacı oteli satın almadan önce de mevcut olduklarının anlaşıldığı, bir yapı haricindeki diğer yapıların davacının oteli satın almasından önce de mevcut olduğu anlaşıldığından, cezaya konu yapıların tamamına ilişkin inşai faaliyetin bizatihi davacı tarafından yapıldığı/yaptırıldığı hususunun olay özelinde sübuta erdirilemediği; bir yapı hariç diğer yapıları davacının yaptığı/yaptırdığı hususu sübuta erdirilmeden davacının para cezası ile tecziyesinin hukuka aykırı olduğu, temel para cezasının davacı oteli satın almadan önce de yapılan yapıların metrekare alanı dahil edilerek hesaplandığı dikkate alındığında, temel cezaya esas metrekarenin hatalı hesaplandığı, bu nedenle para cezasının tamamının iptali gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının para cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından dava konusu işlemin iptaline, yapıların yıktırılmasına ilişkin kısım bakımından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br> <br>TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; yapıların davacı tarafından inşa edilmediği ve davacı tarafından hiç kullanılmadığı belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> 2- Davalı idare tarafından; ortofoto görüntülerinin değerlendirilmesinin teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle bu hususa ilişkin olarak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yapıların yıktırılmasına ilişkin kısmının onanmasına, para cezasına ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından 22/06/2017 tarihinde satın alınan uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik davalı belediye tarafından eski ... ada, ... parsel için (yeni ... ada, ... parsel) düzenlenen... tarih ve ...-... sayılı yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır.<br> 25/05/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile; ... ada, ... sayılı parselde bulunan otelin güney cephe çekme mesafesine ruhsat ve eklerine aykırı olarak ilaveler yapıldığı, yapılan ilavelerin büyük bir kısmının ... ada ... sayılı parselde bulunan ... okulunun bahçesinde kaldığı, yapılan ilavelerden otelin güney cephesine otele ilave olarak 3,75x9,65 m² etrafı katlanır cam ile üzeri ise saç ile kapatıldığı, bu alanın güney cephesine (11,20x14,30) m² ebadında demir konstriksiyondan yapı yapıldığı, yapının etrafının açık üzerinin ise osb malzeme ile kapatıldığı, bu alanın güney doğu cephesine (3,60x4,10) m² ebadında üzeri kapalı etrafı açık bar tezgahı yapıldığı, yine bar tezgahının hemen doğusunda su kaydırağı yapıldığı, bu alan ile otel arasında onaylı mimari projesinde olmayan 4,50 x 2,40 m ebadında h=1,60 m olan yüzme havuzu yapıldığı, söz konusu alanda yapılmış olan bütün inşaat faaliyetlerinin tamamlandığı ve kullanılmakta olduğu tespit edilmiştir.<br> Dava konusu... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, taşınmazda ruhsata ve projesine aykırı şekilde yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların 1 ay içerisinde ruhsatlandırılmasına, aksi takdirde yıktırılmasına, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 320,91 m² aykırılıktan etkilenen alan için yapı grubu olarak 2/B grubu esas alınarak c/2., 5. ve 10. alt bentleri uyarınca 26.152,37-TL, aynı fıkranın (ç) bendi uyarınca 199.760,06 TL para cezası ilave edilerek toplam 225.912,43 TL para cezası verilmiştir.<br> Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. <br> Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.<br> Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.<br> Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.<br> Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.<br> 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişiye başvurulması gereken haller" başlıklı 266. maddesinde "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne yer verilmiştir.<br> Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Serbest Mühendislik Müşavirlik Büroları Tescil Yönetmeliği'nin "SHKMMB`nin çalışma alanları" başlıklı 5. maddesinde, "HKMMH ile ilgili SHKM`lerin yapacağı veya organize edeceği işler (...) aşağıda belirtilen işlerdir:<br>a) Herhangi bir yöntem veya ölçekteki çizgisel veya sayısal harita yapımı.<br>b) Kadastral haritalar.<br>c) Kırsal veya kentsel arazi veya arsa düzenlemeleri.<br>ç) Etüt ve işletme haritalarının yapımı.<br>d) Yer kontrol noktalarının tesisi, ölçüsü ve hesabı.