<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/662 E. , 2026/321 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/662<br>Karar No : 2026/321 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel üzerinde yer alan yapıda, ruhsata aykırı imalatlar yapıldığının tespitine yönelik ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların yıkımına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 1.115.865,55.-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni Kararının ve bu kararın bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya sunulan bilgi belge ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesiyle, dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmında, "işleme dayanak alınan yapı tatil tutanağının açık ve anlaşılır olup ayrıntılı tespitler içerdiği usulüne uygun olarak düzenlenerek yapıya asılmakla tebliğ edildiği, davaya konu aykırı imalatların yapı inşaat alanı ve emsal alanını artırması nedeniyle mer’i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığından bahisle hukuka aykırılık bulunmadığı", dava konusu encümen kararının para cezasına ilişkin kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin (a) ve (c) bentlerine ilişkin kısımlarına yönelik, ruhsata aykırı 48.75 m2 garaj ile 113,85 m2 2. bodrum kata ilave alan inşa edilmesi yönünden, "dava konusu taşınmaza ait 2018 yılına ait fotoğraflarda söz konusu alanların mevcut olduğu, dolayısıyla davacının taşınmazı satın aldığı 02/07/2020 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca bu kısımdan davacının sorumlu olarak kabul edilip hakkında para cezası uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı", ruhsata aykırı 115,00 m2 1. bodrum kat alanı, 13,60 m2 zemin kata eklenen alan, 15,00 m2 1. kata eklenen alan ve 8,525 m2 giriş alanına yapılan betonarme kuranglez ile 38,90 m2 betonarme perde alanı ve 49,00 m2 taş duvar alanı yönünden ise, "davalı idare tarafından tespit edilen aykırılıktan etkilenen alan metrekaresi ile yapı sınıf ve grup değerlendirilmelerinde bir sakınca olmadığı, davacının söz konusu taşınmazı satın aldığı tarihte mevcut olan garaj ile 2. bodrum kat alanının davalı idare tarafından tespit edilen aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanından (607,56 m2) düşülmesi sonucu temel para cezasına hesabından dikkate alınacak alan üzerinden temel para cezasının hesaplanabileceği, artırım sebepleri yönünden yapılan incelemede ise; söz konusu parselin birden fazla maliki bulunduğu ve diğer hissedarların muvafakatinin bulunmaması nedeniyle 1. alt bendin, belediye teknik elemanlarınca hazırlanan rapor uyarınca yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği hususunun ortaya konulduğundan 4. alt bendin, söz konusu taşınmazın bulunduğu alanda 26/09/2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Beykoz Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı bulunduğundan 5. alt bendin, söz konusu taşınmazın Beykoz Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi ve doğal sit alanı ilan edilen bölge kapsamında kaldığından 7. alt bendin, söz konusu imalatların ruhsatsız yapılması nedeniyle 8. alt bendin, yapı kullanma izin belgesi bulunması nedeniyle 10. alt bendin ve yapı tatil tutanağı düzenlendiği tarihte dava konusu taşınmazın kullanılmaması nedeniyle 11. alt bendin hukuka uygun uygulandığı, 13. alt bent uyarınca uygulanan artırımın, davalı idarece, çevre ve görüntü kirliliğini ortaya koyan somut bir tespitinin bulunmaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı", dava konusu encümen kararının para cezasına ilişkin kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin (ç) bendine ilişkin kısmına yönelik, "dava konusu encümen kararında, aykırılığa konu alan için verilen cezanın, ruhsatsız yapının bir ay içinde yıkılması ya da yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu cezanın tahsil edilmeyeceği açıklamasının yapılmadığı, verilen cezanın tebliği üzerine davacının yapması gerekenleri yasal olarak bildirmesi gerekirken bu hususların kararda yer almaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı" sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen iptal, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun "dava konusu encümen kararının yıkım ve 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin 1., 5., 7., 10. ve 11. alt bentleri uyarınca artırım uygulanması" kısmı yönünden reddine, (c) bendinin 4. ve 8. alt bendi uyarınca artırım uygulanması kısmı yönünden "ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini hangi yönden tehdit ettiğine ilişkin somut tespitlerin tutanakta ya da işlemde açıkça ortaya konulmadığından 4. alt bent uygulanmasında; tamamen ruhsatsız olarak yapılmış yapılar için öngörülen 8. alt bent artırımının, ruhsatlı bir yapıda ruhsata aykırı ilave yapılması durumunda uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle kabulüne bu kısımlar yönünden işlemin iptaline; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayandığı, bu husustaki itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığı, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların bir kısmının kaldırıldığı, yapının mimari projesine uygun hale getirildiği, taşıyıcı unsuru etkilemeyen nitelikteki tadilatların ise ruhsata tabi olmadığı ileri sürülerek, İdare Dava Dairesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : İstinaf taleplerinin değerlendirmeye alınmadan hüküm tesis edildiği, davaya konu yapının mevcut haliyle can ve mal emniyetini tehdit etmediğini ispat külfetinin davacıda olduğu, yapının salt kaçak inşa edilmiş olmasının dahi yeterli sebep olduğu, dava konusu yapının yapı ruhsatının ve onaylı projelerin bulunmadığı, 8. alt bent artırımının yerinde uygulandığı, idarece onaylanmayan bir projenin 13. alt bent uyarınca çevre ve görüntü kirliliğine neden olacağının açık olduğu, (ç) bendine ilişkin açıklamanın işlemin tebliğinde yapıldığı, Mahkemesince hatalı değerlendirmeye dayalı karar verildiği ileri sürülerek İdare Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Temyize konu kararın, "Dava konusu işlemlerin yıkıma ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendine ilişkin kısımları yönünden;<br> Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımlarına dair davanın reddi kararı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br> Temyize konu kararın, "Dava konusu işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca ilave para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden;<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde, "Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığı, anılan (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının, dava konusu işlemde ya da bunun tebliğine ilişkin işlemde Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki uyarının ilgisine bildirilmesi, dolayısıyla ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme, hem de anılan (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Anılan (ç) bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde, söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde, para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.<br> Olayda, dava konusu encümen kararının içinde açıkça yazmamakla birlikte, dava konusu işlemin davacıya tebliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazıda; söz konusu imara aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde, imar para cezasının mezkur 3194 sayılı Kanunu'nun 42. maddesinin (ç) bendi gereği hesaplanan kısmının ilgilisinden tahsil edilmeyeceği hususunun, davacıya ihtar edildiği görüldüğünden, temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemlerin yıkım ve 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, <br>3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
4. Daire