<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/5363 E. , 2026/130 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/5363<br>Karar No : 2026/130 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarihli, ... belge nolu yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin ... tarih ve E... sayılı İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerinin ara kararına cevaben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nce davaya konu parselin Boğaziçi öngörünüm bölgesi sınırı dışında kaldığının bildirildiği, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda da aynı yönde görüş bildirilmesi karşısında, dava konusu işlemin hatalı değerlendirmeye dayalı tesis edildiği hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Anayasa Mahkemesi’nin, 15/12/2020 tarihli ve 31335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/09/2020 tarih ve E:2019/21, K:2020/51 sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “…ve 2960 sayılı Kanun…” ibaresi ile bu maddeye bağlı değiştirilen 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait kroki ile sınır ve koordinat listesi’nin iptallerine karar verildiği, iptal kararının, geçici 16. maddenin 11. fıkrasında, madde hükmünün uygulanmayacağı belirtilen 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan dışında Boğaziçi geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde kalan alanlarda madde hükümlerinin uygulanamayacağı yönünde bir gerekçe içermediği görülmekle birlikte, uyuşmazlıkta, 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16’ncı maddesine bağlı 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait Kroki ile Sınır ve Koordinat Listesi’nde yer aldığı anlaşılan ve geçici 16’ncı madde hükümlerinin uygulanamayacağı açık olan taşınmaz üzerinde bulunan imara aykırı yapı için düzenlenen yapı kayıt belgesinin Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği'nin 8. maddesinin 2. fıkrasına göre iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yönde ve işlemin iptali yolunda verilen istinaf başvurusuna konu kararda hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun ekinde yer alan krokiye göre taşınmazlarının öngörünüm bölgesinin sınırları dışında kaldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da bu durumun ortaya konulduğu, davalı idare tarafından işleme esas alınan krokinin hatalı olduğu ve Anayasa Mahkemesi tarafından da iptal edildiği, dava konusu işlemin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İdare Dava Dairesi kararının bozulması istenilmektedir.<br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. <br><br><br>TETKİK HÂKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:..h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar..." hükmü getirilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir..." hükmü, onbirinci fıkrasında ise, "Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde, "Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez." esası getirilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlar tarafından yapı kayıt belgesi verilebileceği, hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceğinin tek tek sayma yoluyla belirlendiği, Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda yapılmış yapıların da yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılar arasında sayıldığı görülmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; bakılan davanın, "İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel" üzerinde yer alan yapıya verilmiş olan ...tarihli, ... belge nolu yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesi verilen yapının "3194 Sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ hükümleri doğrultusunda, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve ön görünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Dava Dairesince, davaya konu taşınmazın, 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesine bağlı 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait Kroki ile Sınır ve Koordinat Listesi’nde belirtilen alanda yer aldığından bahisle, geçici 16.madde hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmişse de; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine bağlı değiştirilen 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait Kroki ile Sınır ve Koordinat Listesinin Anayasa Mahkemesi’nin 15/12/2020 tarihli ve 31335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/09/2020 tarih ve E:2019/21, K:2020/51 sayılı kararıyla iptal edildiği görülmekle birlikte, İdare Mahkemesinin 24/09/2020 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü yazısıyla, davaya konu taşınmazın Boğaziçi öngörünüm bölgesi sınırları dışında kaldığının bildirildiği; yine İdare Mahkemesince söz konusu taşınmazın “2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun ekinde gösterilen kroki içerisindeki konumunun, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde sözü edilen (18/05/2018 tarihli, 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanan halindeki) kroki ile sınır ve koordinat listesi içerisindeki konumunun ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde sözü edilen (28/12/2018 tarihli, 30639 sayılı Resmi Gazete yayımlanan halindeki) kroki ile sınır ve koordinat listesi içerisindeki konumunun" tespit edilmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 08/09/2021 havale tarihli Bilirkişi Raporunda da, Boğaziçi geri görünüm alanında kaldığının tespit edildiği, dolayısıyla davaya konu taşınmazın yukarıda yer verilen mevzuatta, yapı kayıt belgesi verilmesi yasaklı alanlar arasında sayılan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde kalmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla davalı idare tarafından hatalı değerlendirme neticesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
4. Daire