<br>e) Tescile konu olan harita ve planların yapımı.<br>f) Deformasyon ölçmeleri.<br>g) Plankote.<br>ğ) Hidrografik ölçmeler.<br>h) Konum belirlemeleri.<br>ı) Yeraltı ve teknik altyapı tesis ölçmeleri.<br>i) Her türlü mühendislik projelerinin araziye uygulaması işleri.<br>j) Kamulaştırma, gecekondu ve köy yerleşim planları ve/veya haritaları.<br>k) Bilgi sistemleri.<br>l) Taşınmazlar ile ilgili tespit, değerlendirme, fizibilite, müşavirlik veya kontrollük hizmetleri.<br>m) Jeoteknik çalışmalarda konum ölçmeleri.<br>n) (Ek:RG-3/3/2017-29996) Kentsel dönüşüm uygulamalarında harita mühendislik hizmetleri.<br>o) (Ek:RG-3/3/2017-29996) Yapı aplikasyon projesi, uygulaması ve fenni mesuliyet hizmetleri.<br>ö) (Ek:RG-3/3/2017-29996)  Sayısal arazi modeli üretimi, ortofoto görüntü ve ortofoto harita üretimi.<br>p) (Ek:RG-3/3/2017-29996) Uydu görüntülerinin işlenmesi ve analiz edilmesi." kuralına yer verilmiştir.<br> Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği'nin “Yetki ve sorumluluk” başlıklı 4. maddesinde, “Büyük ölçekli harita ve harita bilgisinin kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişilerce üretilmesi veya ürettirilmesi durumlarında yetki ve sorumluluk kanuni yetkiye haiz bir Harita, Geomatik, Jeodezi ve Fotogrametri, Harita ve Kadastro mühendisi tarafından üstlenilir.” hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinde ortofoto, "Arazi topoğrafyasındaki yükseklik farklarından kaynaklanan yer değiştirmeler ile algılayıcı yöneltme hatası, mercek bozulmaları ve yeryüzünün küreselliğinden kaynaklanan hataların giderildiği yer referanslı ortogonal görüntüleri ifade etmektedir." şeklinde tanımlanmış, 67. maddesinde "(1) Analog hava kameraları ile çekilmiş hava fotoğrafları kullanıldığı takdirde fotoğraftan ortofotoya büyütme oranı 5 kattan fazla olmamalıdır.<br> (2) Sayısal hava kameraları kullanıldığı takdirde ortofotolar, hedeflenen harita ölçeğinin gerektirdiği YÖA’da üretilir.<br> (3) Ortofoto üretiminde sayısal arazi modeli kullanılır. Sayısal arazi modeli grid aralığı, arazinin topoğrafik yapısına bağlı olarak; 1/2000 ve 1/5000 ölçeğinde en fazla 30 m, 1/1000 ölçeğinde ise en fazla 10 m’dir.<br> (4) Gerçek ortofoto üretiminde, üretilmesi hedeflenen harita ölçeğinin gerektirdiği YÖA’nın en fazla üç katı grid aralığında sayısal yüzey modeli kullanılır. Sayısal arazi modelinden yükseklik farkı olan detaylar, diğer alçak detayların üzerini kapatmaz ve hayali görüntü oluşturmaz. Gerçek ortofoto üretiminde kullanılan hava fotoğrafları %80 ileri bindirme ve %60 yan bindirme ile çekilir.<br> (5) Üretilen ortofotonun doğruluğunda, hedeflenen harita ölçeğine göre bu Yönetmeliğin 91 inci maddesinde belirtilen doğruluk ölçütleri aranır.<br> (6) İki veya daha fazla ortofotonun birleştirilmesi (mozaikleme) durumunda ortak alanda radyometrik düzeltme yapılmalıdır. Mozaiklemedeki ortofotolar arasındaki kayıklık en fazla ±2 x YÖA kadar olmalıdır.<br> (7) Ortofoto çıktı alımında altlık olarak ölçek koruyan, fotoğraf okuma ve yorumlamasını kolaylaştırıcı özelliklere sahip malzemeler kullanılmalıdır." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br> Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, yapıların yıktırılmasına ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.<br><br> Kararın; davacıya 225.912,43-TL para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince;<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma ilkesi, mahkeme tarafından önüne gelen bir davada, uyuşmazlığın özüne yönelik bir incelemenin yapılması, uyuşmazlığın sadece şekli olarak ele alınması sonucunu doğuracak bir yaklaşımdan uzaklaşılması, adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören bir yargılamanın da gerçekleşmesini temel ilke olarak alan bir haktır. Bu hak kişilere belirli koşullarda "mahkemeye erişme" hakkını tanımaktadır. Mahkemeye erişme hakkı mutlak bir hak değildir. Bazı sınırlamalara tabi tutulabilir. Ancak, dava açıldıktan sonra davanın önüne getirildiği mahkeme tarafından davayla ilgili bütün maddi ve hukuki sorunların incelenmesi suretiyle davanın karara bağlanması gerekir. Tarafların araştırılmasını talep ettikleri maddi olayların yeterince araştırılmayıp, maddi gerçekliğin taraflardan birisinin teslim ettiği bir belgede olduğu gibi kabul edilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi adil değildir. <br> Yargı merciilerince, tarafların yargılama esnasında ileri sürdükleri uyuşmazlığın esasına ilişkin maddi olaylar incelenerek, yargılama esnasında somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususların araştırılarak maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br> Yargılamanın sonucuna doğrudan etkili olabilecek maddi vakıaların aydınlatılması amacıyla keşif ve bilirkişi yaptırılmadan karar verilmesi hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında sorun oluşturabilmektedir.