<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8035 E. , 2025/2396 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/8035<br>Karar No : 2025/2396<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>2-(DAVACI) ...<br>VEKİLLERİ: Av. ...... - Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satımı nedeniyle elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılının Ekim dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı bulunduğu 2018 yılı için re'sen salınan gelir vergisi Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırıldığından dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve ceza kaldırılmıştır.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Taşınmaz alım satımı faaliyetinde devamlılık unsurunun bir yılda birden fazla veya birbirini izleyen yıllarda bir veya birden fazla taşınmaz alım satımı ile gerçekleşeceği, dava konusu olayda devamlılık unsurunun oluştuğu ve yapılan satışların ticari mahiyette olduğu, uyuşmazlık konusu dönem ve sonraki dönemlerde ticari nitelik taşıyacak sayıda gayrimenkul satışının söz konusu olması sebebiyle, ticari faaliyetin unsurları olan süreklilik ve çokluk arz edecek şekilde kazanç sağlamak için faaliyette bulunulduğu, yapılan bu faaliyetin ticari faaliyet olduğu dikkate alındığında vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği anlaşıldığından, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği ancak uyuşmazlığa konu dairelerin net alanının 150 m²'yi geçtiği yönünde dosyada herhangi bir bilgi belgeye yer verilmediği, vergi müfetişince Bağcılar Belediye Başkanlığı'na yönelik yazısı üzerine verilen cevap ve eki belgeler arasında da bu hususun tevsikine yönelik herhangi bir belge bulunmadığından vergilendirme işleminin daire satış bedelleri üzerinden %1 oran uygulanarak yapılması gerekirken tarhiyatın, bu oranın üzerinde olmak üzere %7 fazlasıyla hesaplanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra vergi ve cezalar azaltılmıştır.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br>Davacı tarafından, dava konusu dönemde satışı gerçekleşen taşınmazların 1998 yılında miras olarak devralındığı, 2016 yılında ise diğer kardeşten hisse devri olduğu, satışın tek bir kişiye nakit ihtiyacıyla yapıldığı, ticari amacın bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. <br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Mevzu" başlıklı 1. maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiştir. Kanun'un "Gelirin unsurları" başlıklı 2. maddesinde gelire giren kazanç ve iratlar, ticari kazançlar, zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar olarak sayılmıştır. <br>193 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrasında her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların gelir vergisi yönünden ticari kazanç olduğu hükmüne yer verildikten sonra, ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanunu'nun uygulanması açısından ticari kazanç sayılacak faaliyetler yedi bent halinde belirtilmiştir. Bu kapsamda anılan fıkranın (4) numaralı bendinde, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç sayılacağı ifade edilmiştir.<br>Gayrimenkul alım satımı işi, maddi ve şekli şartları ile kurulmuş ticari bir organizasyon içinde yapıldığında, alım satımın devamlı suretle icra edildiği dolayısıyla bu işin ticari faaliyet olarak nitelendirileceği açıktır. Ancak ticari organizasyonun maddi ve şekli unsurlarının (iş yeri açma, işçi çalıştırılması, ticaret siciline kaydolunması gibi) açıkça belli olmadığı hallerde faaliyetin devamlılık kast ve niyeti ile yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekir. <br>Buna göre, kişilerin gayrimenkul alım satımı işi ile iştigal ettiklerinin belirlenmesindeki temel kriter devamlı olarak gayrimenkulleri almak ve satmak olarak belirlenmelidir. Satışı yapılan gayrimenkul kişiler tarafından hayatın olağan akışı ve ticari teamüllere uygun şekilde ivazsız olarak devralınmışsa söz konusu gayrimenkulün satışının çok sayıda olsa dahi ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesi hukuka uygun düşmeyecektir.<br>Dava konusu olayda, davacının 2018 yılında gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazanç belirlenirken 1998 yılında miras yoluyla devraldığı gayrimenkullerden elde ettiği satış geliri de matraha eklenmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği şekilde söz konusu ivazsız olarak devralınan gayrimenkulün satışı ticari olarak değerlendirilemeyeceğinden tarhiyatın bu kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, tarhiyatın ivazsız olarak elde edilen gayrimenkullere ilişkin kısmının kaldırılması gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirmeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararının bu kısım yönünden de bozulması gerektiği oyuyla daire kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>
3. Daire