<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8315 E. , 2025/3369 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/8315<br>Karar No : 2025/3369<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara dayalı indirimleri reddedilmek ve 2016 yılından devir gelen indirilebilecek vergi tutarının bulunmadığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak davacının 2017 yılı için 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında katma değer vergisi arttırımında bulunduğu ve ilk dört taksiti süresinde sonraki iki taksiti süresinden sonra ödediği, söz konusu aksamadan dolayı ilgili kanun hükümlerinden yararlandırılmamasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte bu kapsamda ödenen vergilerin dikkate alınması gerektiği buna göre dava konusu tarhiyatın söz konusu tutara isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği, kanunda aranılan şartlar gerçekleşmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı tarhiyat azaltılmış, özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından ihtilaflı yıla ilişkin olarak 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında katma değer vergisi arttırımında bulunulduğu, 31/05/2019 ve 31/07/2019 tarihlerinde ödenmesi gereken son iki taksitin 24/12/2019 tarihinde ödendiği, söz konusu son iki taksitin ödenmemesi neden gösterilerek davacının matrah artırımına ilişkin düzenlemelerden yararlandırılmadığı ve incelemeye sevk edilerek dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, davacının ödeme planında bulunan son iki taksit geç ödense de ödemelerin tamamının yapıldığı, bu şekilde davacının ödeme yönünde iradesi bulunduğu değerlendirildiğinde, son iki taksit ödemesinin yerinde bulunmaması ve matrah artırımının kabul edilmemesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı dolayısıyla bu döneme ilişkin olarak davacının yararlandığı yasal düzenleme uyarınca tarhiyat önerilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu vergi ve cezalarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu reddedilmiş, davacı istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ve cezalar kaldırılmıştır.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen raporda ilgili dönemde sahte fatura kullandığının somut olarak ortaya konduğu, söz konusu sahte faturaların katma değer vergisi indirimlerinde yer almasının hukuka aykırı olduğu, idarelerince yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
3. Daire