<br> Anayasa Mahkemesi'nin; <br> Hasan Rahmi Özgenç 16/12/2015 tarih ve B. No: 2013/2418 sayılı bireysel başvuru kararında; "54. Bir davaya ilişkin olarak iddia ve savunmanın dayanağını teşkil eden, taraflarca usulüne uygun ileri sürülmüş maddi vakıaların ve bu vakıalara ilişkin delillerin doğru olup olmadığının usulünce araştırılarak tespit edilmesi mahkemelerin görevidir. Özellikle yapılan bir yargılamada çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bir bilgi ve inceleme gerektiren hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerekir." değerlendirmesine,<br> Çetin Emre Haytoğlu ve Okan Özcan 13/6/2019 tarih ve B. No: 2016/11861 sayılı bireysel başvuru kararında da; "32. İdari para cezası tutanaklarında belirtilen mevkiin av yasağı olan sahilden itibaren 2 millik bölge içinde yer alıp almadığının belirlenmesinin teknik incelemeyi gerektirdiği izahtan varestedir. Başvurucular tarafından ileri sürülen söz konusu iddia, Mahkemeye 2577 ve 6100 sayılı Kanunlarla tanınan imkân kullanılarak gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle açıklığa kavuşturulması gereken bir olgudur.<br> 33. Sonuç olarak teknik rapor olmadan başvurucuların bu iddiasını ispatlanmasının mümkün olmayacağı dikkate alındığında mahkemece bu iddiaya ilişkin bir irdeleme ve araştırma yapılmadan uyuşmazlıkların sonuçlandırılması başvurucuların davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu doğurmuştur. Bu durum silahların eşitliği ilkesiyle çelişmektedir." değerlendirmesine,<br> yer verilmiştir.<br> Uyuşmazlıkta; idari dava dairesince, para cezasının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için, cezaların şahsiliği ilkesi bakımından uyuşmazlığa konu parselin kadastral haritası ile 2017 yılı Mart ayı ortofoto görüntülerinin çakıştırılarak kadastral durum, yapılar ve yapı tatil tutanağında yer alan tespitler mukayese edildiği, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapıların davacının oteli satın aldığı tarihte mevcut olup olmadığı hususunun değerlendirildiği görülmektedir.<br> 6100 sayılı Kanunun 366. maddesi ile, bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için hukuk dışında, özel veya teknik bir bilginin gerekmesi halinde konunun uzmanı olan bilirkişilerin görüşlerinin alınması ve bu yöntem ile uyuşmazlığın en doğru şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.<br> Öncelikle uyuşmazlığın çözümü için özel ve teknik bir bilginin gerekli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında; ortofotonun "arazi topoğrafyasındaki yükseklik farklarından kaynaklanan yer değiştirmeler ile algılayıcı yöneltme hatası, mercek bozulmaları ve yeryüzünün küreselliğinden kaynaklanan hataların giderildiği yer referanslı ortogonal görüntüleri" olarak tanımlandığı, ortofoto görüntülerinin yorumlanmasının ve araziye uygulanmasının, taşınmaz üzerindeki yapıların ve detayların tespit edilmesinin özel bilgi ve uzmanlık gerektirdiği dolayısıyla özel ve teknik bilgi ve incelemeyi gerektirdiği sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda; yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapıların davacının oteli satın aldığı tarihte mevcut olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla ortofoto görüntülerinin yorumlanması ve araziye uygulanması, özel ve teknik bilgi ve incelemeyi gerektirdiğinden, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda para cezasının esası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının para cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından dava konusu işlemin iptaline, yapıların yıktırılmasına ilişkin kısım bakımından davacının istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının,<br>2. Yapıların yıktırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>3. Davacıya ...-TL para cezası verilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

6. Daire,3194,42