<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2462 E. , 2025/3105 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/2462<br>Karar No : 2025/3105 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av....<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... İnşaat Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K...9 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... Koyu, ... ada, ... parselde yapılması planlanan "99 Villa Kapasiteli Turizm Konaklama Tesisi" projesi için... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının, 28/11/2023-28/12/2023 tarihleri arasında Muğla Valiliği, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi ilan panolarında askıya çıkarıldığı ve internet sitelerinde ilan edildiği, ilan metinlerinde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, askı ilan süresinin sona erdiği 28/12/2023 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde en son 26/02/2024 tarihinde davanın açılması gerekirken, 09/09/2024 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının ilgili mahalle muhtarlığında ilan edilip edilmediğine ilişkin Mahkeme ara kararı üzerine bilgi ve belge gönderilmemiş ise de, davacının bahse konu mahalle halkından biri olmadığı, başka bir deyişle bölgede yaşayan yerel halk kavramı içine girmediği, Türkiye çapında faaliyet gösteren bir meslek kuruluşu olduğu dikkate alındığında, mahalle muhtarlığında ilan edilmeme koşulu usulü bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ÇED kapsamındaki projenin, kara tarafındaki ..., ..., ..., ... ve ... parseller üzerinde yapılacak Turizm Konaklama Alanları ve Konut Alanları ile “entegre” bir proje olduğu, toplam yüz ölçümü 332.120,83 m2 olan bu ... parsel üzerinde yapılacak turizm konaklama tesisleri (oteller, tatil köyleri ve/veya turizm kompleksleri ve benzeri) ile toplu konut projelerinin de ÇED Yönetmeliği kapsamında olduğu, ÇED sürecinin kümülatif değerlendirilmeyerek, her bir parsel ayrı ayrı farklı projelermiş gibi değerlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin EK-1 ve EK-2 eşik değerlerinin altında gösterilerek ÇED Kapsam Dışı yazısı alındığı, ÇED sürecindeki kümülatif etkiler doğrultusunda her bir parselin aynı proje kapsamında olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1-Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : Mükerrer açıldığı anlaşılan davaya ilişkin dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
4. Daire