<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3625 E.  ,  2025/6723 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3625<br>Karar No : 2025/6723 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR :<br> I- (DAVALILAR) <br> 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 3- ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> II- (DAVACILAR) ... (Kendi adına asaleten ... ve ... adına velayeten)<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Van ili, Erciş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan ... Apartmanı'nın 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu davacılardan ...'nun eşi, ... ve ...'nun babası ...'nun yıkılan binanın enkazında kalarak vefat etmesi olayında,davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere; eş ... için 20.000,00-TL (miktar artırımı sonucu 1.374,095,45-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat; çocuk ... için 20.000,00-TL (miktar artırımı sonucu 359.864,71-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat, çocuk ... için 20.000,00-TL ( miktar artırımı sonucu 333.381,86-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.067.342,02-TL maddi tazminat ile 450.000,00-TL manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; maddi tazminat isteminin, 516.835,50 TL'lik kısmının kabulüne, 1.550.506,52 TL'lik kısmının reddine, manevi tazminat isteminin, 175.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, 275.000,00 TL'lik kısmının reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:<br>1- Davacılar tarafından, davalı idarelerin oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmesine rağmen davalı idareler lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı idarelerin kusurları oranında ödenmesine karar verilmediği, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hak arama hürriyetini kısıtlayacak düzeyde yüksek olduğu ileri sürülmektedir.<br>2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, dava konusu zararın doğmasında Bakanlıklarına atfedilebilir herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, söz konusu zarar ile Bakanlıklarınca yapılan iş ve işlemler arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, Bakanlıklarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi aporuna yapılan itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, adli yargıda açılan davalar sonucu yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda yer almasının ve Mahkemece dikkate alınmasının gerektiği ancak Mahkemece bu hususa ilişkin herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, Bakanlıklarının harçtan muaf olmasına rağmen Bakanlıklarından karar harcının tahsisline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>3- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, depremin meydana geldiği tarihin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Başkanlıklarına husumet yöneltilemeyeceği, Başkanlıklarının eylem ve işlemleri ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığı, bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğu, davacı tarafından adli yargıda açılan bir davanın mevcut olup olmadığının ve mevcutsa söz konusu dava dolayısıyla davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının Mahkemece araştırılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>4- Erciş Belediye Başkanlığı tarafından, Davanın süresinde açılmadığı, tazmini istenilen zarar ile Belediyeleri arasında illiyet bağının bulunmadığı, Belediyelerine kusur atfedilemeyeceği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Van ili, Erciş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan ... Apartmanı'nın 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması sonucu davacılardan ...'nun eşi, ... ve ...'nun babası ...'nun yıkılan binanın enkazında kalarak vefat etmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere; eş ... için 20.000,00-TL (miktar artırımı sonucu 1.374,095,45-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat; çocuk ... için 20.000,00-TL (miktar artırımı sonucu 359.864,71-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat, çocuk ... için 20.000,00-TL ( miktar artırımı sonucu 333.381,86-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.067.342,02-TL maddi tazminat ile 450.000,00-TL manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesinde "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir" hükmü yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacılardan ...'nun eşi, ... ve ...'nun babası ...'nun 23/10/2011 tarihinde Van İli, Erciş İlçesinde meydana gelen depremde yıkılan binanın enkazında kalarak vefat ettiği, olayla ilgili olarak taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan sorumlular hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan kamu davasında ...'nun ölenler arasında, davacı ...'nun müştekiler arasında sayıldığı, söz konusu davanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla neticelendiği, davacılar tarafından 15/06/2021 tarihli dilekçelerle (dava dilekçesinde idari başvuru tarihi 25/06/2021 olarak belirtilmiştir.) maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idarelere başvurulduğu, başvuruların zımnen reddi üzerine 14/09/2021 tarihinde ...'nun vefat etmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, Mahkemenin ... tarih ve E:... sayılı ara kararıyla; ... Ağır Ceza Mahkemesinden E:... sayılı dosyası kapsamında alınan kusur tespit raporunun ve dosyada verilen gerekçeli kararın davacılara tebliğ edilip edilmediğinin sorulmasına, davacılara tebliğ tarihini gösteren tebliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile kusur raporu ve gerekçeli karardan okunaklı suretin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, ... tarih ve E:... sayılı ara kararıyla; Erciş Ağır Ceza Mahkemesinden E:... sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun müşteki tarafa tebliğ edilip edilmediğinin sorulmasına, tebliğ edilmiş ise tebliğe ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, tebliğ edilmemiş ise bu hususun bildirilmesinin ve duruşma tutanaklarının birer örneğinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, söz konusu bilgi ve belgelerin Mahkemenin ... tarih ve E:... sayılı ara kararıyla tekrar istenildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararıyla, anılan dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının müşteki tarafa tebliğ edilip edilmediği hususunda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı bildirilerek duruşma tutanaklarının gönderildiği, Mahkemece dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle verilen dava dilekçesinin reddine dair kararın ardından 14/03/2022 tarihli dava dilekçesiyle yenilenen davanın Mahkemenin E:... sayılı dosyasına kaydedildiği, davacılar tarafından, gerek 14/09/2021 havale tarihli dava dilekçesinde gerek Mahkemenin dava dilekçesinin reddi yolundaki kararının ardından verilen 14/03/2022 havale tarihli dava dilekçesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ...'nun vefat ettiği binanın kaçak kat çıkılması nedeniyle yıkıldığından bahsedilerek söz konusu kararın deliller arasında gösterildiği, Mahkemece 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesi kapsamında dava açma süresine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın işin esasına girilerek başka davacılar tarafından aynı binaya ilişkin olarak açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davalı idarelerin kusuruna ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile işbu dosyada Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan tazminat hesaplama bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda karar verildiği, anılan Mahkeme kararına karşı yapılan tarafların istinaf başvurusunun temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan, hükme esas alınan 13/10/2023 havale tarihli tazminat hesaplama bilirkişi raporunda davacı eşe ilişkin destekten yoksun kalma tazminatının hesabında davacının yeniden evlenme ihtimali %42 olarak kabul edilerek hesaplanan tazminatın %58'ini hak edeceği belirtilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ise de davacının nüfus kaydının UYAP üzerinden incelenmesinden; davacının 22/12/2021 tarihinde yeniden evlendiği görülmüştür.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesi kapsamında dava açma süresine ilişkin bir araştırma ve değerlendirmenin yapılması, davanın esasına geçilmesi halinde ise davacının 22/12/2021 tarihinde yeniden evlendiği dolayısıyla bu tarihten itibaren destek gereksiniminin ortadan kalktığı göz önünde bulundurularak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin yeniden bilirkişi raporu aldırılarak karar verilmesi gerekmektedir. <br> Öte yandan, bozma kararı üzerine verilecek kararda vekalet ücretinin yeniden değerlendirileceği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin ise kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

4. Daire