<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10694 E. , 2025/3393 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10694<br>Karar No : 2025/3393 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara Evren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesi, ... Mahallesinde yapılan arazi toplulaştırmasının eski ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yerine yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Ankara İli, Şereflikoçhisar İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel (tapuda ... parsel) tarım arazisinde yapılan kamu yararına uygun toplulaştırma idari işlem sonucunda yeni oluşan ... ada ... nolu parselin eski ... ada ... sayılı kadastral parselinin kuzeybatısında kısmen aynı yerde ve arazinin kullanım özellikleri ve verimlilik eğim ve sulama durumu yönünden eşdeğer ve benzer tarımsal özelliklerde olduğu, taşınmazdan kamu yatırım payı kesintisinin yasal sınırın altında yapıldığı, eski parsel içerisinde kaldığı iddia edilen meyve ağaçlarının ise büyük çoğunluğunun dere yatağında, parsel sınırı dışında kaldığı üç tanesinin ise yaşlarının 30-50 cıvarı olması sebebiyle taşınmasının mümkün olmadığı 4.600-TL hesaplanan bedelinin davacıya verilmesi gerektiği ancak bu hususun dava konusu olmadığı değerlendirildiğinden sonuç olarak yapılan arazi toplulaştırması işleminde anılan parseller yönünden toplulaştırma ilkelerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplulaştırma işlemi ile ilgili olarak babaları Hasan İçöz'ün yıllar önce vefat ettiği halde mirasçılardan ...'e tebligat yapıldığı ancak kendisine herhangi bir bilgilendirme ve tebliğ yapılmadığı, eski taşınmazın içerisinde su bulunduğu ve sulu tarıma müsait iken yerine verilen yeni taşınmazın bu özellikte olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Mecburi Dava Arkadaşlığı" başlıklı 59. maddesinde "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." ve 60. maddesinde "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir.<br> 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Paylı mülkiyet" başlıklı 688. maddesinde; paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu, paydaşlardan her birinin kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı hükme bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu toplulaştırma işlemi ile davacının murisinin hissedar olduğu eski ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yerine yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan taşınmaza ait tapu kaydına göre; davacının babası ...'ün mirasçısı olarak 12/07/2010 tarihinde miras yoluyla edindiği taşınmazdaki payının 8/24 olduğu anlaşılmıştır.<br>Olayda, her ne kadar mirasçıların payları belli olmuş ise de, dava konusu toplulaştırma işleminin davacının murisi adına yapıldığı görüldüğünden mirasçılar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle bir kısım hissedarın tek başına dava açma hakkının bulunmadığı, davanın tüm hissedarlar tarafından birlikte açılması gerektiği veya dava dışı kalan diğer hissedarların davaya katılmalarının sağlanması veya açılmış bulunan davaya karşı olurlarının alınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.<br> Bu durumda, bütün hissedarlar birlikte dava açmadığı gibi ilk inceleme aşamasında dava açmayan hissedarların muvafakatlarının da alınmadığı görüldüğünden, diğer maliklerin açılan işbu davada muvafakatlarının olup olmadığı tespit edildikten sonra duruma göre, davanın esasına geçilmesi ya da birlikte dava açma şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yukarıda belirtildiği şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın doğrudan işin esasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği görüşüyle, temyize konu kararın onanması yönündeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
4. Daire