<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10484 E. , 2025/5761 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10484<br>Karar No : 2025/5761<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Mühendislik Spor ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2015 ila 2021 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında gerçekleştirilen yapılandırmanın ödeme yapılmaması nedeniyle 05/06/2021 tarihinde iptal edildiğinin anlaşıldığı olayda, yapılandırma ile alacağın niteliği değiştiğinden, iptal edilmesi durumunda şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerektiği, uyuşmazlıkta ise yapılandırmanın iptalinden sonra şirket adına ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin tanzim edildiği ancak ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin, davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra şirkete tebligatının yapıldığı, ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerine dayalı haciz varakalarının ise yine davacıya ödeme emri düzenlendikten sonraki 11/01/2022 tarihli olduğu dikkate alındığında, asıl borçlu şirketin usulüne uygun biçimde takip edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:<br> Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 5 ila 12, 14, 17, 19 ila 45, 47, 49 ve 50. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.<br>Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu olayda, şirket hakkındaki haciz varakalarının davacıya ödeme emri düzenlendikten sonraki bir tarihte düzenlenmiş olmasının tek başına davacı adına düzenlenen ödeme emirlerini hukuka aykırı hale getirmeyeceği gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 13, 15, 16, 18, 46, 48, 51. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı idare tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br> Davacı tarafından, adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin reddi, davalı idare temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına, ... Mühendislik Spor ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2015 ila 2021 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri düzenlenmiştir.<br> Öte yandan, 2021 yılında düzenlenen ve Vergi Mahkemesince hükme esas alınan ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağını oluşturmadığı anlaşılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Davacı tarafından temyiz istemine konu edilen kararın; ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 13, 15, 16, 18, 46, 48, 51. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.<br> Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, kamu borçlusu nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesince dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 5 ila 12, 14, 17, 19 ila 45, 47, 49 ve 50. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmının yazılı gerekçeyle iptal edilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının, kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmiş bir borca dayanıp dayanmadığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gibi hususlar araştırılarak ulaşılacak sonuca göre davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacı temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 4, 13, 15, 16, 18, 46, 48, 51. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davalı idare temyiz isteminin kabulüne,<br>4. Kararın; ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 5 ila 12, 14, 17, 19 ila 45, 47, 49 ve 50. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,<br>5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 22/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY:<br>Kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla kabul edilen “alacakların yapılandırılması,”, “tahsilatın hızlandırılması”, “vergi barışı” gibi kavramlarla ifade edilen ve geçmiş dönemi etkileyen, geçici bir süre uygulanmak üzere çıkarılan kimi yasal düzenlemelerle, kesinleşmiş alacaklar, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan alacaklar ile inceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacakların yeniden yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı gibi birtakım farklı yöntemler getirilebilmektedir. Sıkça çıkarılan yasalarla öngörülen bu yöntemler, alacağın yeniden yapılandırılması, kamu alacağından kaynaklanan cezaların veya kamu alacağının fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmesi, vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılabilmesi gibi bazı olanaklar sağlanmakta olup, yasada aranılan koşulları taşımaları hâlinde kamu alacağı yükümlülerinin bu yöntemlerden birisine başvurmak suretiyle sağlanan olanaktan yararlanarak borçlarını ödeyebilmeleri mümkündür.<br>Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine yol açtığı söylenemez.<br>Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.<br>Kanuni temsilcilerin vergi ödevlerini hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan sorumlukları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcinin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılarak ulaşılacak sonuca göre davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
3. Daire